konuşuyor ile cümle

konuşuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Seninle konuşuyordum.Estaba hablando contigo.
Sizinle konuşuyordum.Estaba hablando con vosotros.
Kolombiya'da İspanyolca konuşuyorlar.En Colombia hablan español.
Tom gibi konuşuyorsun.Hablas como Tom.
"Tom'la konuşuyordum." "Ne hakkında?" "Mary'nin ne yaptığı hakkında."«Estaba hablando con Tom.» «¿Sobre qué?» «Sobre lo que hizo Mary.»
Çok kötü Hollandaca konuşuyorsun.Hablas muy mal holandés.
Ben Osmanlıca konuşuyorum.Yo estoy hablando otomano.
Sınıf arkadaşlarınla konuşuyorken genellikle hangi dili konuşursun?¿Qué idioma sueles hablar con tus compañeros de clase?
Şu anda onlarla konuşuyorum.En este momento estoy hablando con ellos.
Herkes Tom hakkında konuşuyor.Todo el mundo está hablando de Tom.
Rüyamda benimle konuşuyordun.En mi sueño hablabas conmigo.
Tom telefonda Mary ile konuşuyor.Tom habla por teléfono con Mary.
Onunla mı konuşuyorum?¿Estoy hablando con él?
Benim hakkımda mı konuşuyordunuz?¿Estabais hablando de mí?
Onlar hakkında konuşuyorum.Estoy hablando de ellos.
Neden hep Tom hakkında konuşuyorsun?¿Por qué estás hablando siempre de Tom?
Tom annesi ile telefonda konuşuyor.Tom está hablando por teléfono con su madre.
O Arapça konuşuyor.Habla árabe.
Sen ve Tom dün gece ne hakkında konuşuyordunuz?¿De qué hablabais Tom y tú ayer por la noche?
Annem biraz İngilizce konuşuyor.Mi madre habla un poco del inglés.
Neden kendi başına konuşuyorsun?¿Por qué hablas sola?
Dikkat çekmek için bağırarak konuşuyor.Habla a gritos para llamar la atención.
Dünyada bir lokma ekmeği olmayan çocuklar adına konuşuyorum.Hablo en nombre de los niños que en el mundo no tienen un pedazo de pan.
(Kimle konuşuyorsun?)¿Con quién hablo?
Erişim tarihi: 11 Kasım 2007. ^ "Herkes bu reklam filmini konuşuyor".Consultado el 11 de noviembre de 2007. «Herkes bu reklam filmini konuşuyor» (en turkish).
Madonna "Miles Away"in ardındaki esinle ilgili konuşuyor.Al finalizar la canción, Madonna presentó «Miles Away».
Perry, One of the Boys hakkında konuşuyor.Jorge, uno de los hijos.
Çok konuşuyor ve her konuda fikrini söylüyor.Ella es muy fuerte, piensa y dice todo lo que piensa.
Fakat her ikisi de aynı dili konuşuyordu.Hablan el mismo lenguaje.
175) ^ (Kızıl Emma Konuşuyor, s.Rom101 y Rom110 para Nagra 2.
İsa’yla konuşuyorlardı.Comiendo con Jesús.
Bu köyde nüfus Gagauzca, Rusça ve Bulgarca konuşuyor.Los lugareños hablan gagauz y las lenguas rumana, búlgaro y ruso.
Çünkü Doğu Pakistan halkı çoğunlukla Bengalce, Batı Pakistan halkı ise Urduca konuşuyordu.En ocasiones, la población nativa del Bengala Occidental se refería a los refugiados como Bangales.
Pierre yeniden Nataşa'yı buluyor, Nataşa ona Andrey'in ölümünden, Pierre ise Karatayev'in ölümünden konuşuyor.Natasha habla de la muerte de Andréi y Pierre de Karatáiev.
Şia mezhebinin Caferî koluna mensup olan Ziyâdoğulları Hanedânı Türkçe konuşuyordu.Seve tenía en el cuello el regalo que le dio el Pollo a la Turca.
Çünkü halen İtalyan aksağanı ile konuşuyordu.Siempre estuvo en equipos italianos.
Kimsenin onu anlayamamasına rağmen akıcı İspanyolca konuşuyor.A pesar de ser de ascendencia cubana no habla español.
Telefonda konuşuyor.Sta parlando al telefono.
Yarın bu vakitte ailesiyle konuşuyor olacak.Domani a quest'ora starà parlando con la sua famiglia.
Onlar müzik hakkında konuşuyorlar.Loro parlano di musica.
Biz konuşuyorken kesme.Non interromperci mentre parliamo.
O, sanki bir uzmanmış gibi konuşuyor.Parla come se fosse un esperto.
Dilini tut! Çok fazla konuşuyorsun!Chiudi il becco! Parli troppo!
Sizin hakkınızda konuşuyorum.Sto parlando di voi.
Sen kimsin ki benimle böyle konuşuyorsun?Chi sei tu per parlarmi in questo modo?
Benim dilimi konuşuyor musun?Parli la mia lingua?
Tom ve Mary Fransızca konuşuyorlardı ama John odaya girince ingilizceye döndüler.Tom e Mary stavano parlando francese ma quando Tom è entrato nella stanza sono tornati all'inglese.
Başka bir şey hakkında konuşuyordum.Stavo parlando di un'altra cosa.
Onlarla konuşuyor olmalıyız.Dovremmo parlare con loro.
Biz senin hakkında konuşuyoruz.Stiamo parlando di te.
Tom'la konuşuyor muydun?Stavi parlando con Tom?
Şu anda, Tom hakkında konuşuyorum.Sto parlando di Tom in questo momento.
(Kimle konuşuyorsun?)Ehi con chi stai parlando?
Milattan önce 3. yüzyıl itibarıyla, Diyaspora'daki Yahudiler Yunanca konuşuyordu.A partire dal III secolo pp. e.v., alcuni ebrei della diaspora parlavano il greco.
Fakat her ikisi de aynı dili konuşuyordu.Parlavamo la stessa lingua.
175) ^ (Kızıl Emma Konuşuyor, s.Power Stone Power Stone 2, su Progetto EMMA.
Uzun uzun kavaklar Abuk sabuk konuşuyorlar.I lunghi abiti sono stretti ai fianchi da cinture.
Yerli Esperanto dilini konuşuyordu.Parla l'esperanto da madrelingua.
Sanki herkes kendi kendine konuşuyor.A Sona ognuno fa per sé.
Biz ciddi olarak insanlık üzerine konuşuyoruz." sözleriyle de bitiyor.«Umanamente parlando ha ragione lui».

İlgili Sayfalar