Eserlerinde bu konulara olan ilgisi fark edilir.Falsk deler sine erfaringer rundt det tema.
Mukaddimede dil-anlam ilişkisine dair konulara temas eder.Lad din Fornuft seg med Følelsen blande...
Altına tereyağlı pide konularak sunulur.Det er under vørterkokinga at humle tilsettes.
Dinî ve tasavvufî konulara rağbet göstermemiştir.Namun hal itu tidak menjadikan rintangan untuknya dalam mewujudkan mimpi dan cita-citanya.
Üzerine yoğurt konularak yenir.Oleh karena itu berjuanglah untuk Yoga.
İçeriğin çoğu haberler ve talk-show; sosyal ve siyasal konulara odaklanmaktadır.Dia aktif di media sosial dan aktif menulis dengan tema seputar sosial dan politik di Indonesia.
Birçok değişik alanda farklı konulara ilişkin yazılar yazdı.Ia menulis beberapa novel pada tema yang berbeda.
Bu konulara ilk kez, 1875'te yayımlanan Science and Health (Bilim ve Sağlık) kitabında değindi.Nama ilmiah spesies ini pertama kali diterbitkan pada tahun 1875 oleh Carter.
Hamurlar geniş bir kaba konularak, üzerine tereyağı eritilir ve hamurun üzerine konulur.Seperti sapi, mereka memamah biak, artinya ia mengunyah dan menelan makanan langsung ke dalam perutnya.
Kendi alanında temel konulara hakimdir.Ông có quyền chuyên chính đối với lãnh địa của mình.
Çözümlemek: Karmaşık bir konuyu uygun biçimde alt konulara bölerek konunun daha iyi anlaşılmasını sağlamak.Giải tích là phân chia một vấn đề phức tạp thành những phần nhỏ hơn để hiểu tốt hơn vấn đề đó.
Standardın bu versiyonu, önceki versiyondaki konulara ilave olarak hata önleme konusuna da odaklanmıştır.Và phiên bản này cũng được dùng để vá một lượng lớn các lỗi ở bản trước.
Sesli harflerin üzerine konularak (işaretlenerek) hece uzaması sağlanır.種子は密教の真言(密教的な呪文のようなもの)でもあるので下から読む。
Kulak makarnası (Kulak makarnası içine et konularak katlanmış yufkanın haşlanmasıyla yapılır.)しかし、事情を聞いた鶴の忠助に頭を丸められてしまったことがある。
Üzerine yoğurt konularak yenir.ヨガに関する話題を扱う板。
Araya (=) işareti konularak ifade edilir.ここでは信号について述べる。
The New York Times ve New York Herald Tribune adlı yayınlara benzer biçimde yerel konulara odaklanmıştır.」 然而,《紐約時報》和《New York Herald Tribune(英语:New York Herald Tribune)》都描繪了不同的情形。
Tirit et suyuna kızartılmış veya bayat ekmek konularak yapılan yemektir.頜齒類具有頰部,可以將食物或水置於肉質頰部內,而不會溢出。
Bu hikâye pek çok defa anlatılmış ve pek çok defa değişik konulara işaret etmek için kullanılmıştır.这个故事被多次引用被用来说明广泛不同的观点。
Makineler konusundaki yeteneği eşsiz olsa da, diğer konulara geldiğinde biraz şapşaldır.除了戰鬥方面的技巧卓越以外,其它方面都有點笨拙。
Kulak makarnası (Kulak makarnası içine et konularak katlanmış yufkanın haşlanmasıyla yapılır.)金屬樂的高音量是用來將聽眾捲入其中,並且注入一劑強心針」。
Genellikle yüksek hayal gücü içeren konulara sahiptirler.故此往往有着丰富的想象力。
Kulak makarnası (Kulak makarnası içine et konularak katlanmış yufkanın haşlanmasıyla yapılır.)탁구에게 옥떨메(옥상에서 떨어진 메주)란 소리를 들으며 후일 거성가 맏 며느리가 된다.
Tirit et suyuna kızartılmış veya bayat ekmek konularak yapılan yemektir.쇠갈비에서 분리한 마구리는 갈비탕을 끓이거나 육수를 낼 때 쓴다.
Bu hikâye pek çok defa anlatılmış ve pek çok defa değişik konulara işaret etmek için kullanılmıştır.הסיפור סופר פעמים רבות כדי לתאר מצבים שונים.
