Ana içeriğe geç
Sözlük

konular ile cümle

konular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu konu dersimizdeki en kapsamlı konulardan biri.Dies wird im Lauf des Kurses immer wieder benötigt.
Bu konu dersimizdeki en kapsamlı konulardan biri.Questa lezione è una delle più impegnative in questo corso.
Bu konu dersimizdeki en kapsamlı konulardan biri.Táto látka bude jednou z najdôležitejších v tomto kurze.
Bu konu dersimizdeki en kapsamlı konulardan biri.Tato látka je jednou z nejdůležitějších v tomto kurzu.
Bu konu dersimizdeki en kapsamlı konulardan biri.To jest jeden z najbardziej wymagających materiałów na zajęciach.
Bu konu dersimizdeki en kapsamlı konulardan biri.Това е една от най-трудните материи в този клас.
Bu konu dersimizdeki en kapsamlı konulardan biri.Это один из наиболее сложных материалов в этом курсе.
Bu konu dersimizdeki en kapsamlı konulardan biri.זהו אחד החומרים הכי שימושיים בקורס.
Bu konu dersimizdeki en kapsamlı konulardan biri.それにスタンフォード大学レベルの講義なので
Bu konulara ilişkin bilgileri yerel yönetiminizin sosyal hizmetler bürosundan edinebilirsiniz.Du kan fråga om detta på socialbyrån i din hemkommun.
Bu konulara ilişkin bilgileri yerel yönetiminizin sosyal hizmetler bürosundan edinebilirsiniz.Informez-vous sur ces réductions auprès du bureau social de votre commune.
Bu konulara ilişkin bilgileri yerel yönetiminizin sosyal hizmetler bürosundan edinebilirsiniz.Kysy näistä kotikuntasi sosiaalitoimistosta.
Bu konulara ilişkin bilgileri yerel yönetiminizin sosyal hizmetler bürosundan edinebilirsiniz.Pida más información en la oficina de los asuntos sociales de su municipio de residencia.
Bu konulara ilişkin bilgileri yerel yönetiminizin sosyal hizmetler bürosundan edinebilirsiniz.За дополнительной информацией необходимо обращаться в социальную службу своей коммуны.
Bu konulara ilişkin bilgileri yerel yönetiminizin sosyal hizmetler bürosundan edinebilirsiniz.استعلم عن هذه الأمور من مكتب الشئون الاجتماعية في محلة سكنك.
Bu konular alışılagelmiş ders başlıklarının yerine geçti.Acestea vor lua rolul de coordonare a disciplinelor tradiţionale.
Bu konular alışılagelmiş ders başlıklarının yerine geçti.Assumerebbero quindi il ruolo guida che fu delle discipline tradizionali.
Bu konular alışılagelmiş ders başlıklarının yerine geçti.Chúng sẽ đảm nhận vai trò chỉ huy của những nguyên tắc truyền thống.
Bu konular alışılagelmiş ders başlıklarının yerine geçti.Estos asumirian el papel dominante de las disciplinas tradicionales.
Bu konular alışılagelmiş ders başlıklarının yerine geçti.Ils orienteront l'enseignement des disciplines traditionnelles.
Bu konular alışılagelmiş ders başlıklarının yerine geçti.이런 것들이 전통적 학문분과들이 차지했던 지배적 위치를 차지할 것입니다.
Bu konular alışılagelmiş ders başlıklarının yerine geçti.Osiągnęły przewodnią rolę wobec tradycyjnych dyscyplin.
Bu konular alışılagelmiş ders başlıklarının yerine geçti.Sie würden die übergeordnete Rolle gegenüber den traditionellen Disziplinen einnehmen.
Bu konular alışılagelmiş ders başlıklarının yerine geçti.Zij zouden de richtinggevende rol van de traditionele disciplines overnemen.
Bu konular alışılagelmiş ders başlıklarının yerine geçti.Θα έπαιρναν τον κυρίαρχο ρόλο των παραδοσιακών αρχών.
Bu konular alışılagelmiş ders başlıklarının yerine geçti.Вони посіли б чільне місце традиційних дисциплін.
