Belki de deli diye birşey yok ve size akıl hastası teşhisi konulması deli olduğunuz anlamına gelmiyor.Mungkin saja, tidak ada yang namanya gila. dan didiagnosa dengan sakit mental tidak berarti gila.
Belki de deli diye birşey yok ve size akıl hastası teşhisi konulması deli olduğunuz anlamına gelmiyor.אז אולי, אתם יודעים, אין כזה דבר משוגע,
Belki de deli diye birşey yok ve size akıl hastası teşhisi konulması deli olduğunuz anlamına gelmiyor.لذا ربما، تعرفون، ليس هناك شيء كالجنون،
Belki de deli diye birşey yok ve size akıl hastası teşhisi konulması deli olduğunuz anlamına gelmiyor.これ程までに 狂ったことはないのです 精神病 = 狂っている という図式は
Bu da demektir ki eğer T.B. hastasıysanız teşhis konulmama şansınız çok yüksektir.Itu artinya, jika Anda menderita TBC,
Bu da demektir ki eğer T.B. hastasıysanız teşhis konulmama şansınız çok yüksektir.그것은 여러분이 결핵을 가지고 있다면 탐지되지 않을 가능성이 더 있다는 것을 의미합니다.
Bu da demektir ki eğer T.B. hastasıysanız teşhis konulmama şansınız çok yüksektir.זאת אומרת שאם יש לך שחפת, יש יותר סיכוי שלא תאובחן כחולה שחפת,
Bu da demektir ki eğer T.B. hastasıysanız teşhis konulmama şansınız çok yüksektir.ويعني ذلك ، إذا كان لديك T.B.، لديك اكثر من فرصة في ان لن يتم الكشف عنه،
Bu da demektir ki eğer T.B. hastasıysanız teşhis konulmama şansınız çok yüksektir.それが発見されることなく 二次感染などで死亡する確率の方が高いのです
Bu rol modeli örneğine... ...karşı konulması güç gibi gözüküyor.인도의 목화씨 농장에서의 아동 노동문제 같은 것이죠. 올해 우리는 인도에 있는 50,000개의 목화씨 농장을 감시할 것입니다.
Bu rol modeli örneğine... ...karşı konulması güç gibi gözüküyor.Het lijkt overweldigend. Zulke aantallen maken het lastig om je aandacht erbij te houden.
Bu rol modeli örneğine... ...karşı konulması güç gibi gözüküyor.Kinderarbeit auf Baumwollfarmen zum Beispiel, von denen wir nächstes Jahr in Indien 50.000 überwachen...
Bu rol modeli örneğine... ...karşı konulması güç gibi gözüküyor.Parece ser esmagador. Estes números só fazem uma pessoa querer distanciar-se.
Bu rol modeli örneğine... ...karşı konulması güç gibi gözüküyor.Pare copleşitor. Cifrele te fac să vrei să renunţi.
Bu rol modeli örneğine... ...karşı konulması güç gibi gözüküyor.השנה ננטר 50,000 חוות זרעי כותנה בהודו. זה נראה כביר.
Bu rol modeli örneğine... ...karşı konulması güç gibi gözüküyor.كعمالة الأطفال في بذر حقول القطن في الهند فإننا هذه السنة سوف نراقب 50،000 مزرعة قطن في الهند
Bu rol modeli örneğine... ...karşı konulması güç gibi gözüküyor.今年は50,000のインドにある綿畑を監視する予定です。 とてつもなく多いように感じるでしょう。
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.A fost ca afacerea vechi a masei imobil şi o forţă irezistibilă.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Azt, hogy a régi üzleti az ingatlan tömeg és az ellenállhatatlan erő.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Bol to ten starý podnikania nehnuteľnosti hmoty a neodolateľnú silou.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Byl to ten starý podnikání nemovitosti hmoty a neodolatelnou silou.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.C'était cette vieille de la masse immobile et la force irrésistible.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Det var den gamla verksamheten i den fasta massan och oemotståndlig kraft.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Det var den gamle virksomhed fast masse og uimodståelig kraft.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Đó là kinh doanh cũ của hàng loạt bất động sản và lực lượng không thể cưỡng lại.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Era quella vecchia della massa immobile e la forza irresistibile.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Es war das alte Geschäft der unbeweglichen Masse und die unwiderstehliche Kraft.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Het was die oude zaak van de onroerende massa en de onweerstaanbare kracht.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Itu adalah bahwa bisnis lama massa bergerak dan kekuatan yang tak tertahankan.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.이것은 움직일 수없는 질량과 불가항력의 오래된 일이였습니다.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Se oli, että vanha liike kiinteän massan ja vastustamaton voima.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.To było to, że starych działalności majątku masy i siły do odparcia.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Ugotovljeno je bilo, da se stara poslovanje nepremičnine mase in nepremagljiv silo.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Ήταν εκείνο το παλαιό επιχειρηματικό της ακίνητης μάζα και την ακαταμάχητη δύναμη.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Това е, че стария бизнес на недвижимите маса и непреодолима сила.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Це було те, що старі бізнес нерухомого маси і непереборної сили.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.Это было то, что старые бизнес недвижимого массы и непреодолимой силы.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.وكان أن الأعمال القديمة من كتلة غير المنقولة وقوة لا تقاوم.
Bu taşınmaz kitle eski iş ve karşı konulmaz bir güç oldu.ボビーの人生を優しくambling、あった、懐かしい、百通りの方法で、CHAP
Cesedi çarmıhtan indirip keten beze sardı, hiç kimsenin konulmadığı, kayaya oyulmuş bir mezara yatırdı.이를 내려 세마포로 싸고 아직 사람을 장사한 일이 없는 바위에 판 무덤에 넣어 두니
Cesedi çarmıhtan indirip keten beze sardı, hiç kimsenin konulmadığı, kayaya oyulmuş bir mezara yatırdı.und nahm ihn ab, wickelte ihn in Leinwand und legte ihn in ein gehauenes Grab, darin niemand je gelegen hatte.
Cesedi çarmıhtan indirip keten beze sardı, hiç kimsenin konulmadığı, kayaya oyulmuş bir mezara yatırdı.И като го сне, обви го с плащаница, и положи го в гроб, изсечен в скала, гдето никой не бе още полаган.
Cesedi çarmıhtan indirip keten beze sardı, hiç kimsenin konulmadığı, kayaya oyulmuş bir mezara yatırdı.и, сняв его, обвил плащаницею и положил его в гробе, высеченном в скале , где еще никто не был положен.
Cesedi çarmıhtan indirip keten beze sardı, hiç kimsenin konulmadığı, kayaya oyulmuş bir mezara yatırdı.І, знявши Його, обгорнув Його плащеницею, і положив Його у гробі висіченому, де ніколи нїхто не лежав.
Cesedi çarmıhtan indirip keten beze sardı, hiç kimsenin konulmadığı, kayaya oyulmuş bir mezara yatırdı.ויורד אתה ויכרכה בסדינים וישימה בקבר חצוב בסלע אשר עדן לא הושם בו אדם׃
Cesedi çarmıhtan indirip keten beze sardı, hiç kimsenin konulmadığı, kayaya oyulmuş bir mezara yatırdı.وانزله ولفه بكتان ووضعه في قبر منحوت حيث لم يكن احد وضع قط.
Cesedi çarmıhtan indirip keten beze sardı, hiç kimsenin konulmadığı, kayaya oyulmuş bir mezara yatırdı.就 取 下 來 用 細 麻 布 裹 好 、 安 放 在 石 頭 鑿 成 的 墳 墓 裡 、 那 裡 頭 從 來 沒 有 葬 過 人
Cesedi çarmıhtan indirip keten beze sardı, hiç kimsenin konulmadığı, kayaya oyulmuş bir mezara yatırdı.就 取下 來 用 細 麻布 裹 好 、 安放 在 石頭鑿 成 的 墳墓裡 、 那裡頭從來沒 有 葬過人
Diyagrama insan konulması çok hoşuma gidiyor.Ich mag, wenn Leute Menschen in Diagramme bringen.
Diyagrama insan konulması çok hoşuma gidiyor.Îmi place când lumea pune oameni pe o diagramă.
Diyagrama insan konulması çok hoşuma gidiyor.J'aime quand les gens mettent les humains sur le diagramme.
Diyagrama insan konulması çok hoşuma gidiyor.그림 속에 사람을 이런 식으로 그리는게 너무 귀여워요.
Diyagrama insan konulması çok hoşuma gidiyor.Me encanta cuando la gente pone humanos en los diagramas.
Diyagrama insan konulması çok hoşuma gidiyor.Mensen op de diagrammen vind ik leuk.
Diyagrama insan konulması çok hoşuma gidiyor.Mi piace quando la gente usa degli esseri umani negli schemi.
Diyagrama insan konulması çok hoşuma gidiyor.Tôi rất thích khi người ta đặt con người vào trong sơ đồ
Diyagrama insan konulması çok hoşuma gidiyor.Uwielbiam, kiedy ludzie umieszczają ludzi na technicznych schematach.
Diyagrama insan konulması çok hoşuma gidiyor.Τρελαίνομαι όταν ο κόσμος βάζει ανθρώπους στο διάγραμμα.
Diyagrama insan konulması çok hoşuma gidiyor.Мне нравится, когда люди помещают на диаграмму людей.
Diyagrama insan konulması çok hoşuma gidiyor.Я люблю, коли люди малюють чоловічків на діаграмі.