konuşuyorum ile cümle

konuşuyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Ve Afrika dışında seyahat etmeye başladım; Avrupa'da konuşuyorum, Amerika'da konuşuyorum, Asya'ya gidiyorum.Така, че аз започнах да пътувам извън Африка, да говоря в Европа, да говоря в Съединените щати, бях в Азия.
Ve Afrika dışında seyahat etmeye başladım; Avrupa'da konuşuyorum,그래서 저는 아프리카가 아닌 유럽에서
Ve Afrika dışında seyahat etmeye başladım; Avrupa'da konuşuyorum,І я виїхала за межі Африканського континенту, стала бесідувати про це з жителями Європи,
Ve Afrika dışında seyahat etmeye başladım; Avrupa'da konuşuyorum,אז התחלתי לנסוע מחוץ לאפריקה, לדבר באירופה,
Ve Afrika dışında seyahat etmeye başladım; Avrupa'da konuşuyorum,لهذا بدأت السفر خارج أفريقيا، أتحدث في أوروبا،
Ve Afrika dışında seyahat etmeye başladım; Avrupa'da konuşuyorum,アメリカで話をして アジアへも行きました
Ve biliyorum ki bunu hafife almıyoruz dediğimde hepimizin adına konuşuyorum.A viem, že hovorím za nás všetkých, keď poviem, že to neberieme ako samozrejmosť.
Ve biliyorum ki bunu hafife almıyoruz dediğimde hepimizin adına konuşuyorum.A vím, že budu mluvit za všechny, když řeknu, že to nepovažujeme za samozřejmost.
Ve biliyorum ki bunu hafife almıyoruz dediğimde hepimizin adına konuşuyorum.Dan saya bicara atas nama kami semua bahwa kami tidak mendapatkannya begitu saja.
Ve biliyorum ki bunu hafife almıyoruz dediğimde hepimizin adına konuşuyorum.E so di parlare a nome di tutti quando dico che non diamo niente per scontato.
Ve biliyorum ki bunu hafife almıyoruz dediğimde hepimizin adına konuşuyorum.Et je sais que je parle au nom de tous lorsque je dis que nous ne le tenons pas pour acquis.
Ve biliyorum ki bunu hafife almıyoruz dediğimde hepimizin adına konuşuyorum.Geen van ons beschouwt het als vanzelfsprekend.
Ve biliyorum ki bunu hafife almıyoruz dediğimde hepimizin adına konuşuyorum.I wiem, że to opinia nas wszystkich, że to doceniamy.
Ve biliyorum ki bunu hafife almıyoruz dediğimde hepimizin adına konuşuyorum.우리가 실수를 전혀 개의치 않는다는 것을 말할때 그것은 여기 모두한테 한 말입니다.
Ve biliyorum ki bunu hafife almıyoruz dediğimde hepimizin adına konuşuyorum.Sei que falo por todos nós quando digo que não a tomamos como garantida.
Ve biliyorum ki bunu hafife almıyoruz dediğimde hepimizin adına konuşuyorum.Ştiu că vorbesc pentru toţi când spun că n-o luăm ca de la sine înțeles.
Ve biliyorum ki bunu hafife almıyoruz dediğimde hepimizin adına konuşuyorum.Và thực ra tôi đang thay mặt cả ban nhạc nói với các bạn rằng chúng tôi không coi đó là điều đương nhiên.
Ve biliyorum ki bunu hafife almıyoruz dediğimde hepimizin adına konuşuyorum.Y sé que hablo por todos cuando digo que no lo damos por hecho.
Ve biliyorum ki bunu hafife almıyoruz dediğimde hepimizin adına konuşuyorum.И знам, че говоря от името на всички нас, когато ви казвам, че не приемаме това за даденост.
Ve biliyorum ki bunu hafife almıyoruz dediğimde hepimizin adına konuşuyorum.И я смело могу сказать, что никто из нас не принимает его как должное.
Ve biliyorum ki bunu hafife almıyoruz dediğimde hepimizin adına konuşuyorum.І я знаю, що говоритиму від імені усіх нас, якщо скажу, що ми не приймаємо це як даність.
Ve biliyorum ki bunu hafife almıyoruz dediğimde hepimizin adına konuşuyorum.ואני יודע שאני מדבר בשם כולנו כשאני אומר לכם שאנו לא לוקחים את זה כמובן מאליו.
Ve biliyorum ki bunu hafife almıyoruz dediğimde hepimizin adına konuşuyorum.وأعرف أنني أتحدث باسمنا جميعا هنا حين أقول أننا لا نعتبر ذلك مسلما به.