Bu konular alışılagelmiş ders başlıklarının yerine geçti.Они примут ведущую роль традиционных дисциплин.
Bu konular alışılagelmiş ders başlıklarının yerine geçti.Те ще приемат доминиращата роля на традиционните дисциплини.
Bu konular alışılagelmiş ders başlıklarının yerine geçti.הם יקבלו את תפקיד ההובלה במקום הדיסציפלינות המסורתיות.
Bu konular alışılagelmiş ders başlıklarının yerine geçti.وتولوا دور قيادي من التخصصات التقليدية.
Bu konular alışılagelmiş ders başlıklarının yerine geçti.しかし 分割するというよりも 結びつけようと計画しています
Bu konulara sonradan yenileri de eklenecektir.Továbbitémákat majd később csatolnak hozzá.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi."Ceea ce contează cât de departe vom merge?" Prietenul lui solzos răspuns.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi.'"Che importa quanto lontano andiamo?" Il suo amico rispose squamosa.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi."Det afgørende det, hvor langt vi gå?" Hans skællet ven svarede.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi."Điều quan trọng thế nào đến nay chúng tôi đi?" Người bạn có vảy của mình trả lời.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi."Hänen hilseilevä ystävänsä vastasi.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi."Jawab teman itu bersisik.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi.'"Kaj je to pomembno, kako daleč bomo šli?" Luskasta njegov prijatelj odgovoril.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi.' "그것을 문제 어떻게 얼마나 멀리 우리가 어디?"자신의 비늘이 친구는 대답했다.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi."Liczy się to, jak daleko pójdziemy?" Jego łuskowaty przyjaciel odpowiedział.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi."O que importa é o quão longe podemos ir?" Seu amigo scaly respondeu.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi."Qu'importe à quel point nous aller?" Son ami écailleuse répondu.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi."Vad gör det hur långt vi gå?" Hans fjälliga vän svarade.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi."Was nützt es, wie weit wir gehen?" Seinen schuppigen Freund antwortete.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi."Záleží na to, ako ďaleko máme ísť?" Jeho priateľ odpovedal šupinatá.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi."Záleží na to, jak daleko máme jít?" Jeho přítel odpověděl, šupinatá.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi."Αυτό που έχει σημασία πόσο μακριά θα πάμε;" φολιδωτά φίλος του απάντησε.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi."Важливо те, як далеко нам іти?" Свого лускатого одного відповів.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi."Важно то, как далеко нам идти?" Своего чешуйчатого друга ответил.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi."מה שחשוב זה כמה רחוק נלך?" החבר שלו ענה קשקשים.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi."ما يهم أن نذهب إلى أي مدى؟" فأجاب صديقه متقشرة.
"Bu konularda ne kadar uzağa gidiyoruz?" Adlı pullu arkadaşı cevap verdi."別の海岸は、他の側面によって、あなたが知っている、があります。
"Bu konularda 'sorma, söyleme' politikasını uygularız.""Bei solchen Problemen handeln wir nach der 'Frag niemanden, sag's niemandem' Strategie.
"Bu konularda 'sorma, söyleme' politikasını uygularız.""En esos asuntos tenemos una política de "no pregunte, no diga".
"Bu konularda 'sorma, söyleme' politikasını uygularız.""Ezekben az ügyekben a '"Ne kérdezz! Ne áruld el!' módszert alkalmazzuk."
"Bu konularda 'sorma, söyleme' politikasını uygularız." Geiger'dan 45 yıl sonra,"Những vấn đề đó, chúng ta cần thực hành "không hỏi, không nói chính sách" 45 năm sau Geiger,
"Bu konularda 'sorma, söyleme' politikasını uygularız.""이런 문제에 대해서는, '묻지도 말고 말하지도 말라' "
"Bu konularda 'sorma, söyleme' politikasını uygularız.""Legat de acele probleme abordăm o politică de tipul 'nu văd, nu aud'."
"Bu konularda 'sorma, söyleme' politikasını uygularız."'Naar deze problemen kun je beter niet vragen, als je toch niets kunt doen'.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod