Cam konusuna dönecek olursak, dediğim gibi, ufak cam parçaları buldum.Wracając więc do szkła - - wybrałem niewielkie odłamki.
Cam konusuna dönecek olursak, dediğim gibi, ufak cam parçaları buldum.И така, както казах, да се върнем към стъклото. Намерих тези малки парчета стъкло.
Cam konusuna dönecek olursak, dediğim gibi, ufak cam parçaları buldum.И я сделал следующее, как я уже говорил, возвращаясь к стеклу. Я нашёл такие мелкие стеклянные осколки.
Cam konusuna dönecek olursak, dediğim gibi, ufak cam parçaları buldum.ואם נחזור לזכוכית - מצאתי את חתיכות הזכוכית הקטנות האלה.
Cam konusuna dönecek olursak, dediğim gibi, ufak cam parçaları buldum.رجوعا إلى موضوع الزجاج وجدت بعض القطع الصغيرة
Cam konusuna dönecek olursak, dediğim gibi, ufak cam parçaları buldum.この小さなガラス片を どうにか四角い形にしたかった
Ciddi anlamda bilgisayarınızdan nasıl virüs kapacağınız konusuna geri dönmek istiyorum.Ik zal nog eens terugkomen op dat idee om aangestoken te worden door je computer, maar dan serieus.
Ciddi anlamda bilgisayarınızdan nasıl virüs kapacağınız konusuna geri dönmek istiyorum.Jeg vil vende tilbage til den opfattelse at det er muligt at få en virus fra sin computer, i en alvorligt sag.
Ciddi anlamda bilgisayarınızdan nasıl virüs kapacağınız konusuna geri dönmek istiyorum.Je vais revenir sur cette idée d'infection virale par l'ordinateur, un peu plus sérieusement.
Ciddi anlamda bilgisayarınızdan nasıl virüs kapacağınız konusuna geri dönmek istiyorum.본론으로 돌아가서, 컴퓨터 바이러스에 대해서 진지하게 이야기해 보려고 합니다.
Ciddi anlamda bilgisayarınızdan nasıl virüs kapacağınız konusuna geri dönmek istiyorum.Komolyra fordítva a szót, visszatérnék erre a lehetséges számítógépes vírusfertőzésre.
Ciddi anlamda bilgisayarınızdan nasıl virüs kapacağınız konusuna geri dönmek istiyorum.Más adelante voy a retomar esta idea de ser infectado por un virus de su computadora, de una manera seria.
Ciddi anlamda bilgisayarınızdan nasıl virüs kapacağınız konusuna geri dönmek istiyorum.Później omówię to zagadnienie, że można zarazić się od komputera, na poważnie.
Ciddi anlamda bilgisayarınızdan nasıl virüs kapacağınız konusuna geri dönmek istiyorum.Revin la ideea de a contracta un virus din computerul personal, la modul serios.
Ciddi anlamda bilgisayarınızdan nasıl virüs kapacağınız konusuna geri dönmek istiyorum.Tôi sẽ trở lại khái niệm mà bạn có thể bị lây virus từ máy tính của bạn một cách nghiêm túc hơn.
Ciddi anlamda bilgisayarınızdan nasıl virüs kapacağınız konusuna geri dönmek istiyorum.Tornerò su questo concetto di poter prendere un virus da un computer, in modo serio.
Ciddi anlamda bilgisayarınızdan nasıl virüs kapacağınız konusuna geri dönmek istiyorum.Vrátím se zpátky k té myšlence, že by se člověk mohl opravdu nakazit počítačovým virem.
Ciddi anlamda bilgisayarınızdan nasıl virüs kapacağınız konusuna geri dönmek istiyorum.Εγώ θα επιστρέψω σε αυτή την ιδέα του να μπορείς να κολλήσεις έναν ιό από τον υπολογιστή σου, με σοβαρό τρόπο.
Ciddi anlamda bilgisayarınızdan nasıl virüs kapacağınız konusuna geri dönmek istiyorum.Но сейчас я хочу подойти к вопросу о заражении вирусом от компьютера со всей серьёзностью.
Ciddi anlamda bilgisayarınızdan nasıl virüs kapacağınız konusuna geri dönmek istiyorum.עוד אחזור לרעיון הזה, של האפשרות לחטוף וירוס מהמחשב, בנימה רצינית יותר.
Ciddi anlamda bilgisayarınızdan nasıl virüs kapacağınız konusuna geri dönmek istiyorum.سأعود إلى فكرة إمكانية الإصابة بفيروس من كومبيوترك، ولكن سأتحدث بجدية.
