konuşuyorsun ile cümle
konuşuyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Çok enigmatik konuşuyorsun ! anlamıyorum !You always speak so profoundly. I can never understand.
İmparatorla ne biçim konuşuyorsun ! Köylü !How dare you talk to the Emperor, you peasant!
Neden benimle konuşuyorsun?Again, why are you talking to me about it?!
'Garanti' hakkında mı konuşuyorsun?Are you talking about a guarantee?
Aynı zamanda beyzbol hakkında da konuşuyorsunuz.You're also talking about baseball.
Neden normal şekilde konuşuyorsun?Why are you talking normal?
Sen ne konuda konuşuyorsun?!What the hell are you talking about?!
Şu an'da kim olarak konuşuyorsun?Who are you speaking now? [Q.]
Diyelim ki Apple'ın üretim müdürüyle konuşuyorsun ona ne söylerdin?If you had a minute, say, with Apple's head of manufacturing, what would you say?
Tamam görünüşe göre yine kendinle konuşuyorsunOkay well it looks like you're talking to yourself again
Neden bugün benimle böyle bu kadar kibar konuşuyorsun? Böyle yapmamalısın.Why are you so kind-hearted today?
Gel hadi ! durma orda ! Sen ... Ne konuşuyorsun ki ?Come on ! you ... what are you saying ? where are you going ?
Amerikalılar bunla ilgili konuşmuyor ama sizi konuşuyorsunuz.Americans don't talk about this, but you do.
Ve arkadaşlarınızla bunu konuşuyorsunuz.And you talk about it with your friends.
Bunu konuşuyorsunuz.You talk about it.
Konuşuyorsunuz, onun sözlerini taşıyorsunuz.You pass it around. You pass his words around.
"Kendinden çok emin konuşuyorsun,"You're so sure of your position
Nasıl çok iyi Korece konuşuyorsun?How do you speak Korean so well?
Hey.Sokakta neden böyle konuşuyorsun?Hey. Why are you speaking like this in the street?
En azından güzel konuşuyorsun.At least you speak well.
Çünkü o sizi buraya getirdiğinden beri, onunla tatlı dille konuşuyorsunuz.It should catch on fire, and burn down... [applause]
Şimdi böyle konuşuyorsun.You talk like this right now.
Ne zaman... etrafta boş boş gezdim de, öyle konuşuyorsun?When...have I ever played around that makes you say that?
Üstelik çok konuşuyorsunYou also talk too much.
Rus mafya ne konuşuyorsun?What are you talking Russian Mafia?
Bir sürü ilişki yaşamış gibi konuşuyorsun.You sound like you have tons of experience.
Kendi kendine ne konuşuyorsun öyle?Aigoo, what are you talking to yourself about?
Evet, çünkü sen İspanyolca'yı çok hızlı konuşuyorsun.Yes, that's because you talk too fast in Spanish.
Peki ne hakkında konuşuyorsun?So what do you talk about?
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.You speak about these things with so much insight and empathy for your patients.
Sevgili hanımefendi, kendi adınıza konuşuyorsunuz.My dear lady, you are pleading for yourself.
Gelecek zaman kipi bulunan bir dil olan İngilizce dilini konuşuyorsunuz.You speak English, a futured language.
Hey, Sen yerel argo konuşuyorsun doğru ve düzgün.Hey, you're speaking the local lingo right and proper.
Neden bugün benimle böyle bu kadar kibar konuşuyorsun?Why are you so kind-hearted today?
Bazen mesela, bir arkadaşın hakkında konuşuyorsun ve telefon çalıyor.Sometimes you are talking about your friend and your phone bell ring.
O zaman nasıl bu kadar iyi Korece konuşuyorsun?Then how's your Korean so good?
Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, Hilekârların diliyle konuşuyorsun.For your iniquity teaches your mouth, and you choose the language of the crafty.
Aslında siz, hepiniz gördünüz bunu, Öyleyse ne diye boş boş konuşuyorsunuz?Behold, all of you have seen it yourselves; why then have you become altogether vain?
Öğrencileri gelip İsaya, ‹‹Halka neden benzetmelerle konuşuyorsun?›› diye sordular.The disciples came, and said to him, "Why do you speak to them in parables?"
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.His disciples said to him, "Behold, now you speak plainly, and speak no figures of speech.
Mûsa dedi ki: "Gerçek size ulaştığında böyle mi konuşuyorsunuz?"You say this of the truth," said Moses, "after it has come to you.
Eğer bana Ben olarak sesleniyorsanız o beyefendiyle konuşuyorsunuz.If you say Ben you're talking to that guy.
Eğer DeLa olarak seslenirseniz benimle konuşuyorsunuz demektir." [2]If you say DeLa you are talking to me."[2]
İş hakkında mı konuşuyorsunuz?Sprecht ihr über die Arbeit?
Ne hakkında konuşuyorsunuz?Wovon sprechen Sie?
Annen gibi konuşuyorsun.Du sprichst wie deine Mutter.
Kimle konuşuyorsun?Mit wem redest du?
Benimle mi konuşuyorsunuz?Sprechen Sie mit mir?
Sen kimsin de benimle böyle konuşuyorsun?Wer bist du, dass du so mit mir sprichst?
Anneannem gibi konuşuyorsun.Du redest wie meine Oma.
Siz konuşuyorsunuz.Sie sprechen.
Çok hızlı konuşuyorsun.Du sprichst zu schnell.
Benimle uzun süredir konuşuyorsun ve benim ismimi bilmiyor musun?Du redest mit mir schon so lange und du weißt nicht, wie ich heiße?!
İngilizceyi çok iyi konuşuyorsun.Du sprichst sehr gut Englisch.
Çok iyi İngilizce konuşuyorsun.Du sprichst sehr gut Englisch.
(Kimle konuşuyorsun?)Mit wem redet Ihr!
Sanki sen şefmişsin gibi konuşuyorsun.Tu parles comme si tu étais le chef.
Kime konuşuyorsun sen, soytarı?À qui parles-tu, farceur ?
Benimle uzun süredir konuşuyorsun ve benim ismimi bilmiyor musun?Tu parles avec moi depuis si longtemps et tu ne sais pas comment je m'appelle ?!
Tek başına mı konuşuyorsun?Tu parles tout seul ?