Ana içeriğe geç
Sözlük

konularda ile cümle

konularda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Diğer konularda da deneyler yapmaya başladım. Örneğin telafuz bunlardan biri.Saya mulai bereksperimen dengan sesuatu yang lain, di antaranya, sebagai contoh, pelafalan.
Diğer konularda da deneyler yapmaya başladım. Örneğin telafuz bunlardan biri.Začal jsem experimentovat s dalšími předměty, mimo jiné například s výslovností.
Diğer konularda da deneyler yapmaya başladım. Örneğin telafuz bunlardan biri.Začal som experimentovať s ďalšími vecami medzi inými, napríklad s výslovnosťou.
Diğer konularda da deneyler yapmaya başladım. Örneğin telafuz bunlardan biri.Άρχισα να πειραματίζομαι με άλλα θέματα, ανάμεσα στα οποία ήταν, για παράδειγμα, η προφορά.
Diğer konularda da deneyler yapmaya başladım. Örneğin telafuz bunlardan biri.Започнах опити на други теми например - с произношение.
Diğer konularda da deneyler yapmaya başladım. Örneğin telafuz bunlardan biri.Я начал экспериментировать с другими дисциплинами, среди них, например, произношение.
Diğer konularda da deneyler yapmaya başladım. Örneğin telafuz bunlardan biri.Я почав експериментувати з іншими предметами, до прикладу, з вимовою.
Diğer konularda da deneyler yapmaya başladım.Tôi đã bắt đầu thừ nghiệm với những môn khác,
Diğer konularda da deneyler yapmaya başladım.Zacząłem eksperymentować z innymi przedmiotami.
Diğer konularda da deneyler yapmaya başladım.התחלתי להתנסות עם נושאים אחרים,
Diğer konularda da deneyler yapmaya başladım.فبدأت التجربة في مواضيع أخرى،
Diğer konularda da deneyler yapmaya başladım.たとえば発音です
Diğer tüm konularda normal bir erkektir, öyle değil mi?Anh ta là một anh chàng bình thường trong mọi cách khác. Phải không?
Diğer tüm konularda normal bir erkektir, öyle değil mi?C'est un type normal dans tous les aspects. Non ?
Diğer tüm konularda normal bir erkektir, öyle değil mi?E un tip care altfel e normal. Nu-i așa?
Diğer tüm konularda normal bir erkektir, öyle değil mi?È un tipo normale in ogni altra cosa, no?
Diğer tüm konularda normal bir erkektir, öyle değil mi?Het is toch in ieder ander opzicht een gewone vent?
Diğer tüm konularda normal bir erkektir, öyle değil mi?In allen anderen Dingen ist er ein normaler Kerl.
Diğer tüm konularda normal bir erkektir, öyle değil mi?Jest przeciętnym facetem.
Diğer tüm konularda normal bir erkektir, öyle değil mi?Je to jinak normální chlap.
Diğer tüm konularda normal bir erkektir, öyle değil mi?다른 모든 면에서는 지극히 정상적인 사람이잖아요?
Diğer tüm konularda normal bir erkektir, öyle değil mi?Minden másban normális. Igaz?
Diğer tüm konularda normal bir erkektir, öyle değil mi?Είναι ένας κανονικός άνθρωπος. Έτσι δεν είναι;
Diğer tüm konularda normal bir erkektir, öyle değil mi?Во всем остальном он нормальный парень, так ведь?
Diğer tüm konularda normal bir erkektir, öyle değil mi?הוא בחור נורמלי בכל פן אחר. נכון?
Diğer tüm konularda normal bir erkektir, öyle değil mi?أنه رجل عادي بكل المعايير. أليس كذلك؟
Diğer tüm konularda normal bir erkektir, öyle değil mi?キング牧師が短い生涯で残した
Dikkatinizi çekmek istediğim konulardan biri de antibiyotikler.Actualmente soy muy quisquillosa con los antibióticos.
Dikkatinizi çekmek istediğim konulardan biri de antibiyotikler.Een van mijn stokpaardjes op het moment is antibiotica.
Dikkatinizi çekmek istediğim konulardan biri de antibiyotikler.Ena mojih trenutno najvecjih govorniških tem so antibiotiki.
Dikkatinizi çekmek istediğim konulardan biri de antibiyotikler.In momentul de fata, unul din lucrurile asupra carora incerc sa atrag atentia sunt antibioticele.
Dikkatinizi çekmek istediğim konulardan biri de antibiyotikler.오늘의 이야기 중 중요한 한가지가 "항생제"입니다.
Dikkatinizi çekmek istediğim konulardan biri de antibiyotikler.Mein Lieblingsthema im Moment sind Antibiotika.
