konuşur ile cümle

konuşur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kent halkı Almanca konuşur ve çoğunluğu Katoliktir.Hovedsprog er fransk, de fleste indbyggerne er katolikker.
Çoğunluğu Saha Cumhuriyeti'nde olmak üzere, bu dili yaklaşık 456.000 kişi konuşur.Af verdens 6500 sprog vil halvdelen forsvinde.
Konuşurken “onlar”dan söz eder.Han får sat ”ord” på.
Belediye Başkanı da hapishaneye gelip Ninetta'yla konuşur.Efter middagen vil Rektor snakke med Lyra.
Son kez konuşurlar.Det er tillige sidste gang, de omtales.
Her yerde konuşur ve ilgilenirler.Forfatteren er tilstede og udtrykker sig overalt.
Nüfusun %63,4'ü Rusça konuşurken, %36'sı Ukraynaca konuşmaktadır.63,4% av byens befolkning snakker russisk og 36,0% av innbyggerne snakker ukrainsk.
Aile evde, Rusça, İbranice ve Yidiş konuşurdu ve Peres, okulda Lehçe öğrendi.Familien snakket hebraisk, jiddisch og russisk i hjemmet, og han lærte seg polsk på skolen.
Halen ilçe nüfusunun büyük bir kısmı gündelik hayatta Arapça konuşur.Likevel bruker de fleste innbyggere her engelsk daglig.
Sayid Danielle ile gitmesine izin vermesi için konuşur ve ikna etmeye çalışır.Sayid overtaler Danielle til å la ham gå.
Büyükler konuşur biz dinlerdik.Grekerne holdt taler og lyttet.
Diyalogları sırasında üç kere bir duvar bilmecesi hakkında konuşurlar.På Terschelling snakkes det tre dialekter av to språk.
Çok az konuşurlar, sürekli dua ederler.Det fulgte ofte bønn med.
Halkı Zazaca konuşur.Innbyggerne taler taberisk.
Halkın çoğunluğu Almanca konuşur.Mesteparten av befolkningen er tysktalende.
Cüceler kendi özgü dillerini konuşurlar.Ikke-romerske språk bruker sine egne respektive ord.
Feore, Fransızca'yı akıcı olarak konuşur.Payette taler fransk og engelsk flytende.
Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve insanlar gibi davranır.Personene stod frem som tenkende, talende og handlende mennesker.
Usunlar Türkçe konuşurlardı.Kiptsjakene snakket et tyrkisk språk.
Kimi bilir de konuşur üzerine, kimi de bilmez, ama yine de konuşur.Men hva er det marerittene prøver å fortelle han, vet han ikke, enda.
Partilerde bir sürü farklı insanla konuşurum.Det snakkes av en rekke ulike folk.
Kafiyeli konuşur.Sagabyen forteller.
İngilizceyi Avustralyalı aksanıyla konuşur.De snakker engelsk med markert østeuropeisk aksent.
Konuşurken “onlar”dan söz eder.Det er altså et «jeg» som forteller.
Estonya nüfusunun % 2'si (26 000 kişi) İsveççe konuşur.Blant øvrige estere regner 2 % seg som svenskspråklige (2003).
Cüceler yaratılışlarından beri Khuzdul dilini konuşurlar.Derfra kommer de inn i voksenspråket.
Takımadadaki insanlar Dahlik dilini konuşur.De har lært seg å snakke menneskespråk.
Zaten bu bölümde oyuncular İtalyanca konuşurlar.)Mange av innbyggerne snakker italiensk.
İyi Fransızca konuşur ve batı müziğinden hoşlanırdı.Ia amat menyukai dan mencintai musik serta menguasai Bahasa Prancis.
Tahmini olarak 250 ile 380 civarında konuşuru vardır.Bahasa ini diperkirakan dituturkan oleh sekitar 250 hingga 380 penutur.
Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve insanlar gibi davranır.Binatang tersebut diceritakan mempunyai akal, tingkah laku, dan dapat berbicara seperti manusia.
RAB Musa'ya "Ağabeyin Harun var ya!", "Bilirim, o iyi konuşur.Ketika Muhammad ingin berbicara mengenai Islam, Abu Lahab berkata: "Tuanmu sudah lama menyihirmu".