Ve biliyorum ki bunu hafife almıyoruz dediğimde hepimizin adına konuşuyorum.バンドスタンドで演奏できて本当に幸せです
Ve değil sadece mobil DS Oyunları, ben tam olarak konuşuyorum konsol Maceraları.휴대용 DS 게임만이 아니라 콘솔 게임을 말하는 겁니다
Ve değil sadece mobil DS Oyunları, ben tam olarak konuşuyorum konsol Maceraları.E non solo giochi per il DS, sto parlando di vere e proprie avventure per consolle.
Ve değil sadece mobil DS Oyunları, ben tam olarak konuşuyorum konsol Maceraları.Et pas seulement sur des jeux DS, je parle de véritables aventures sur consoles !
Ve değil sadece mobil DS Oyunları, ben tam olarak konuşuyorum konsol Maceraları.I nie tylko na platformę DS, myślę o tytułach na główną konsolę.
Ve değil sadece mobil DS Oyunları, ben tam olarak konuşuyorum konsol Maceraları.Og ikke kun på små spillemasker, jeg tænker på alle spillemaskiner.
Ve değil sadece mobil DS Oyunları, ben tam olarak konuşuyorum konsol Maceraları.Und nicht nur in moblien DS-Spielen, ich meine richtige Konsolen-Abenteuerspiele.
Ve değil sadece mobil DS Oyunları, ben tam olarak konuşuyorum konsol Maceraları.Y no sólo juegos móviles DS, estoy hablando de completas aventuras en consolas.
Ve değil sadece mobil DS Oyunları, ben tam olarak konuşuyorum konsol Maceraları.ולא רק משחקי די אס ניידים, אני מדברת על משחקי קונסולה ממש.
Ve değil sadece mobil DS Oyunları, ben tam olarak konuşuyorum konsol Maceraları.今回は、「悲嘆の女性」がビデオゲーム史上において 最も使い古された決まり事であり、
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?Dan saya bicara, tapi Anda sungguh hadirin yang hebat, dan apa yang saya lakukan di sini?
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?E eu falo, mas esta é uma plateia fantástica, e o que é que eu estou a fazer aqui?
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?És beszélek, de ez egy lenyűgöző közönség, és mit csinálok én itt?
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?Et je parle, mais c'est un public incroyable, et qu'est-ce que je fais ici?
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?Ich werde sprechen, aber das ist so ein besonderes Publikum, was mache ich hier bloß?
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?Ik spreek wel, maar dit is een ontzagwekkend publiek, en wat doe ik hier?
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?제가 발표를 하고 있지만 이는 정말 놀라운 발표 기회에요. 그리고 전 여기서 뭐하는 있는거죠?
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?Mluvím běžně, ale tohle je naprosto odlišné a úžasné publikum a co já tady vlastně dělám?
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?Och jag håller tal men det här är en fantastisk publik och vad håller jag på med?
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?Parlo, ma questo è un pubblico meraviglioso, cosa ci faccio qui?
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?Przemawiam do wspaniałej publiczności. Co ja tu robię?
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?Rozprávam, ale toto je úžasné publikum, a čo tu robím?
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?Şi vorbesc, dar acesta este un public minunat, şi ce caut eu aici?
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?Và tôi nói, đây là những khán giả tuyệt vời, và tôi đang làm gì trên này?
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?Y dije, pero este es un público increíble, y ¿qué estoy haciendo aquí?
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?Και μιλώ, ωστόσο αυτό είναι ένα εκπληκτικό κοινό, και τι κάνω εδώ;
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?И аз говоря, но това е невероятна публика, и какво правя аз тук?
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?И я говорю, ну это же удивительная аудитория, и что я здесь делаю?
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?І я говорю, але ж це прекрасна аудиторія, і що я тут роблю?
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?והנה אני מדברת כאן, ואתם קהל מדהים ומה אני עושה כאן?
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?و أنا متحدثة، و لكن هذا جمهور مذهل، و ما الذي أفعله هنا؟
Ve konuşuyorum, ama bu muhteşem bir dinleyici kitlesi, ve ne yapıyorum burada?素晴らしい聴衆に恵まれ ここにいるのが夢のようです でも この会場に来るのに
Ve manipulasyon derken, Darwinist açıdan konuşuyorum, değil mi?Als ik manipulatie zeg, dan bedoel ik dat in Darwiniaanse zin.
Ve manipulasyon derken, Darwinist açıdan konuşuyorum, değil mi?Dan ketika saya bilang ditipu, saya berbicara dalam pengertian Darwinian, ya kan?
Ve manipulasyon derken, Darwinist açıdan konuşuyorum, değil mi?E quando dico manipolata, lo dico in senso darwiniano, capite?
Ve manipulasyon derken, Darwinist açıdan konuşuyorum, değil mi?Et quand je dis manipulé, je parle dans le sens de Darwin, exact?
Ve manipulasyon derken, Darwinist açıdan konuşuyorum, değil mi?여기서 저는 "조종하다"란 말을 다윈적인 의미로 사용하고 있습니다. 아시겠습니까?

İlgili Sayfalar