Dikkatinizi çekmek istediğim konulardan biri de antibiyotikler.Một trong những chủ đề lớn của tôi ngay bây giờ là thuốc kháng sinh.
Dikkatinizi çekmek istediğim konulardan biri de antibiyotikler.Obecnie najbardziej martwią mnie antybiotyki.
Dikkatinizi çekmek istediğim konulardan biri de antibiyotikler.Uma das minhas lutas principais hoje, são os antibióticos.
Dikkatinizi çekmek istediğim konulardan biri de antibiyotikler.Un de mes chevaux de bataille en ce moment, ce sont les antibiotiques.
Dikkatinizi çekmek istediğim konulardan biri de antibiyotikler.Uno dei miei cavalli di battaglia al momento sono gli antibiotici.
Dikkatinizi çekmek istediğim konulardan biri de antibiyotikler.Одна из моих наболевших тем сейчас это антибиотики.
Dikkatinizi çekmek istediğim konulardan biri de antibiyotikler.Резултатът от това е, че децата се разболяват. Един от големите ми въпроси сега са антибиотиците.
Dikkatinizi çekmek istediğim konulardan biri de antibiyotikler.אחד הנושאים העיקריים שלי עכשיו הוא אנטיביוטיקה.
Dikkatinizi çekmek istediğim konulardan biri de antibiyotikler.أحد أكبر منصَّاتي الآن هي المضادات الحيوية
Dikkatinizi çekmek istediğim konulardan biri de antibiyotikler.アメリカでは抗生物質の70%は
Dinleyicilerimizi önemli konulardan bahsettiğimize ikna etmemiz gerekir.Dobbiamo convincere il nostro pubblico che quello di cui parliamo è importante.
Dinleyicilerimizi önemli konulardan bahsettiğimize ikna etmemiz gerekir.Kita harus meyakinkan penonton kita bahwa apa yang kita ceritakan itu penting.
Dinleyicilerimizi önemli konulardan bahsettiğimize ikna etmemiz gerekir.우리는 청중을 몰입시켜야합니다. 우리가 무엇을 말하려는지에 대해서 말이죠.
Dinleyicilerimizi önemli konulardan bahsettiğimize ikna etmemiz gerekir.Meg kell győznünk a közönségünket, hogy amiről beszélünk az számít.
Dinleyicilerimizi önemli konulardan bahsettiğimize ikna etmemiz gerekir.Musíme presvedčiť poslucháčov, že na tom, o čom rozprávame, záleží.
Dinleyicilerimizi önemli konulardan bahsettiğimize ikna etmemiz gerekir.Musíme přesvědčit posluchačstvo, že na tom, co říkáme, záleží.
Dinleyicilerimizi önemli konulardan bahsettiğimize ikna etmemiz gerekir.Musimy przekonać naszych słuchaczy, że to, o czym mówimy, jest ważne.
Dinleyicilerimizi önemli konulardan bahsettiğimize ikna etmemiz gerekir.Nous devons convaincre notre auditoire que ce dont nous parlons est important.
Dinleyicilerimizi önemli konulardan bahsettiğimize ikna etmemiz gerekir.Svoje občinstvo moramo prepričati, da je to, o čemer govorimo, pomembno.
Dinleyicilerimizi önemli konulardan bahsettiğimize ikna etmemiz gerekir.Temos de convencer a nossa audiência que o que a gente está a dizer é importante.
Dinleyicilerimizi önemli konulardan bahsettiğimize ikna etmemiz gerekir.Tenemos que convencer al público de que lo que estamos diciendo es importante.
Dinleyicilerimizi önemli konulardan bahsettiğimize ikna etmemiz gerekir.Trebuie să ne convingem publicul că subiectul poveștii e important.
Dinleyicilerimizi önemli konulardan bahsettiğimize ikna etmemiz gerekir.Vi måste övertyga vår publik om att det vi talar om har betydelse.
Dinleyicilerimizi önemli konulardan bahsettiğimize ikna etmemiz gerekir.We moeten ons publiek overtuigen dat waar we over praten van belang is.
Dinleyicilerimizi önemli konulardan bahsettiğimize ikna etmemiz gerekir.Wir müssen unser Publikum überzeugen, dass das, worüber wir sprechen, wichtig ist.
Dinleyicilerimizi önemli konulardan bahsettiğimize ikna etmemiz gerekir.Πρέπει να πείσουμε το κοινό μας ότι μιλάμε για σημαντικά θέματα.
Dinleyicilerimizi önemli konulardan bahsettiğimize ikna etmemiz gerekir.Ми повинні переконати своїх слухачів, що ми говоримо серйозні речі.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod