konuşuyorsun ile cümle
konuşuyorsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Các môn đồ thưa rằng: Bây giờ thầy phán rõ ràng, và không phán bằng lời ví dụ.
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Các môn_đồ thưa rằng : Bây_giờ thầy phán rõ_ràng , và không phán bằng lời ví_dụ .
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Då sade hans lärjungar: »Se, nu talar du öppet och brukar inga förtäckta ord.
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Disseram os seus discípulos: Eis que agora falas abertamente, e não por figura alguma.
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Gli dicono i suoi discepoli: «Ecco, adesso parli chiaramente e non fai più uso di similitudini
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Hänen opetuslapsensa sanoivat: "Katso, nyt sinä puhut avonaisesti etkä käytä mitään kuvausta.
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Hans Disciple sige til ham: "Se, nu taler du frit ud og siger ingen Lignelse.
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Hans disipler sa: Se, nu taler du fritt ut og sier ingen lignelse;
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.제자들이 말하되 지금은 밝히 말씀하시고 아무 비사도 하지 아니하시니
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Lalu pengikut-pengikut Yesus berkata kepada-Nya, "Sekarang Tuhan bicara terus terang dan tidak memakai kiasan
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Le dijeron sus discípulos: --He aquí, ahora hablas claramente y no hablas en ninguna figura
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Mondának néki az õ tanítványai: Ímé, most nyiltan beszélsz és semmi példázatot nem mondasz.
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Reko mu učenci njegovi: Glej, sedaj odkrito govoriš in ne praviš nobene prilike.
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Řkou jemu učedlníci jeho: Aj, nyní zjevně mluvíš, a přísloví žádného nepravíš.
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Rzekli mu uczniowie jego: Oto teraz jawnie mówisz, a żadnej przypowieści nie powiadasz;
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Ses disciples lui dirent: Voici, maintenant tu parles ouvertement, et tu n`emploies aucune parabole.
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Sprechen zu ihm seine Jünger: Siehe, nun redest du frei heraus und sagst kein Sprichwort.
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Ucenicii Săi I-au zis: ,,Iată că acum vorbeşti desluşit, şi nu spui nicio pildă.
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Vtedy mu povedali jeho učeníci: Hľa, teraz hovoríš zjavne a nehovoríš nijakého podobenstva,
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Zijn discipelen zeiden: "Dat is tenminste niet zo onbegrijpelijk. Nu spreekt U duidelijke taal.
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Λεγουσι προς αυτον οι μαθηται αυτου Ιδου, τωρα παρρησια λαλεις και, ουδεμιαν παροιμιαν λεγεις.
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.А като казваше това, Той означаваше от каква смърт щеше да умре.
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Кажуть Йому ученики Його: Оттепер явно глаголеш, і приповісти ніякої не кажеш.
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.Ученики Его сказали Ему: вот, теперь Ты прямо говоришь, и притчи не говоришь никакой.
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.ויאמרו אליו תלמידיו הנה כעת ברור תמלל ולא תמשל משל׃
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.قال له تلاميذه هوذا الآن تتكلم علانية ولست تقول مثلا واحدا.
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.門 徒 說 、 如 今 你 是 明 說 、 並 不 用 比 喻 了
Öğrencileri, ‹‹İşte, şimdi açıkça konuşuyorsun, hiç örnek kullanmıyorsun›› dediler.門徒說 、 如今 你 是 明說 、 並 不 用 比喻 了
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor. "Dünyanın queerest şey yaşlı adam bakın.Dia tahu kita bicara tentang dia "Itu adalah hal paling aneh di dunia. melihat pria tua.
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor. "Dünyanın queerest şey yaşlı adam bakın.El ştie că suntem vorbesti despre el "A fost queerest lucru din lume la. a vedea colegi vechi.
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor. "Dünyanın queerest şey yaşlı adam bakın.우리가 그에 대해 얘기하는지 알아. "그것은 세상에서 가장 이상한 것들이 ... 여기저기되었습니다
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor. "Dünyanın queerest şey yaşlı adam bakın.Ngài biết chúng ta đang talkin 'về anh ấy "Đó là điều queerest trên thế giới. xem các đồng nghiệp cũ.
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor. "Dünyanın queerest şey yaşlı adam bakın.הוא יודע שאנחנו מדבר עליו. "זה היה הדבר הכי מוזר בעולם
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor. "Dünyanın queerest şey yaşlı adam bakın.لأنه يعلم أننا تتحدثون عنه "إنه كان queerest شيء في العالم
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor. "Dünyanın queerest şey yaşlı adam bakın.古い仲間を参照してください。
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor.Ele sabe que estamos falando sobre ele.
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor.Él sabe que estamos hablando de él.
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor.Er weiß, dass wir talkin 'über ihn.
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor.Hän tietää, että olemme puhut hänelle.
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor.Han ved, at vi snakker om ham.
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor.Han vet att vi snackar om honom.
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor.Hij weet dat we het over hem.
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor.Il sait que nous sommes Talkin 'sur lui.
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor.Lui sa che stiamo parlando 'su di lui.
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor.On vie, že sme hovoríš ho.
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor.On ví, že jsme mluvíš ho.
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor.On wie, że jesteś talkin 'o nim.
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor.Tudja, mi beszél róla.
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor.Ve, da smo govoriš njem.
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor.Ξέρει είμαστε talkin 'γι' αυτόν.
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor.Він знає, що ми говориш про нього.
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor.Он знает, что мы говоришь о нем.
O, onun hakkında konuşuyorsun 'biliyor.Той знае, че ние сме говориш за него.
O zaman nasıl bu kadar iyi Korece konuşuyorsun?Akkor hogy beszélhet ilyen jól koreaiul?
O zaman nasıl bu kadar iyi Korece konuşuyorsun?Vậy sao cô nói tiếng Hàn tốt quá vậy?
O zaman nasıl bu kadar iyi Korece konuşuyorsun?Тогава как корейският ти е толкова добър?
Peki ne hakkında konuşuyorsun?Dus waar heb je het over?
Peki ne hakkında konuşuyorsun?Şi despre ce vorbeşti?
Peki ne hakkında konuşuyorsun?И о чём ты пишешь?
Rus mafya ne konuşuyorsun? Adam, ben sadece basketbol oynamak istiyorum.Τι λες ρωσική μαφία; Man, I απλά θέλουν να παίξουν μπάσκετ.