Konuralp Müzesi, Düzce'de bir müzedir.A Palóc Múzeum egy balassagyarmati múzeum.
Kızan tavada köfteler konur.Vahva höyhensarjalainen Me Naiset.
Diğer yanda kurutulmuş kemik çömleğin altına konur.Neidonvaippojen kukintona toispuoleinen terttu.
Sonbaharda güneye göçeden bir kuş yakalanarak bir kafese konursa, ilginç bir olay gözlenir.Syksyllä ennen horrokseen vaipumista sammakko on aktiivinen päivälläkin.
Bu sırada sınıfı toplumun oluşmasını temeli konur.Tällöin luokkayhteiskunta oli syntynyt.
Üzerine nar taneleri konur.Kukassa tav. mesiäisiä.
Edward Cole’a kanser teşhisi konur ve 6 ay, en iyi ihtimal ile bir yıl yaşayacağı söylenir.Κλονίζεται όμως, όταν μαθαίνει ότι έχει καρκίνο στο στομάχι, και 6 μήνες με έναν χρόνο ζωής.
Sınır konur ama bu sınır aşılır.Der er selvfølgelig flydende grænser, men denne opdeling holder.
Merkezi Konurat şehridir.Vi indtager hovedstaden.
Ardından bu cam şişeler soğuması için buzdolabına konur.Der findes køleskabe specielt beregnet til vinflasker.
Sonra yumurta çırpılıp içine konur.Hun når ind og fanger den varm æg.
Bu eventler süresince o etkinlik ile ilgili markete dekorlar vb. konur.Under messen huset den utstillinger relatert til kvinner.
Cebine harçlık konur.Kjøpe katta i sekken.
Üzerine sıcak su konur.Kampen om tungtvannet.
Üzerine sıcak su konur.Mata Air Panas Panggo
Hamur hazırlandıktan sonra istenirse içine peynir konur ama pıraslar konmaz.Setelah keju dibentuk,dilakukan penambahan garam agar keju tidak terasa tawar.
Ömrünün sonunda hidrojen gazının gelişimini önlemek için hücrenin içine fazladan bir miktar cıva oksit konur.Một ít oxit thủy ngân thêm được đưa vào tế bào để ngăn chặn sự phát triển của khí hydro vào cuối đời
Top penaltı noktasına konur.Vị trí ném bóng.
Hastalığın teşhisi genellikle 6-12 aylıkken konur.Hầu hết các trường hợp bệnh xảy ra ở lứa tuổi 6 đến 12 tháng.
Üzerine sıcak su konur.Xã có các suối nước nóng.
Erkek evine asılan bayrak direğinin tepesine elma konur.Lá cờ do ông Bùi Văn Siêu người thôn Đanh Xá trực tiếp treo lên.
İçine yarma konur.中身は女性。
Biçilmiş hayatlara gecede karşı konur; kaderler gecede değiştirilir.永塚 小夜(ながつか さよ) 円流小太刀の遣い手の女武芸者。
Kalan 8 kâğıt ters olarak yere konur.残った8枚は山札としてテーブル上に伏せておく。
Bilgisayar alışveriş sepetine konur.コンピューター占いをおこなう屋台の店舗。
"Konuralp" onun adı ile anılır.クレパ木は彼の名に因む。
Üç bekçi konur.三女役。
Akşamları suya konmuş ve yumuşamış yarma (dan) bunun içerisine konur.《晉書·孝武帝傳》載:“帝溺於酒色,為長夜之飲。
Bu nedenle ölülerin ağızlarına bir obolos (metelik) konurdu.是故死之日,诸子皆布衣。
"Konuralp" onun adı ile anılır.「命蓮寺」就是以他的名字命名的。
Kimi bölgelerde uyku sırasında ruhun kaçmasını önlemek için başucuna tahta kuşlar konur.어떤 지역에서는 사람이 자다가 영혼이 빠져나가는 것을 막기 위해 나무로 깎은 새를 머리맡에 두기도 한다.
