konuşuyorlar ile cümle
konuşuyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Çünkü senin vurduğun insanlara zulmediyor, Yaraladığın insanların acısını konuşuyorlar.因為 你 所 擊 打的 、 他 們 就 逼迫 . 你 所擊傷 的 、 他們戲說 他 的 愁苦
"Dune" isimli bir roman hakkında konuşuyorlardı.二人は 母娘ともに 熱狂的なファン-
"Dune" isimli bir roman hakkında konuşuyorlardı.그 들은 그 소설 "듄"에 대해 이야기하고 있었습니다.
"Dune" isimli bir roman hakkında konuşuyorlardı.והן שוחחו על הספר "חולית",
"Dune" isimli bir roman hakkında konuşuyorlardı.وكانتا تتحدثان عن رواية دون
Dünya Bankası raporları okumak ve geliştirme için yetersiz kaydetme hakkında konuşuyorlar.Διαβάστε τις εκθέσεις της Παγκόσμιας Τράπεζας, και όλοι μιλούν για την ανεπαρκή εξοικονόμηση για ανάπτυξη.
Eğer varsa, ne hakkında konuşuyorlar?A ak áno, o čom sa rozprávajú?
Eğer varsa, ne hakkında konuşuyorlar?Dacă da, despre ce vorbesc?
Eğer varsa, ne hakkında konuşuyorlar?E se così fosse, che cosa dicono?
Eğer varsa, ne hakkında konuşuyorlar?무슨 대화를 하는 걸까요?
Eğer varsa, ne hakkında konuşuyorlar?¿Tienen un idioma y, en caso afirmativo, de qué hablan?
Eğer varsa, ne hakkında konuşuyorlar?על מה הם משוחחים?
Eğer varsa, ne hakkında konuşuyorlar?عن ماذا تتكلم؟
Eğer varsa, ne hakkında konuşuyorlar?数十年前に -- 数年ではないのですよ --
Exxon Valdez hakkinda konusuyorlardi, ve azlasiyla petrol tankeri olacagini sigorta endustrileri nedeniyle.라디오에선 엑손 발데즈호에 대해 말하고 있었는데요 보험업계 때문에 유조선의 과잉 공급이 있을거라고 했습니다.
Exxon Valdez hakkinda konusuyorlardi, ve azlasiyla petrol tankeri olacagini sigorta endustrileri nedeniyle.Sie sprachen über die Exxon Valdez, und dass es eine Flut von Öltankern geben würde, wegen der Versicherungen.
Exxon Valdez hakkinda konusuyorlardi, ve azlasiyla petrol tankeri olacagini sigorta endustrileri nedeniyle.Vorbeau despre Exxon Valdez, și că va fi o supraproducție de petroliere datorită industriilor de asigurări.
Exxon Valdez hakkinda konusuyorlardi, ve azlasiyla petrol tankeri olacagini sigorta endustrileri nedeniyle.Zbliżał się wysyp nadmiarowych tankowców wywołany przez przemysł ubezpieczeniowy.
Exxon Valdez hakkinda konusuyorlardi, ve azlasiyla petrol tankeri olacagini sigorta endustrileri nedeniyle.Говореха за Ексън Валдез и че там ще има скупчване на петролни танкери заради застрахователните индустрии.
Exxon Valdez hakkinda konusuyorlardi, ve azlasiyla petrol tankeri olacagini sigorta endustrileri nedeniyle.הם היו מדברים על כתם הנפט של אקסון ולדז, ושהולכת להיות הצפה במיכליות נפט בגלל חברות הביטוח הגדולות.
Exxon Valdez hakkinda konusuyorlardi, ve azlasiyla petrol tankeri olacagini sigorta endustrileri nedeniyle.وكانت تتحدث عن إكسون فالدز أنه سيكون هنالك تخمة من صهاريج النفط بسبب شركات التامين
Exxon Valdez hakkinda konusuyorlardi, ve azlasiyla petrol tankeri olacagini sigorta endustrileri nedeniyle.保険の問題で 石油タンカーの過剰供給が 起こるというニュースでした 石油タンカーは退役させねばならず
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)Aqui está uma SOLE em ação. (Crianças a falar)
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)(Copii vorbind)
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)(Děti mluví)
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)(Dieťa hovorí)
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)Hier ist eine solche Lernumgebung, eine SOLE in Aktion. (Kinder reden miteinander)
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)Hier zie je een SOLE in de praktijk. (Kinderen praten met elkaar)
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)(Học sinh bàn tán)
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)Íme egy ÖTK működés közben. (Gyerekek beszélgetnek)
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)Inilah SOLE. (Anak-anak berbicara)
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)(Niños hablando)
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)Oto SOLE w działaniu. (Dzieci rozmawiają)
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)Qui c'è una scuola "SOLE" in azione. (Bambini che parlano)
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)여기 SOLE가 실행중에 있는데요. (아이들이 얘기하는 소리)
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)Tässä on IO toiminnassa. (Lapsia puhumassa)
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)Voila un EAAO en action. (Des enfants parlent)
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)(Μιλούν τα παιδιά)
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)Вот такая СОУП группа в действии. (Дети разговаривают)
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)Ето го и SOLE в действие (деца говорят)
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)Ось осередок самоорганізованого навчання у дії. (Говорять діти)
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)הנה הסל"ב בפעולה. (ילדים מדברים)
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)و هنا، ها هو نظام التعلم الذاتي "سول" يعمل (اطفال يتحدثون)
Gördüğünüz SOLE ( öz-disiplin ortamında öğrenme ortamı) (Çocuk konuşuyorlar)(子どもたちの話し声) こちらはイギリス
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Hard Candy 네일 서비스는 그리 많은 사람들에게 알려져 있지 않습니다. 하지만 열성팬들은 Hard Candy라고 하면 껌뻑 죽죠.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Hard-Candy-Nagellack gefällt nicht jedem, aber die Leute, die ihn lieben, sprechen davon wie verrückt.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Hard Candy nagellack, tilltalar inte alla, men de som älskar det, pratar om det som galningar.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Hard Candy nagellak, zal niet iedereen aantrekken, maar de mensen die ervan houden, praten er als gekken over.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Hard Candy лак за нокри, не привлича всеки, но хората, които го обичат, говорят за него като луди.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Kosmetyki Hard Candy nie są dla wszystkich są dla ludzi, którzy je uwielbiają, w kółko o nich gadają
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Lak Hard Candy ni všeč vsem, ampak ljudje, ki jim je, o njem govorijo kot nori.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Lak na nehty Hard Candy nevyhovuje všem, ale lidé, kteří ho používají, o něm báječně mluví.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.O verniz de unhas Hard Candy não apela a toda a gente mas as pessoas que o adoram, falam dele como loucas.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Sơn móng tay Hard Candy không được nhiều người ưa chuộng, nhưng ai mà đã yêu nó, họ lúc nào cũng nói về nó.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Βερνίκι νυχιών Χαρντ Κάντι, δεν αρέσει σε όλους, αλλά αυτοί που τους αρέσει, μιλάνε γι' αυτό σαν τρελοί.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.Лак для ногтей Hard Candy обращаются не ко всем, а к тем, кто его любит, они говорят о нём, как сумасшедшие.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.לא כולם אוהבים את הלק לציפורניים "הארד קנדי". אבל האנשים שאוהבים אותו, מדברים עליו כמו משוגעים.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.طلاء الأظافر هارد كاندي، لا يناسب كل شخص، لكن الناس الذين يحبونه، يتحدثون عنه بجنون.
Hard Candy ojeleri, herkese hitap etmiyor, ancak hitap ettiği insanlar, hakkında deli gibi konuşuyorlar.でも好きな人は、ものすごく語るんです。 ここにあるこの塗料はダッチボーイという 塗料会社を救ったんです。
Her gün şovları var. Hükümete karşı durmadan her gün konuşuyorlar.Говорят постоянно срещу правителството, всеки ден.