konuşuyor ile cümle

konuşuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Annesi olduğunu sandığım birisiyle oturuyordu ve "Dune" isimli bir roman hakkında konuşuyorlardı.Estava sentada com alguém que presumo que fosse a mãe, e estavam a falar do livro, "Dune".
Annesi olduğunu sandığım birisiyle oturuyordu ve "Dune" isimli bir roman hakkında konuşuyorlardı.Hon satt med någon som jag förmodar var hennes mamma, och de talade om boken "Dune".
Annesi olduğunu sandığım birisiyle oturuyordu ve "Dune" isimli bir roman hakkında konuşuyorlardı.Seděla s někým, o kom předpokládám, že byla její matka a bavili se spolu o románu Duna.
Annesi olduğunu sandığım birisiyle oturuyordu ve "Dune" isimli bir roman hakkında konuşuyorlardı.Sedeva con qualcuno che presumo fosse sua madre, e parlavano del libro "Dune."
Annesi olduğunu sandığım birisiyle oturuyordu ve "Dune" isimli bir roman hakkında konuşuyorlardı.Siedziała chyba z matką, rozmawiały o powieści "Diuna".
Annesi olduğunu sandığım birisiyle oturuyordu ve "Dune" isimli bir roman hakkında konuşuyorlardı.Valakivel ült, aki gondolom az anyja lehetett, és a Dűne című regényről beszélgettek.
Annesi olduğunu sandığım birisiyle oturuyordu ve "Dune" isimli bir roman hakkında konuşuyorlardı.Ze zat naast iemand die wellicht haar moeder was, en ze praatten over de roman "Dune".
Annesi olduğunu sandığım birisiyle oturuyordu ve "Dune" isimli bir roman hakkında konuşuyorlardı.Καθόταν με μια γυναίκα η οποία υποθέτω πως ήταν η μητέρα της και συζητούσαν για το μυθιστόρημα "Dune".
Annesi olduğunu sandığım birisiyle oturuyordu ve "Dune" isimli bir roman hakkında konuşuyorlardı.Она была с кем-то ещё, предполагаю, что это была её мать, и они обсуждали роман "Дюна".
Annesi olduğunu sandığım birisiyle oturuyordu ve "Dune" isimli bir roman hakkında konuşuyorlardı.Тя седеше със някого, предполагам нейната майка, и те си говореха за романа, "Дюн."
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.A hovorily jedna druhej: Kto nám odvalí kameň odo dverí hrobu?!
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.E diziam umas �s outras: Quem nos revolverá a pedra da porta do sepulcro?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Elles disaient entre elles: Qui nous roulera la pierre loin de l`entrée du sépulcre?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.És mondják vala maguk között: Kicsoda hengeríti el nékünk a követ a sírbolt szájáról?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Esse dicevano tra loro: «Chi ci rotolerà via il masso dall'ingresso del sepolcro?»
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Femeile ziceau una către alta: ,,Cine ne va prăvăli piatra de la uşa mormîntului?``
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.I mówili do siebie: Któż nam odwali kamień ode drzwi grobowych?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.In pogovarjale so se med seboj: Kdo nam odvali kamen od grobnih vrat?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.I pravily vespolek: Kdo nám odvalí kámen ode dveří hrobových?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Ja he sanoivat toisilleen: "Kuka meille vierittää kiven hautakammion ovelta?"
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.서로 말하되 누가 우리를 위하여 무덤 문에서 돌을 굴려 주리요 하더니
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.nói cùng nhau rằng : Ai sẽ lăn hòn đá lấp cửa mộ ra cho chúng_ta ?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.nói cùng nhau rằng: Ai sẽ lăn hòn đá lấp cửa mộ ra cho chúng ta?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Och de sade till varandra: »Vem skall åt oss vältra bort stenen från ingången till graven?»
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Og de sagde til hverandre: "Hvem skal vælte os Stenen fra Indgangen til Graven?"
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Og de sa til hverandre: Hvem skal velte bort stenen fra døren til graven for oss?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Onderweg vroegen zij zich af hoe zij ooit die zware steen voor de opening konden wegrollen.
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Und sie sprachen untereinander: Wer wälzt uns den Stein von des Grabes Tür?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.y decían una a otra: --¿Quién nos removerá la piedra de la entrada del sepulcro
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Και ελεγον προς εαυτας Τις θελει αποκυλισει εις ημας τον λιθον εκ της θυρας του μνημειου;
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.И в първия ден на седмицата дохождат на гроба много рано, когато изгрея слънцето.
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.и говорят между собою: кто отвалит нам камень от двери гроба?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.І казали між собою: Хто відкотить нам каменя від дверей гробу?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.ותאמרנה אשה אל אחותה מי יגל לנו את האבן מעל פתח הקבר׃
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.وكنّ يقلن فيما بينهنّ من يدحرج لنا الحجر عن باب القبر.
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.彼 此 說 、 誰 給 我 們 把 石 頭 從 墓 門 輥 開 呢
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.彼此 說 、 誰給 我 們把 石頭從 墓 門輥 開呢
Arkadaşlarım bu konuyu konuşuyorlar hep. "Eşcinsel" sözcüğünü farklı anlamda kullanıyorlar.Mis amigos hablan sobre esto todo el tiempo.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Falamos com amigos sobre as coisas, exploramos a Internet, procuramos em livros.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Hablamos de las cosas con los amigos, buscamos en Internet, buscamos en los libros.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Kita membicarakannya dengan teman - teman kita, kita menjelajahi internet, kita membaca buku.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.결정의 순간 우리는 친구들과 상의하기도 하고 인터넷을 검색하고, 책을 뒤져보기도 합니다.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Megbeszéljük a barátainkkal, az internetet böngésszük, könyveket bújunk.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Ne parliamo con gli amici, facciamo ricerche in internet, e leggiamo libri.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Omawiamy swoje sprawy z przyjaciółmi, przeszukujemy Internet, szukamy w książkach.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Preberáme ich s priateľmi, brázdime po internete, hľadáme v knihách.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Probíráme je se svými přáteli, brouzdáme po internetu, hledáme v knihách.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Vi diskuterar dem med våra vänner, vi söker på Internet, vi letar igenom böcker.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Vorbim cu prietenii noştrii, căutăm pe Internet, căutăm prin cărţi.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.We praten erover met onze vrienden, we doorzoeken het Internet, we zoeken in boeken.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Τα συζητάμε με τους φίλους μας, χτενίζουμε το διαδίκτυο, ψάχνουμε σε βιβλία.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Ми обговорюємо речі з нашими друзями, ми прочісуємо простір Інтернету, ми шукаємо у книгах.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Мы обсуждаем проблемы с друзьями, мы просматриваем интернет, мы ищем ответы в книгах.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.Разговаряме за тях с приятелите си, тършуваме из интернет, ровим се в книги.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.אנו מתייעצים עם חברינו, אנחנו בודקים באינטרנט, אנו מחפשים בספרים.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.نتناقش مع أصدقائنا، نتصفح على الانترنت، و نبحث في الكتب.
Arkadaşlarımızla konuşuyoruz, interneti tarıyoruz, kitaplardan araştırıyoruz.インターネットで検索したり 本から探したり... しかし未だに
Artık bir yetersizliği yenmek üzerine değil. Fazladan ekleme yapmak üzerine konuşuyoruz.Dorénavant, on ne parle pas de surmonter des désavantages, mais on discute plutôt de surpassement.
Aslinda bu dogru, su anda sizlerle konusuyor olmam Brezilya'da dogmus olmamdandir.Az az igazság, hogy az ok, amiért most itt beszélek az, hogy Brazíliában születtem.
Aslinda bu dogru, su anda sizlerle konusuyor olmam Brezilya'da dogmus olmamdandir.Đây là sự thật, bạn biết đấy, lý do tôi chuyện trò với các bạn bây giờ là vì tôi sinh ra ở Brazil.

İlgili Sayfalar