Ciddi anlamda bilgisayarınızdan nasıl virüs kapacağınız konusuna geri dönmek istiyorum.真面目に考えてみましょう 今日ここで皆さんにお話したいのは
Deoksiriboz konusuna girmeyeceğim.Adenin a thymin se spolu párují.
Deoksiriboz konusuna girmeyeceğim.Ich werde Deoxyribose nicht genauer erklären.
Deoksiriboz konusuna girmeyeceğim.Nebudem zachádzať do deoxyribose.
Deoksiriboz konusuna girmeyeceğim.Och det enkla svaret är, ja, har det mänskliga genomet 3 miljarder av dessa baspar.
Deoksiriboz konusuna girmeyeceğim.Quero dizer, é justo o suficiente. Isso é informação.
Deoksiriboz konusuna girmeyeceğim.Saya tidak akan melanjutkan ke Deoxyribose.
Deoksiriboz konusuna girmeyeceğim. Ve burada da fosfat grubu var.Това е молекулярната структура на аденина.
Deoksiriboz konusuna girmeyeceğim.זהו בעצם דאוקסיריבוז, אבל לא ניכנס להסבר על דאוקסיריבוז
Deoksiriboz konusuna girmeyeceğim.لن اتطرق إلى الرايبوز منقوص الأكسجين
Deoksiriboz konusuna girmeyeceğim.そして、ここにリン酸があります。
"Doğrusal ölçek" konusuna yeterince aşinasınızdır.Jeg går ud fra at i kender til den lineære skala.
"Doğrusal ölçek" konusuna yeterince aşinasınızdır.아마 여러분들은 수직선에 대해 친숙하실 것이라 생각되네요
"Doğrusal ölçek" konusuna yeterince aşinasınızdır.Zakładam, że znacie dosyć dobrze skale liniowe.
"Doğrusal ölçek" konusuna yeterince aşinasınızdır.Я полагаю, что вы достаточно знакомы с линейной зависимостью
"Doğrusal ölçek" konusuna yeterince aşinasınızdır.سأفترض بأن موضوع القياسات الكمية الخطية مألوفة بالنسبة لكم
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.Acum dacă mergem în zonă, multe sunt mai rele decât energia nucleară sau eoliană.
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.Ha a területet nézzük, sok minden más rosszabb, mint az atom- vagy szélenergia.
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.Hvis vi kigger på arealet, så er meget værre end atom- eller vindkraft.
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.Kalau kita bicara soal wilayah, lebih banyak lagi yang lebih buruk dari nuklir atau angin.
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.그 곳에 가보신다면, 핵 또는 풍력발전소보다 훨씬 심각하다는 걸 알겁니다.
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.Maar als we de ruimte tellen, is er ook een hoop slechter dan kernenergie of wind.
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.Maintenant si on va dans la région, il y a beaucoup de choses pires que le nucléaire ou le vent.
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.Nếu chúng ta ra biển, nhiều thứ tệ hơn cả hạt nhân và gió.
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.Om man går till det området är det mycket som är värre än kärnkraft eller vindkraft.
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.Ora se pensiamo all'area, c'è di molto peggio che non gli impianti nucleari o eolici.
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.Pokud uvážíme zabrané uzemí mnohé zdroje jsou na tom hůř než jaderné a větrné.
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.Si ahora vamos al area un montón es peor que la nuclear o la eólica
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.Teraz, jeśli przejdziemy do powierzchni, wiele jest gorszego niż jądrowa czy wiatrowa energia.
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.Wenn wir jetzt die Fläche ansehen gibt es vieles, das schlechter ist als Atom-oder Windenergie
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.Αν πάμε στην περιοχή, πολλά είναι χειρότερα από την πυρηνική ενέργεια ή την αιολική.
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.Ако отидем в района, много неща са по-зле, отколкото ядрена или вятърна.
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.Обратимся к необходимой площади - большинство вариантов тут хуже ядерной и ветряной энергетики.
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.ואם מסתכלים בהיבט השטח, יש דברים גרועים בהרבה מגרעין ורוח.
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.الآن إذا ذهبنا إلى المساحة، كثير من الأشياء هي أسوأ من النووية أو الرياح.
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.原子力は風力より不利である この図は米国の全ての自動車を動かす為に
Eğer kadın onun da fikrini almak isterse partneri de karar alma konusuna katılabilir.Kumppani voi osallistua päätöksen tekoon, jos nainen haluaa ottaa hänen mielipiteensä huomioon.
Eğer kadın onun da fikrini almak isterse partneri de karar alma konusuna katılabilir.Le partenaire peut participer à la prise de décision, si la femme souhaite tenir compte de son opinion.
Eğer kadın onun da fikrini almak isterse partneri de karar alma konusuna katılabilir.Partnern kan delta i beslutsfattandet om kvinnan vill ta hänsyn till hans åsikt.