konuşuyorum ile cümle

konuşuyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
TED'in kardeş organizasyonu olan, Şeytan TED'de konuşuyorum.「悪のTED」で講演しています
Teker teker sor. Panik yapma. Konuşuyorum.. على مهلك , لاتهلع .أنا أتحدث الآن
Tek konuşuyorum.Io sono uno di quelli
Tek konuşuyorum.J'en suis un.
Tek konuşuyorum.Jesteśmy jednogłośni.
Tek konuşuyorum.Me incluyo.
Tek konuşuyorum.Vorbim aceeași limbă.
Tek konuşuyorum.Wie der da.
Tek konuşuyorum.Никаких разногласий.
Tüm şirketler hakkında konuşuyorum.Az összes cégről beszélek.
Tüm şirketler hakkında konuşuyorum.Estoy hablando de todas las empresas.
Tüm şirketler hakkında konuşuyorum.Falo de todas as empresas.
Tüm şirketler hakkında konuşuyorum.Govorim o vseh podjetjih.
Tüm şirketler hakkında konuşuyorum.Ich spreche von allen Unternehmen.
Tüm şirketler hakkında konuşuyorum.Ik heb het over alle bedrijven.
Tüm şirketler hakkında konuşuyorum.Jag talar om alla företag.
Tüm şirketler hakkında konuşuyorum.Je parle de toutes les entreprises.
Tüm şirketler hakkında konuşuyorum.저는 모든 회사에 관해 이야기하는 것입니다.
Tüm şirketler hakkında konuşuyorum.Mówię o wszystkich firmach.
Tüm şirketler hakkında konuşuyorum.Nemluvím teď jen o těch špatných společnostech - o jatkách lidské duše, jak jim říkám.
Tüm şirketler hakkında konuşuyorum.Parlo di tutte le aziende.
Tüm şirketler hakkında konuşuyorum.Saya berbicara mengenai semua perusahaan perusahaan.
Tüm şirketler hakkında konuşuyorum.Tôi nói về tất cả các công ty.
Tüm şirketler hakkında konuşuyorum.Μιλάω για όλες τις επιχειρήσεις.
Tüm şirketler hakkında konuşuyorum.Говоря за всички компании.
Tüm şirketler hakkında konuşuyorum.Я говорю о всех компаниях.
Tüm şirketler hakkında konuşuyorum.Я говорю про всі компанії.
Tüm şirketler hakkında konuşuyorum.אני מדבר על כל החברות.
Tüm şirketler hakkında konuşuyorum.أنا أتحدث عن جميع الشركات.
Tüm şirketler hakkında konuşuyorum.営利企業は
Ülkenin dört bir yanında, küçük işletme sahipleriyle konuşuyorum.Ich rede mit kleine Unternehmen im Land.
Unutmayın ki dünyanın çoğunluğu hakkında konuşuyorum.A mějte na paměti, nyní mluvím o většině světové půdy.
Unutmayın ki dünyanın çoğunluğu hakkında konuşuyorum.Beachten Sie, dass ich dabei vom Großteil der Erdoberfläche spreche.
Unutmayın ki dünyanın çoğunluğu hakkında konuşuyorum.Dan ingatlah bahwa saya saat ini sedang bicara tentang sebagian besar lahan di dunia.
Unutmayın ki dünyanın çoğunluğu hakkında konuşuyorum.Je parle de la plupart des terres de la planète aujourd'hui, gardons ça à l'esprit.
Unutmayın ki dünyanın çoğunluğu hakkında konuşuyorum.제가 전 세계의 땅 대부분을 얘기한다는 것을 기억하십시오.
Unutmayın ki dünyanın çoğunluğu hakkında konuşuyorum.Mówię teraz o większości terenów na świecie.
Unutmayın ki dünyanın çoğunluğu hakkında konuşuyorum.Ne feledjük, hogy a szárazföld nagyobbik része ilyen.
Unutmayın ki dünyanın çoğunluğu hakkında konuşuyorum.Och kom ihåg, jag pratar om det mesta av världens land nu.
Unutmayın ki dünyanın çoğunluğu hakkında konuşuyorum.Pitäkää mielessä, että puhun valtaosasta maapallon pinta-alasta.
Unutmayın ki dünyanın çoğunluğu hakkında konuşuyorum.Rețineți, vorbesc despre cea mai mare parte a terenurilor de pe Pământ.
Unutmayın ki dünyanın çoğunluğu hakkında konuşuyorum.Tenete presente che sto parlando della maggior parte della terra mondiale.
Unutmayın ki dünyanın çoğunluğu hakkında konuşuyorum.Y tengan en cuenta, estoy hablando de la mayor parte de las tierras del mundo ahora.
Unutmayın ki dünyanın çoğunluğu hakkında konuşuyorum.Και θυμηθείτε ότι μιλάω για το μεγαλύτερο μέρος της γης του πλανήτη σήμερα.
Unutmayın ki dünyanın çoğunluğu hakkında konuşuyorum.Имайте предвид, че говоря за по-голямата част от сушата на Земята.
Unutmayın ki dünyanın çoğunluğu hakkında konuşuyorum.Имейте в виду, что я говорю о большей части мировой суши.
Unutmayın ki dünyanın çoğunluğu hakkında konuşuyorum.צריך לזכור שאני מדבר על מרבית הקרקע בעולם.
Unutmayın ki dünyanın çoğunluğu hakkında konuşuyorum.動物の生息数を減らしても砂漠化と
Uygun bir istiare sayılmaz ama... ...sistemin geneli hakkında konuşuyorum işte.Это не идеальная метафора, но я говорю о пересмотре системы.
Ve Afrika dışında seyahat etmeye başladım; Avrupa'da konuşuyorum, Amerika'da konuşuyorum, Asya'ya gidiyorum.Alors j'ai commencé à voyager en dehors de l'Afrique, à prendre la parole en Europe, aux Etats-Unis, en Asie.
Ve Afrika dışında seyahat etmeye başladım; Avrupa'da konuşuyorum, Amerika'da konuşuyorum, Asya'ya gidiyorum.Então eu comecei a viajar fora de África, a fazer palestras na Europa, a fazer palestras nos EUA, na Ásia.
Ve Afrika dışında seyahat etmeye başladım; Avrupa'da konuşuyorum, Amerika'da konuşuyorum, Asya'ya gidiyorum.Entonces empecé a viajar fuera de África, hablando en Europa, hablando en los Estados Unidos, yendo a Asia.
Ve Afrika dışında seyahat etmeye başladım; Avrupa'da konuşuyorum, Amerika'da konuşuyorum, Asya'ya gidiyorum.Ho quindi cominciato a tenere conferenze fuori dall'Africa, in Europa, negli Stati Uniti, in Asia.
Ve Afrika dışında seyahat etmeye başladım; Avrupa'da konuşuyorum, Amerika'da konuşuyorum, Asya'ya gidiyorum.Ik begon met reizen buiten Afrika, spreken in Europa en de Verenigde Staten, ik ging naar Azië.
Ve Afrika dışında seyahat etmeye başladım; Avrupa'da konuşuyorum, Amerika'da konuşuyorum, Asya'ya gidiyorum.So begann ich, außerhalb Afrikas zu reisen, ich hielt Reden in Europa und Amerika, ich reiste nach Asien.
Ve Afrika dışında seyahat etmeye başladım; Avrupa'da konuşuyorum, Amerika'da konuşuyorum, Asya'ya gidiyorum.Tehát Afrikán kívül kezdtem utazgatni, beszédeket tartottam Európában, az Egyesült Államokban és Ázsiában.
Ve Afrika dışında seyahat etmeye başladım; Avrupa'da konuşuyorum, Amerika'da konuşuyorum, Asya'ya gidiyorum.Vì thế tôi bắt đầu đi ra ngoài Châu Phi, tọa đàm ở Châu Âu, trò chuyện ở Mỹ, đến Châu Á.
Ve Afrika dışında seyahat etmeye başladım; Avrupa'da konuşuyorum, Amerika'da konuşuyorum, Asya'ya gidiyorum.Zaczęłam więc podróżować poza Afryką, rozmawiając w Europie, w Stanach Zjednoczonych, w Azji.
Ve Afrika dışında seyahat etmeye başladım; Avrupa'da konuşuyorum, Amerika'da konuşuyorum, Asya'ya gidiyorum.Έτσι ξεκίνησα να ταξιδεύω εκτός Αφρικής, στην Ευρώπη, στην Αμερική και στην Ασία.
Ve Afrika dışında seyahat etmeye başladım; Avrupa'da konuşuyorum, Amerika'da konuşuyorum, Asya'ya gidiyorum.И я стала вести беседы за пределами континента, в Европе, в Соединенных Штатах, в Азии.

İlgili Sayfalar