Kalan 8 kâğıt ters olarak yere konur.모서리 8개는 기사가 반드시 가져야 하는 8개의 교리를 가리킨다.
İçerisine merdimelax konur.범어사 안에 있는 석등이다.
Ölüm Yıldızı'nı yok etme planı uygulamaya konur.האחראי על בניית כוכב המוות.
Açlık sanatçısı öldüğünde otlarıyla birlikte taşınır ve yerine bir panter konur.לאחר מותו, שורפים את גופתו של האמן ובמקומו שמים בכלוב נמר רעב.
Sonra konteyner otoklava konur.ניתוק עם מרכיבים אוטונומיים.
Tiz ses veren davul (tek) sola, öbürü (düm) sağa konur.На другия (ляв) бряг на Дунава срещу Рам се издига друга крепост – Харам.
Cebine harçlık konur.Сълзи в джобовете.
Pnömoni tanısı genellikle fiziksel belirti ve göğüs röntgeni bileşimine dayanarak konur.Пневмонията обикновено се диагностицира въз основа на комбинация от физически признаци и рентгенова снимка.
Tavanın içine 1 küçük kahve fincanı hamur konur.На подземния етаж се намира кафе сладкарница.
NO içeren bir örnek bol miktarda ozon içeren bir yere konur.При много видове има вътрешен осмофилен слой.
Kalan 8 kâğıt ters olarak yere konur.Надписът е от осем стиха, разделени с осем равни полета.
Bu işlemler yapıldıktan sonra kesin neden ortaya konur ve çözüm önerileri yapılır.Nakon što je prijedlog napravljen, postavljaju se pitanja da bi se prijedlog razjasnio.
İsrail'de mezartaşı şloşimden yani ilk otuz günden sonra konur.Spomenik palim Židovima u Prvom svjetskom ratu na koprivničkom groblju, Koprivnica, 1930.
Üzerine sıcak su konur.Topljivi su u vodi.
İçine yarma konur.Ženka ih inkubira.
Soru cümlelerinin sonuna soru işareti (?) konur.Skončí niekto vo väzení? (otázky a odpovede) .
Kızan tavada köfteler konur.U Panny sú to črevá.
İtalya'da özellikle Venedik kenti civarında pizza ve makarna yemeklerine konur.Na Slovensku je rozšírené predovšetkým v mestách Žilina a Svidník.
Ne başka hangi ögenin önüne konursa olumsuzluk vurgusu o ögeye düşer.Nevyužitie známych chýb protivníka teda patrí do tejto kategórie.
Yunan sempozyumlarında, kraterler odanın merkezine konurdu.Pri grškem simpoziju so bili kraterji vedno v sredini prostora.
Tüm malvarlıklarına kraliyet adına el konur ve tüm alacakları krala geçer.Nato ji obljubi s prisego polovico kraljestva in vse, kar si poželi.
Hastalığın tanısı ancak diğer olası hastalıkların ekarte edilmesi ile konur.Diagnoza Alzheimerjeve bolezni je klinična, ob izključitvi ostalih možnih vzrokov demence.
Kızan tavada köfteler konur.Galicki dekleta brezčutno spodi.
Bu sırada sınıfı toplumun oluşmasını temeli konur.Tokiu būdu susiformavo klasinė visuomenė.
Üzerine sıcak su konur.Gausiai apaugęs vandens augalija.
Üç bekçi konur.Trys aukštos moterys.
Pnömoni tanısı genellikle fiziksel belirti ve göğüs röntgeni bileşimine dayanarak konur.Galiausiai, poligrafas yra sukurtas atsižvelgiant į žmogaus fizines savybes ir pritaikytas žmogui.
Bir gün Indio (Gian Maria Volontè) hapishaneden kaçar ve başına 10.000 dolar ödül konur.Vienas ką tik išėjo iš kalėjimo ir vis dar skolingas mafijai 15 tūkstančių dolerių.
Tavanın içine 1 küçük kahve fincanı hamur konur.Krateryje telkšo nedidelis gėlo vandens ežerėlis.