konuşuyorlar ile cümle

konuşuyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ben sadece İngilizce onlar ise İtalyanca konuşuyorlar, yani iletişim kurmamız mümkün değil.Hablo sólo inglés, ellos hablan sólo italiano, así que no teníamos manera de comunicarnos.
Ben sadece İngilizce onlar ise İtalyanca konuşuyorlar, yani iletişim kurmamız mümkün değil.Ich spreche nur Englisch, sie sprechen nur Italienisch, also hatten wir keine Möglichkeit zu kommunizieren.
Ben sadece İngilizce onlar ise İtalyanca konuşuyorlar, yani iletişim kurmamız mümkün değil.Ik spreek alleen Engels, zij alleen Italiaans, dus we hadden geen manier om te communiceren.
Ben sadece İngilizce onlar ise İtalyanca konuşuyorlar, yani iletişim kurmamız mümkün değil.Io parlo solo inglese, loro solo italiano, sicché non c'era modo di comunicare.
Ben sadece İngilizce onlar ise İtalyanca konuşuyorlar, yani iletişim kurmamız mümkün değil.Jag pratar bara engelska, de pratar bara italienska, så vi hade inget sätt att kommunicera.
Ben sadece İngilizce onlar ise İtalyanca konuşuyorlar, yani iletişim kurmamız mümkün değil.Ja rozprávam iba anglicky, oni zase len taliansky, takže medzi nami bola komunikačná bariéra.
Ben sadece İngilizce onlar ise İtalyanca konuşuyorlar, yani iletişim kurmamız mümkün değil.Jeg kan kun engelsk, de kunne kun italiensk,® så vi kunne ikke kommunikere.
Ben sadece İngilizce onlar ise İtalyanca konuşuyorlar, yani iletişim kurmamız mümkün değil.Je ne parle qu'anglais, ils ne parlent qu'italien, nous n'avions donc aucun moyen de communiquer.
Ben sadece İngilizce onlar ise İtalyanca konuşuyorlar, yani iletişim kurmamız mümkün değil.전 영어밖에 못 하고 아이들은 이탈리아어밖에 못 하니 우리는 의사소통할 방법이 없었죠.
Ben sadece İngilizce onlar ise İtalyanca konuşuyorlar, yani iletişim kurmamız mümkün değil.Mluvím pouze anglicky, oni mluví pouze italsky, takže jsme nemohli nijak komunikovat.
Ben sadece İngilizce onlar ise İtalyanca konuşuyorlar, yani iletişim kurmamız mümkün değil.Mówię tylko po angielsku, oni tylko po włosku, więc nie mieliśmy jak się porozumieć.
Ben sadece İngilizce onlar ise İtalyanca konuşuyorlar, yani iletişim kurmamız mümkün değil.Puhun vain englantia, he puhuvat vain italiaa, joten me emme voineet kommunikoida.
Ben sadece İngilizce onlar ise İtalyanca konuşuyorlar, yani iletişim kurmamız mümkün değil.Tôi chỉ nói tiếng Anh, chúng lại chỉ nói tiếng Ý, nên chúng tôi không thể giao tiếp.
Ben sadece İngilizce onlar ise İtalyanca konuşuyorlar, yani iletişim kurmamız mümkün değil.Μιλώ μόνο Αγγλικά και μιλούσαν μόνο Ιταλικά, έτσι δεν είχαμε τρόπο να επικοινωνήσουμε.
Ben sadece İngilizce onlar ise İtalyanca konuşuyorlar, yani iletişim kurmamız mümkün değil.Аз говоря само английски, те - само италиански, така че не можехме да общуваме.
Ben sadece İngilizce onlar ise İtalyanca konuşuyorlar, yani iletişim kurmamız mümkün değil.Я говорю только по-английски, дети - только по-итальянски, поэтому у нас не было возможности разговаривать.
Ben sadece İngilizce onlar ise İtalyanca konuşuyorlar, yani iletişim kurmamız mümkün değil.Я розмовляю тільки англійською, вони - тільки італійською, отже ми не мали можливості спілкування.
Ben sadece İngilizce onlar ise İtalyanca konuşuyorlar, yani iletişim kurmamız mümkün değil.דיברתי רק אנגלית, הם דיברו רק איטלקית, כך שלא ניתן היה לתקשר.
Ben sadece İngilizce onlar ise İtalyanca konuşuyorlar, yani iletişim kurmamız mümkün değil.أنا أتكلم اللغة الإنجليزية فقط ، وهم يتحدثون الايطالية فقط، لذلك لم تكن لدينا أيّة طريقة للتواصل.
Ben sadece İngilizce onlar ise İtalyanca konuşuyorlar, yani iletişim kurmamız mümkün değil.会話するすべがありませんでした 黒板に英語で質問を書き始めると それを見て
Birbirleriyle konuşuyorlar gibi.Chyba rozmawiają.
Birbirleriyle konuşuyorlar gibi.De ser ud til at tale med hinanden.
Birbirleriyle konuşuyorlar gibi.De verkar prata med varandra.
Birbirleriyle konuşuyorlar gibi.He juttelevat.
Birbirleriyle konuşuyorlar gibi.Parece que están hablando.
Birbirleriyle konuşuyorlar gibi.Parece que estão a conversar.
Birbirleriyle konuşuyorlar gibi.Sembra che si stiano parlando.
Birbirleriyle konuşuyorlar gibi.Φαίνεται να συζητάνε.
Birbirleriyle konuşuyorlar gibi.Кажется, они разговаривают.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.Estaban sentados en círculo hablando de los sueños de los aldeanos.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.Họ đã ngồi thành vòng tròn, nói về những ước mơ cho ngôi làng
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.Ils étaient assis en cercle, ils parlaient des rêves pour le village.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.그들은 둘러앉아서, 마을을 위한 꿈을 이야기 했습니다.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.Sedevano in circolo, a parlare dei loro sogni per il villaggio.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.Siedzieli w kręgu rozmawiając o swoich życzeniach dla wioski.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.Sie saßen in einem Kreis und redeten über die Träume für das Dorf.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.Stăteau în cerc, vorbind despre visurile lor pentru sat.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.Ze zaten in een kring te praten over hun dromen voor het dorp.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.Они сидели в кругу, разговаривая о мечтах для деревни.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.Те седяли в кръг, говорйки за мечтите на селото.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.הן ישבו במעגל ושוחחו על החלומות בנוגע לכפר.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.حيث كانوا يجلسون في دائرة, يتحدثون عن أحلام القرية.
Bir daire içinde oturmuş, köy için hedefleri hakkında konuşuyorlardı.語っていたところ 村のある女性が声をあげ
Bize kim olduğumuzu anlatmak için doğanın gücü hakkında konuşuyorlar.Autorzy mówią o prawie natury do określania, kim jesteśmy.
Bize kim olduğumuzu anlatmak için doğanın gücü hakkında konuşuyorlar.Ci parlano del potere della natura per dirci chi siamo noi.
Bize kim olduğumuzu anlatmak için doğanın gücü hakkında konuşuyorlar.De talar om naturens makt att säga vilka vi är.
Bize kim olduğumuzu anlatmak için doğanın gücü hakkında konuşuyorlar.Eles falavam sobre o poder da natureza para nos dizer quem somos nós.
Bize kim olduğumuzu anlatmak için doğanın gücü hakkında konuşuyorlar.Hablan del poder de la Naturaleza para decirnos quiénes somos.
Bize kim olduğumuzu anlatmak için doğanın gücü hakkında konuşuyorlar.Họ nói về quyền năng của đấng tự nhiên để nói cho ta biết ta là ai.
Bize kim olduğumuzu anlatmak için doğanın gücü hakkında konuşuyorlar.Hovorí o sile prírody, ktorá nám odhalí, kto vlastne sme.
Bize kim olduğumuzu anlatmak için doğanın gücü hakkında konuşuyorlar.Ils parlent du pouvoir de la nature pour nous dire qui nous sommes.
Bize kim olduğumuzu anlatmak için doğanın gücü hakkında konuşuyorlar.우리가 누군지 말해주기 위해 자연의 힘을 설명합니다.
Bize kim olduğumuzu anlatmak için doğanın gücü hakkında konuşuyorlar.Mereka bicara tentang kekuatan alam untuk menjelaskan siapa kita.
Bize kim olduğumuzu anlatmak için doğanın gücü hakkında konuşuyorlar.Sie reden von der Macht der Natur um uns zu sagen wer wir sind.
Bize kim olduğumuzu anlatmak için doğanın gücü hakkında konuşuyorlar.Vorbesc despre puterea naturii de a ne spune cine suntem.
Bize kim olduğumuzu anlatmak için doğanın gücü hakkında konuşuyorlar.Ze praten over de kracht van de natuur om ons te vertellen wie we zijn.
Bize kim olduğumuzu anlatmak için doğanın gücü hakkında konuşuyorlar.Вони говорили про силу природи, яка дає нам пізнати хто ми.
Bize kim olduğumuzu anlatmak için doğanın gücü hakkında konuşuyorlar.Там говорится о силе природы, определяющей, кто мы есть.
Bize kim olduğumuzu anlatmak için doğanın gücü hakkında konuşuyorlar.Те говорят за това, че природата е тази, която определя кои сме.
Bize kim olduğumuzu anlatmak için doğanın gücü hakkında konuşuyorlar.הם מדברים על כוחו של הטבע לומר לנו מי אנחנו.

İlgili Sayfalar