Daha sonra suyun içine konularak pişirilir.מקובל לבשל אותו במים.
Üzerine yoğurt konularak yenir.Занимава се с йога.
İçeriğin çoğu haberler ve talk-show; sosyal ve siyasal konulara odaklanmaktadır.Автор на стотици статии и интервюта на политическа и социална тематика.
Angerfist'in hayalgücü seri katiller ve psikopatizm gibi konulara değinmektedir.Визуалното представяне на музиката на Енгърфист често засяга такива теми като серийните убийци и психопатиите.
Sonraları daha gerçekçi konulara yöneldi.No, morali su biti realniji.
Angerfist'in hayalgücü seri katiller ve psikopatizm gibi konulara değinmektedir.Angerfist u singlovima često dodiruje predmete o serijskim ubojicama i psihopatiji.
Mısır gevrekleri genellikle soğuk süte konularak yenir.Plod se obično jede svjež.
En lezzetliside içine ısırgan otu konularak yapılanıdır.Destiláty vyzreté v drevených sudoch sú najvyhľadávanejšie.
Genç yaşlarda spora, tarihe ve askeri konulara meraklıydı.Savo jaunystę praleido Florencijoje ir domėjosi politika, kariuomene ir sportu.
Genç yaşta dini konulara büyük ilgi duymaya başladı.Juba varajasest noorusest peale huvitus ta sügavalt ka usuasjadest.
Tarihi konular yerine günlük konulara yoğunlaşırlar.Ta rõhutas, et üldteoreetiliste debattide asemel tuleb keskenduda konkreetsetele probleemidele.
Helsinki Yurttaşlar Derneği çalışmalarını, belli konulara odaklanarak, proje temelli olarak yürütür.Foorumitel analüüsitakse Helsingi protsessi üldist kulgemist ja kavandatakse tegevussuunad.
Sonraki yıllarda çeşitli politik ve toplumsal konulara evrildi.Jaapan seisis pärast Esimest maailmasõda silmitsi mitmete poliitiliste ja sotsiaalsete probleemidega.
Ama konuşmamı sıradan konulara,Doch abschließen werde ich den Vortrag mit einem Blick auf die ganze Region.
Ama konuşmamı sıradan konulara,그러나 저는 좀더 시야를 넓혀서
Ama konuşmamı sıradan konulara,אבל אני אסיים עם הרחבת המבט אל האזור כולו
Ama konuşmamı sıradan konulara,لكن سأنهي عبر توسيع العدسة لكل المنطقة
Ama konuşmamı sıradan konulara,いつも話題に上る
Anahtar Konulara Genel Bir BakışA legfontosabb kérdések – első pillantásra
Anahtar Konulara Genel Bir BakışBelangrijke beleidskwesties in één oogopslag
Anahtar Konulara Genel Bir BakışEt blik på vigtige spørgsmål
Anahtar Konulara Genel Bir BakışKratek pregled ključnih vprašanj
Anahtar Konulara Genel Bir BakışNågra viktiga policyfrågor
Anahtar Konulara Genel Bir BakışNajważniejsze zagadnienia w skrócie
Anahtar Konulara Genel Bir BakışPřehled klíčových témat
Anahtar Konulara Genel Bir BakışQuestions clés en un clin d’œil
Anahtar Konulara Genel Bir BakışResumo das questões essenciais
Anahtar Konulara Genel Bir BakışTärkeimmät havainnot
Anahtar Konulara Genel Bir BakışWichtige Fakten auf einen Blick
Avrupa Komisyonubu konulara müdahale yetkisine sahiptir.A Comissão Europeia é o órgão competente para tratar estas questões.
Avrupa Komisyonubu konulara müdahale yetkisine sahiptir.Comisia Europeanăeste competenţa care tratează aceste probleme.
Avrupa Komisyonubu konulara müdahale yetkisine sahiptir.Die Europäische Kommissionist für diesen Bereich zuständig.
Avrupa Komisyonubu konulara müdahale yetkisine sahiptir.Europa-Kommissionener kompetent til at behandle sådanne spørgsmål.
Avrupa Komisyonubu konulara müdahale yetkisine sahiptir.Europeiska kommissionen är behörig att behandla sådana frågor.
Avrupa Komisyonubu konulara müdahale yetkisine sahiptir.Evropská komisemá pravomoc řešit tyto záležitosti.