Ana içeriğe geç
Sözlük

konumunu ile cümle

konumunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ayakkabı bile bir kişinin toplumsal konumunun göstergesiydi.Anche le calzature indicavano lo status sociale di una persona.
Osmanlı birlikleri Köprüköy'de konumunu korumayı başarır.Gli Ottomani furono in grado di mantenere le loro posizioni a Köprüköy.
Takım 2005 yılına dek Formula Nippon motorlarının resmi üreticisi konumunu sürdürmüştür.Fino al 2005 è stata il fornitore unico di propulsori alla Formula Nippon.
Yine de 1539'da Östhammar, kent konumunu tekrar elde etti.Nel 1539 Östhammar però riacquistò lo status di città e la stessa fu spostata più vicino al mare.
Böylece o, kadının toplumsal konumunu toplumsal bir düzlemde tartışmaya açmıştır.A questo punto la donna lo convince ad affrontarla in un dibattito pubblico.
Bu maçlarda güreşçinin konumunu terk edip ringin dışındaki güreşçilere saldırmasına izin verilir.I giocatori possono colpire l'avversario con le sedie in acciaio al di fuori del ring.
Buna ek olarak şirket, küresel kahve sektöründe lider konumunu aldı.Кроме того, концерн занял лидирующее положение в мировом кофейном бизнесе.
1949 yılından Almanya'da lider konumununa gelmiştir.Лидирующую позицию в Германии занимает с 1949 года.
777 yıldızın konumunu ölçtü ve bir katalog hazırladı.Определил положение 75000 звезд и создал обширные звездные каталоги.
Geçerli konumunuzu gönder.Осуществите её на деле.
SP yığındaki bir sonra kullanılabilecek bellek konumunu gösterir.Может использовать дубинку, которую находит позднее.
Yeni savaş başlıkları Batı'nın nükleer silahsızlanma görüşmelerindeki konumunu da güçlendirecekti.وكان القصد من الرؤوس الحربية الجديدة أيضا تعزيز الموقف التفاوضي الغربي فيما يتعلق بنزع السلاح النووي.
Geçerli konumunuzu gönder.ضع عنوانا مناسبا لموقعك.
Kadının ikincil konumunun sebebini Kur'an'da değil İslamiyet'te gördü.ولماذا تم ذكر الأخيرتين في القرآن عوضاً عن الحب ؟!
Güneş zamanı gökyüzündeki Güneş’in konumunu temel alan zamanın yolunun bir hesaplamasıdır.التوقيت الشمسي هو طريقة حساب مرور الوقت اعتماداً على موقع الشمس في السماء.
1983 yılına kadar bu konumunu korumaya çalıştı.استمر في دعم هذا الموقف حتى عام 1883.
GPS mikro çipleri, GPS uydularından gelen sinyalleri yorumlar ve GPS alıcısının konumunu belirler.Chips microcontroladores GPS interpretam sinais de satélites GPS e determinam a posição do receptor GPS.
Gregory ikisi arasında bir uzlaşı sağlamaya yardımcı oldu ve Pirros, Kalkedon konumunu yeniden kabul etti.Gregório ajudou a promover a reconciliação entre os dois, e Pirro re-adotou a posição calcedoniana.
Sinirler gelirdikçe, Rick, lideri olduğu gruptaki konumunu sorgulamaya başlar.Enquanto a tensão aumenta, Rick questiona sua posição como líder do grupo.
Babaannesi Livia'yı yüce Augustus'un eşi olarak konumunu vurgulamak için tanrılaştırdı.Deificou a sua avó paterna, Lívia, para sublinhar a sua posição como esposa do divino Augusto.
Yukarıdaki veriler yardımıyla, A-GPS cihazı görünür uydudan gelen sinyalleri alır ve konumunu hesaplar.Com a ajuda dos dados acima, o dispositivo A-GPS recebe sinais dos satélites visíveis e calcula a posição.
Şov, Springfield'ın konumunu kasten açıklamamaktadır.Por exemplo, por muitos anos, o programa não mostrou a localização de Springfield.
Bir GPS aracılığıyla kullanıcının coğrafi konumunu bularak harita üzerinde gösterebilir.Ele não é capaz de por um pino de localização em um mapa, por exemplo.
Takım 2005 yılına dek Formula Nippon motorlarının resmi üreticisi konumunu sürdürmüştür.Tot 2005 was Mugen de enige leverancier van motoren in de Formule Nippon.
Kısacası bir yerin konumunu açıklayan nota adres adı verilmektedir.Adresnaam: Naam die een specifieke plaats aangeeft.
Highlightlar ışık kaynağının konumunun ve yüzeylerin eğriselliğinin anlaşılmasını sağlarlar.De luminantie beschrijft de helderheid van grotere lichtgevende oppervlakken.
M12'nin konumunu gösteren harita.Następca modelu M12.
1983 yılına kadar bu konumunu korumaya çalıştı.Pracował na tym stanowisku do 1983.
2007'de Bulgaristan, Ürdün, Kenya ve Katar'da iş merkezi açarak küresel konumunu genişletti.Under 2007 förstärkte Regus sin globala position genom att öppna kontorshotell i Bulgarien, Kenya och Qatar.
Buna ek olarak şirket, küresel kahve sektöründe lider konumunu aldı.Den resulterade i att hon tog över ledningen i den totala världscupen.
Şov, Springfield'ın konumunu kasten açıklamamaktadır.Han inser då att livet i Springfield är intressant.
Bir konumlandırma sistemi uzayda bir nesnenin konumunu belirlemek için bir mekanizmadır.Satellitkonstellation är en uppställningen i rymden för ett satellitsystem.
M12'nin konumunu gösteren harita.Кульове скупчення M12.
Yıldızın çizelgedeki konumunun değişimine bakılarak yıldızın evrimi izlenebilir.Спостерігаючи період зміни блиску можна визначити світність такої зорі.
Ailesinin sosyal konumunu korumak adına kızıyla Cal'ın nişanını düzenler.Hall se i přes smrt svého partnera rozhodl společnost udržet.
German Media Control Charts içerisindeki konumunu 68 yükseldi.Deska se v německé hitparádě Media Control Charts umístila na osmém místě.
Savaş sırasında, Almanlardan aldığı destek ile bu konumunu korumayı başardı.În perioada războiului, el și-a păstrat această poziție datorită sprijinului primit din partea germanilor.
777 yıldızın konumunu ölçtü ve bir katalog hazırladı.Ticho Brahe a studiat și înregistrat pozițiile a 777 de stele.
Bir doğru üzerindeki herhangi bir noktanın konumunu tek bir sayıyla ifade etmek mümkündür.Poziția lui se poate defini suficient de exact prin poziția numai a unuia dintre punctele sale geometrice.
İlahiyatla da ilgilenen Huxley, kendi düşünsel konumunu da ifade eden agnostik terimini ortaya attı.Cleckley volt az szintén, aki bemutatta a jelentéstani elmebajt mint fogalmat.
Saat 08:14'te Kolberg, Aurora hafif kruvazörünün ve Harwich Birliği'ne bağlı birçok muhribin konumunu saptadı.A Kolberg 08:14-kor észlelte a brit Aurora könnyűcirkálótt és a harwichiak több rombolóját.
Öte yandan gerçekleşen patlamalar, su üstü gemilerine denizaltını tam konumunu vermişti.Ezek a fegyverek azonban csak akkor voltak hatásosak, ha elég közel robbantak a tengeralattjáróhoz.
Yetki ve konumunu çok doğru ve stratejik kullanmak zorundadır.A kapu fekvése és kialakítása stratégiailag jól átgondolt.
Takım 2005 yılına dek Formula Nippon motorlarının resmi üreticisi konumunu sürdürmüştür.Vuoteen 2005 asti se oli Formula Nippon -sarjan yksinomainen moottoritoimittaja.
Daryl (Norman Reedus), grubun önemli bir elemanı olma konumunu korumaktadır.Daryl Dixon (Norman Reedus) on yksi ryhmän selviytyjistä.
1983 yılına kadar bu konumunu korumaya çalıştı.Hän toimi tässä tehtävässä vuoteen 1983.
Tersine, momentumdaki belirsizlik küçüldükçe, aynı oranda konumunun belirsizliği büyür.Täten mitä pienemmäksi epävarmuus paikassa vähenee, sitä suuremmaksi epävarmuus liikemäärässä kasvaa.
Ayakkabı bile bir kişinin toplumsal konumunun göstergesiydi.Pukeutuminen myös on ollut merkittävä yhteiskunnallisen aseman tunnus.
Geçerli konumunuzu gönder.Merkitse uusi sijaintisi.
İlahiyatla da ilgilenen Huxley, kendi düşünsel konumunu da ifade eden agnostik terimini ortaya attı.Huxley kehitti termin agnostisismi kuvaamaan omaa uskonnollisuuttaan.
Peki Bu durumda ; A bitkisi için Konumunun Değeri ne olacaktır?Miten voimme tietää, mitä ravinnetta kasvi tarvitsee?
Yeni savaş başlıkları Batı'nın nükleer silahsızlanma görüşmelerindeki konumunu da güçlendirecekti.De nye våben skulle styrke Vestens forhandlingsposition i forhandlingerne om nedrustning.
Savaşın geri kalan kısmında bu konumunu korudu.Han beholdt denne stilling i resten af krigen.
Peki Bu durumda ; A bitkisi için Konumunun Değeri ne olacaktır?Hvordan kan han nu vende tilbage til flokken?
Veri kaynakları çeşitli kıyı konumunu incelemek için kullanılabilir.Forskellige teknologier kan anvendes til at bestemme berøringslokationen.
Bu görevlerini sürdürürken de Sosyal Demokrat Parti içindeki konumunu güçlendirdi.Alle disse tiltaka til tross, det sosialdemokratiske partiet økte sin innflytelse blant folket.
Bu girişimi başarısız olmasına rağmen Merkez Komite'deki konumunu korudu.Til tross for avgangen beholdt han sin innflytelse i partiet.
Şov, Springfield'ın konumunu kasten açıklamamaktadır.Også klimatisk er det vanskelig å peke på hvor Springfield ligger.
1983 yılına kadar bu konumunu korumaya çalıştı.Han ble sittendet i denne stillingen frem til 1983.
Yeni imparator ilk iş olarak Roma toprakları üzerinde kendi konumunu güçlendirmeyi amaçladı.De første handlingene til den nye keiseren var rettet mot å styrke sin egen posisjon i sine territorier.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod