konuşurlar ile cümle

konuşurlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Kore'de hangi dilleri konuşurlar?What languages do they speak in Korea?
İngilizler trende nadiren yabancılarla konuşurlar.Englishmen rarely talk to strangers in the train.
Onlar Meksika'da İspanyolca konuşurlar.They speak Spanish in Mexico.
Yeni Zelanda'da İngilizce konuşurlar.They speak English in New Zealand.
Onlar Kanada'da hangi dilleri konuşurlar?What languages do they speak in Canada?
Onlar Kanada'da İngilizce ve Fransızca konuşurlar.They speak English and French in Canada.
Kanada'da Fransızca konuşurlar mı?Do they speak French in Canada?
Mısır'da hangi dili konuşurlar?What language do they speak in Egypt?
Onlar Amerika'da İngilizce konuşurlar.They speak English in America.
İnsanlar söyleyecek bir şeyi olmadan konuşurlar.People talk without having anything to say.
Nadiren, kırk yılda bir, Fransızca konuşurlar.They seldom, if ever, speak in French.
Sağır-dilsiz insanlar işaret dili kullanarak konuşurlar.Deaf-mute people talk using sign language.
Transilvanyalı Romenler çok yavaş konuşurlar.The Romanians from Transylvania speak very slowly.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki birçok sakinler İspanyolca konuşurlar.Many inhabitants of the United States speak Spanish.
Avustralya'da, onlar İngilizce konuşurlar.In Australia, they speak English.
Onlar Avustralya'da İngilizce konuşurlar.They speak English in Australia.
Kolombiya'da İspanyolca konuşurlar.They speak Spanish in Colombia.
Tom ve Mary sık sık birbirleriyle Skype kullanarak konuşurlar.Tom and Mary often talk to each other using Skype.
Sağır insanlar birbirleriyle genellikle işaret dili kullanarak konuşurlar.Deaf people often talk to each other using sign language.
Kore'de hangi dili konuşurlar?What language do they speak in Korea?
Marslılar İngilizce konuşurlar mı?Do Martians speak English?
Bazı insanlar onlarla konuşulmadıkça nadiren konuşurlar.Some people seldom speak unless they're spoken to.
Macaristan'da Macarca konuşurlar.In Hungary they speak Hungarian.
Kıbrıs'ta Yunanca, Türkçe ve İngilizce konuşurlar.In Cyprus, they speak Greek, Turkish and English.
Onlar, özellikle eğitimli insanlar, çok İngilizce konuşurlar.They speak English a lot, especially the educated people.
Tom ve Mary birbirleriyle genellikle Fransızca konuşurlar.Tom and Mary usually speak French to each other.
Sanırım Onlar Fransızca konuşurlar.I guess they speak French.
Tom ve Mary birbirleriyle Fransızca konuşurlar.Tom and Mary speak to each other in French.
Tom ve Mary birbirleriyle her zaman Fransızca konuşurlar.Tom and Mary always speak to each other in French.
Tom ve Mary nadiren birbirleriyle Fransızca konuşurlar.Tom and Mary seldom speak to each other in French.
Tom ve Marry genellikle birlikte Fransızca konuşurlar.Tom and Mary usually speak French together.
Onlar iki tane yabancı dil konuşurlar.They speak two foreign languages.
Tom ve Mary, yalnızca Almanca konuşurlarsa polisin onları yakalayamayacağını düşündüler.Tom and Mary thought that the police would never catch them if they spoke only German.
Bazı arkadaşlarım iyi İngilizce konuşurlar.Some of my friends speak English well.
Onlar Quebec'te Fransızca konuşurlar.They speak French in Quebec.
Bütün arkadaşlarım Fransızca konuşurlar.All my friends speak French.
Erkekler nadiren sorunları hakkında konuşurlar.Men rarely talk about their problems.
İnsanları senin hakkında konuşurlarken duydum.I've heard people talking about you.
Büyük sayıda yeni Esperanto konuşurları beni mutlu ediyor.The huge number of new Esperanto speakers makes me happy.
Yaşlı insanlar genellikle kendileriyle konuşurlar.Old people often talk to themselves.
Ana dili İngilizce olan konuşurlar başka dilleri öğrenmeye alışkın mıdır?Are native English speakers used to learning other languages?
Onlar İspanyolca konuşurlar.They speak Spanish.
Çocuklarıyla sadece Fince konuşurlar.They only speak Finnish with their children.
Tom ve Mary çocuklarıyla sadece Fransızca konuşurlar.Tom and Mary speak only French with their children.
İnsanlar söyleyecek bir şeyleri olmamasına rağmen konuşurlar.People talk even though they have nothing to say.
Tom ve Mary çok iyi Macarca konuşurlar.Tom and Mary speak Hungarian very well.
Onlar her zaman aynı şeyler hakkında konuşurlar.They always talk about the same things.
Malta'da Maltaca konuşurlar.In Malta they speak Maltese.
Yatak odasında Tom ve Mary sadece Fransızca konuşurlar.In the bedroom Tom and Mary only speak French.
Onlar akıcı bir şekilde Almanca konuşurlar.They speak German fluently.
Sami ve Leyla hep konuşurlar.Sami and Layla would talk all the time.
Çin'deki Yahudiler Çince konuşurlar.Jews in China speak Chinese.
Rus Yahudileri Rusça konuşurlar.Russian Jews speak Russian.
Bir süre konuşurlar.They talk for a while.
Duvar yolunda Tyrion ve Jon, Gece Nöbetçileri hakkında konuşurlar.En route to the Wall, Tyrion and Jon discuss the Night's Watch.
Sonunda öğle yemeğinde buluşan Barton, Mayhew ve Audrey yazarlık ve içki içmek hakkında konuşurlar.When they finally meet for lunch, Mayhew, Audrey, and Barton discuss writing and drinking.
Ertesi akşam Pyotr ve Pugachev birlikte yalnız konuşurlar.The next evening, Pyotr and Pugachev talk in private.
Senaryo yazımı hakkında kısaca konuşurlar ve o gün daha sonra tekrar buluşmak üzere sözleşirler.They briefly discuss movie writing and arrange a second meeting later in the day.
Son kez konuşurlar.It is the last time they speak.
Güney Slav dili olan Makedoncayı konuşurlar.They speak the Macedonian language, a South Slavic language.

İlgili Sayfalar