Ana içeriğe geç
Sözlük

konusunda ile cümle

konusunda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tom'un bunu yapıp yapmayacağı konusunda şüphelerim var.I'm doubtful whether Tom will do that.
Tom'un ev ödevim konusunda bana yardımcı olacağını sanmıyorum.I don't think Tom would help me with my homework.
Pilot olma konusunda fikrini değiştirdin mi?Have you changed your mind about becoming a pilot?
Ne yapacağınız konusunda size tavsiyede bulunacağım.I'll advise you on what to do.
Tom, burada yüzmememiz konusunda bizi uyardı.Tom warned us not to swim here.
Başkalarının arabanı sürmesine izin verme konusunda isteksiz misiniz?Are you reluctant to let other people drive your car?
Tom ve Mary sıklıkla para konusunda endişelenir.Tom and Mary often worry about money.
Sami bana İslam konusunda bilgiler veriyordu.Sami was teaching me about Islam.
Sami Leyla'yı İslam konusunda eğitti.Sami educated Layla about Islam.
Sami'nin İslam konusunda birçok yanlış düşüncesi vardı.Sami had a lot of misconceptions about Islam.
Sami Leyla'ya hiçbir şey demediği konusunda her şeye yemin etti.Sami swore on everything that he never said anything to Layla.
Tom'un Mary'nin onu sevdiği konusunda hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea that Mary liked him.
Tom, Eski Mısır konusunda takıntılıdır.Tom is obsessed with Ancient Egypt.
Şimdi sana anlatacaklarımı asla kimseye söylemeyeceğin konusunda söz vermelisin.You have to promise never to tell anyone what I'm about to tell you.
Beyzbol konusunda çok bilgilisin.You seem to know a lot about baseball.
Tom'un bir doktor olduğu konusunda hiçbir fikrim yoktu.I had no idea that Tom was a doctor.
Pul topladığın konusunda hiçbir fikrim yoktu.I had no idea that you collected stamps.
Hâlâ hayatta olduğun konusunda hiçbir fikrim yoktu.I had no idea that you were still alive.
Tom'un geldiği konusunda hiçbir fikrim yoktu.I had no idea that Tom was coming.
Tom'un Mary'nin ona aşık olduğu konusunda hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea Mary had a crush on him.
Ölüm cezası konusundaki duruşunuz nedir?What's your stand on the death penalty?
Tom'dan astronomi konusunda pek çok şey öğrendim.I learned a lot about astronomy from Tom.
Onunla esrar kullanımı konusunda tartışamaya girdim.I had an argument with him about the use of marijuana.
İş konusunda titizdir.He is scrupulous in matters of business.
Senin neyin doğru, neyin yanlış olduğu konusundaki ölçütüne güvenmiyorum.I don't trust your judgement of what's right and wrong.
Ne taraftan gideceğimiz konusunda hiçbir fikrimiz yoktu.We had no idea which direction to go.
Çoğu ülkede uyuşturucu konusunda sert yasalar vardır.Many countries have strict laws against drugs.
Bir daha çocuklarımın yanında küfürlü konuşmayacağın konusunda bana söz ver.Promise me that you won't swear around my children.
Kabilenin flood konusundaki kabiliyetleri hafife alınmamalı.The tribe's flooding capabilities shouldn't be underestimated.
Doktor; annemizin dördüncü dereceden kanser olduğu konusunda bizi bilgilendirdi.The doctor informed us that mom has stage four cancer.
Bilgisayar oyunlarına daha fazla para harcamayacağın konusunda bana söz vermiştin.You promised me that you wouldn't spend any more money on computer games.
Yanni, Skura'nın kalması konusunda ısrar etti.Yanni insisted that Skura stay.
Tom, Mary'yi beklememiz konusunda ısrar etti.Tom insisted that we wait for Mary.
Tıraş bıçağı konusunda dikkatli ol.Be careful with the razor blade.
Yiyecek konusunda, yarına Allah kerim.Day will come, and there will be food.
İklim değişikliği konusunda ne yapabiliriz?What can we do about climate change?
Tom bunu tekrar yapmayacağım konusunda benden söz aldı.Tom made me promise not to do that again.
Yemek konusunda çok titizdir.She's particular about food.
Politik doğruculuk konusunda vaaz verecek son kişi sensin.You're the last person who should preach about political correctness.
Tom şikâyetçi olma konusunda isteksizdi.Tom was reluctant to press charges.
Bunun kolay olmayacağı konusunda beni uyardı.He warned me that it won't be easy.
Lukas korkunç bir şey yaşandığı konusunda Rima'yı uyardı.Lukas warned Rima that something terrible had happened.
"Terk etme konusunda yetenekliyim"."Terk etme konusunda yetenekliyim".
"Hande Yener hit çıkarma konusunda çok başarılı ama...""Hande Yener hit çıkarma konusunda çok başarılı ama..."
Ama gecenin kime ait olduğu konusunda şüphe yok: Beyoncé."But there's no question who the night belonged to: Beyoncé."
Bangladeş ve Türkiye, 2012 yılında ticaret ve yatırım konusunda ortak bir protokol imzaladı.Bangladesh and Turkey have signed a joint protocol on trade and investment in 2012.
Jumong'un babasının gerçekte kim olduğu konusunda anlaşmazlıklar vardır.There have been disputes over who the father of Jumong really was.
Bunların tamamı, 1980'lerde aralarında bir ilişki olmadığı konusunda hemfikirler.They all agree that they didn't have a relationship in the 1980s.
Grup, ilk vampir bebeğin nasıl bir tür olacağı konusunda şaşkına uğramıştır.The group is puzzled over what might be the first vampire birth.
1998 - 19 Avrupa ülkesi, insan klonlanmasının yasaklanması konusunda anlaştılar.1998 – Nineteen European nations agree to forbid human cloning.
ABD ve Kazakistan arasında istihbarat iş birliği konusunda bir anlaşma 2010 yılında imzalandı.An agreement on intelligence cooperation between USA and Kazakhstan was signed in 2010.
Güvenliğiniz ve sağlığınız konusunda her zaman dikkatli olun.Always be mindful of protecting your safety and health.
"İnsan Severlikten Ötürü Yalan Söylemek Konusunda Bir Sözüm Ona Hak Üzerine."Though he denied it, he later revealed himself as the man behind the account.
Meeting Space, bu işlevsellik konusunda hizmetlerine güveniyor.Meeting Space relies on this functionality for its services.
1331 yılında babasının yanında İtalya'da savaş konusunda bazı tecrübeler edinmişti.In 1331, he gained some experience of warfare in Italy with his father.
Çin hükümeti, seks işçilerini HIV/AIDS'in önlenmesi konusunda eğitmek için programlar başlattı.The Chinese government has initiated programs to educate sex workers in HIV/AIDS prevention.
İki deney de Ritz hipotezi konusunda tutarsızdır.Both experiments were inconsistent with the Ritz hypothesis.
Ayrıca Arap ülkelerini İran'la iş yapmamaları konusunda uyardı.He also warned Arab states against doing business with Iran.
Reggie ile aramda geçen bir iki konuşmada onu kendi gözlerimle görmem konusunda ikna olmuştum.One or two conversations with Reggie convinced me that I ought at least to see for myself.
Oraya yerleşmek istemiş olabilir fakat seyahatinin sebepleri konusunda ihtilaflar vardır.He may have hoped to settle there, but there is controversy about the reasons for his travels.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod