konuşuyor ile cümle

konuşuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Perry, One of the Boys hakkında konuşuyor.Barret, uno degli uomini dei Bontade.
2010 yılında beri San Jose'de yaşıyor ve iyi derecede İsveççe konuşuyor.Vive in Italia dal 1989, e parla disinvoltamente l'italiano.
İsa’yla konuşuyorlardı.Camminare con Gesù.
"Burada (Ticari) Tecrübe Konuşuyor".Racconto di un'esperienza mistica".
Lolanlar Kurmanci lehçesi konuşuyorlar.In questo caso si parla di poliposi.
Mixtec dilini konuşuyor.Parlano una lingua muschogeana.
O zamanlar tüm dünya Pink Floyd'u konuşuyordu.Ha poi collaborato alla realizzazione di The Wall dei Pink Floyd.
Mahkeme sırasında kendi kendine konuşuyor veya sebepsiz yere kahkahalar atıyordu.L'imputato stette in silenzio per tutta la durata del processo, limitandosi alcune volte a ridere.
Almanca konuşuyor musun?Ты говоришь по-немецки?
Gerçekten iyi konuşuyor.Он говорит действительно хорошо.
Her gün İngilizce konuşuyorum.Я говорю по-английски каждый день.
Tom ve Mary birkaç dakika önce mutfakta sessizce konuşuyorlardı.Фома и Маша тихо беседовали на кухне несколько минут назад.
O, akıcı bir şekilde İngilizce konuşuyor.Он свободно говорит по-английски.
O çok fazla konuşuyor.Он слишком много говорит.
Uzaylılar hangi dilde konuşuyor?На каком языке заговорят инопланетяне?
Telefonla konuşuyor.Он говорит по телефону.
Beni herkes duyabilsin diye yüksek sesle konuşuyordum.Я говорил громко, чтобы все меня слышали.
Tom Mary ile konuşuyor.Том говорит с Мэри.
Onlar konuşuyorlar.Они разговаривают.
Seninle konuşmuyorum. Maymunla konuşuyorum.Я не с тобой говорю, а с обезьяной.
Arkadaşım çok fazla konuşuyor ve o beni deli ediyor.Моя подруга слишком много говорит и этим раздражает меня.
O bir yabancı ama Çince'yi mükemmel bir şekilde konuşuyor.Она иностранка, но говорит по-китайски превосходно.
"Az önce ne yapıyordun?" "Tom'la konuşuyordum.""Что ты сейчас только что делал?" — "Говорил с Томом".
İş hakkında mı konuşuyorsunuz?Вы говорите о работе?
Burada neredeyse herkes fransızca konuşuyor.Здесь почти все говорят по-французски.
Sanki duvara konuşuyorum.Я будто со стеной разговариваю.
Maria, Norveççeyi çok iyi konuşuyor.Мария очень хорошо знает норвежский.
Görmüyor musun, konuşuyoruz!Не видишь, мы разговариваем!
İvanov iyi Türkçe konuşuyor, ama bir Alex değil.Иванов хорошо говорит по-турецки, но он ещё далек от совершенства.
İvanov iyi Türkçe konuşuyor, ama daha kırk fırın ekmek yemesi lazım.Иванов хорошо говорит по-турецки, но ему ещё надо съесть пуд соли, чтобы преуспеть в этом.
Onunla dünyadaki her şey hakkında konuşuyorduk.Мы говорили с ней обо всём на свете!
Sanki herkes kendi kendine konuşuyor.Каждый говорит о себе.
Mahkeme sırasında kendi kendine konuşuyor veya sebepsiz yere kahkahalar atıyordu.Он не боится, что в процессе его будут судить или смеяться над ним.
Perry, One of the Boys hakkında konuşuyor.Она посвящена одному из парней Гаги.
175) ^ (Kızıl Emma Konuşuyor, s.1013 Раймон-Робер I, упом.
Nutuk Öncesi Atatürk Konuşuyor.Сейчас это делает исключительно матадор.
Fakat her ikisi de aynı dili konuşuyordu.Однако все они говорили на одном языке.
İçerde şu bildiğimiz bazı kişiler konuşuyor.Некоторые из окружающих меня людей беседуют.
BBC News Yazar kitabın temaları hakkında konuşuyorДа, господин министр Гуща событий на BBC Programmes
Sadece sesi ile konuşuyor.Звучит только её голос.
Lolanlar Kurmanci lehçesi konuşuyorlar.Краткая речь по причащ.
Xander: Tam da konuşuyordum ki... hey, kendi işine bak.Маккартни вспоминал: Мы всегда говорили: «Попробуйте, просто попробуйте.
Seks hayatları hakkında konuşuyorlardı, birbirlerinin kanlarını boyunlarında birer kolyede taşıyorlardı.وكانوا يتحدثون عن الحياة الجنسية، وكانوا يرتدون قلادة تحتوي على دمائهم.
175) ^ (Kızıl Emma Konuşuyor, s.يوروكوبتر إي سي 175.
Selahattin Demirtaş da bu dili konuşuyor."واللغة الفارسية القديمة يمكن إضافتها إلى نفس العائلة."
İsa’yla konuşuyorlardı.نحت حديث للمسيح.
"80 yıl boyunca suskun kalan Son Osmanlılar ilk kez konuşuyorlar".سمع الاثنان بعضهما البعض أكثر وضوحا مما كان عليه حديثهما لأول مرة قبل ثمانية وثلاثين عاما مضت."
Yumi İngilizceyi çok iyi konuşuyor.تجيد يومي الحديث بالإنجليزية.
Telefonla konuşuyor.إنهُ يتحدث على الهاتف.
Çok konuşuyoruz, değiI mi?نتكلم كثيرا هل هذا صحيح
1982'de bu dili 577,700 kişi anadil olarak konuşuyordu.Tinha 577.700 falantes em 1982.
(Kimle konuşuyorsun?)Com quem eu estou falando?
Perry, One of the Boys hakkında konuşuyor.Sweeny Um dos garotos do grupo.
Pierre yeniden Nataşa'yı buluyor, Nataşa ona Andrey'in ölümünden, Pierre ise Karatayev'in ölümünden konuşuyor.Natasha fala da morte de André e Pierre da de Karataev.
"Herkes bu filmi konuşuyor!".Qualquer um faz o filme.
Alanlar da, İskitler gibi, göçebe bir kavimdi ve onlara yakın bir dil konuşuyorlardı.E foram vistas por eles línguas repartidas, como que de fogo, as quais pousaram sobre cada um deles.
Hem de ana dilleri gibi İngilizce konuşuyorlar.Em vez disso, fala inglês, como a maioria dos personagens.
Holokost’ta öldürülen Yahudilerin 85%’i Yiddiş konuşuyordu.Cerca de 5 milhões, ou 85%, das vítimas do Holocausto eram falantes de iídiche.
Telefonla konuşuyor gibi yaparak "Selam Anne" der.Micah responde "por favor, chame a minha mãe no telefone".
İsa’yla konuşuyorlardı.Eles querem Jesus Cristo .

İlgili Sayfalar