Hatta onların hanlarıyla konuşurlar.Selain itu keduanya juga berdialog dengan para ibu.
Son kez konuşurlar.Untuk yang terakhir kalinya juga.
O sırada Natla gelir.Konuşurlar.Lalu dibujuk-bujuknyalah Esau, sehingga diterimanya.
Hiçbir şey olmamış gibi iki çift karşılıklı konuşurlar.Antara dua orang mampu saling bercakap-cakap tanpa perlu berbicara.
Her biri kendi dillerini konuşur.Semua manusia memiliki bahasa.
İngiliz aksanıyla konuşur ve Charles Dickens'ın Büyük Umutlar kitabından esinlenilmiştir.Ia juga mempelajari bahasa Inggris dengan membaca Alkitab dan novel-novel karya Charles Dickens.
Dağın içine gizlice girdikten sonra Bilbo, Smaug ile konuşur ve onun göğsündeki zayıf noktayı keşfeder.Mereka akhirnya menemukan pintu tersembunyi ke gunung dan Bilbo masuk dan bertemu naga Smaug.
Yaklaşık iki bin yıllık yazılı bir geleneğe sahip olan Tamilce dilini konuşurlar.Tampaknya adalah sebuah Alkitab bahasa Suryani bertarikh 2000 tahun sebelumnya.
Yaklaşık 100.000 kişi Zaiwa dili konuşur.Ada lebih dari 130 bahasa yang digunakan oleh jama'ah.
İngilizceyi Avustralyalı aksanıyla konuşur.Ini juga memengaruhi bahasa Inggris Australia.
Çok fazla konuşur.Thường nói quá nhiều.
488. günde, Summer Tom’u şehrin en sevdiği yerinde görür ve ikili bir süre konuşur.Vào ngày 488, Summer gặp Tom ở nơi ưa thích của anh trong thành phố, và họ nói chuyện.
Duvar yolunda Tyrion ve Jon, Gece Nöbetçileri hakkında konuşurlar.Trên đường đến Bức tường, Tyrion và Jon thảo luận về Hội Tuần đêm.
Tahmini olarak 250 ile 380 civarında konuşuru vardır.Ước tính có từ 250 đến 380 người nói.
Güney Slav dili olan Makedoncayı konuşurlar.Họ nói tiếng Macedonia, một ngôn ngữ Nam Slav.
Aile evde, Rusça, İbranice ve Yidiş konuşurdu ve Peres, okulda Lehçe öğrendi.Gia đình này nói tiếng Hebrew, Yiddish và tiếng Nga ở nhà, và Peres đã học tiếng Ba Lan ở trường.
Çok az konuşurlar, sürekli dua ederler.Doãn Văn dâng sớ, nhiều lần cầu xin.
Harry, Voldemort ile konuşur.Harry nghĩ rắng đó là Voldemort.
Halkın çoğu bu dili konuşur.Đa số dân tỉnh này nói tiếng Aja.
İyi giyinip, güzel konuşur.Ăn mặc đẹp, trang trọng.
Sadece Ben Kurt konuşur.Sói chính là người bảo vệ thảo nguyên.
Türki dillerin konuşurlarının %40 civarında bir kesimi Türkiye Türkçesi konuşmaktadır.Chừng 40% số người nói ngôn ngữ Turk nói tiếng Thổ Nhĩ Kỳ.
Halkın %96'sı kendi arasında İsveççe konuşur.96% dân số nói tiếng Thụy Điển như tiếng mẹ đẻ.
O gece Rick ve Michonne, Son Durak hakkında konuşurlarken Carl yakınlardaki bir arabada uyumaktadır.Tối hôm đó, Rick và Michonne đang nói chuyện trong khi Carl nghỉ trong xe.
David uyutulmakta olan Mühendisi uyandırır ve Weyland ne istediğini açıklamak için onun dilinde konuşur.David đánh thức Engineer khỏi trạng thái ngủ đông và cố gắng giải thích mong muốn của Weyland.
Güney Kurmancisi konuşurlar, Yâresânidirler.)Phía nam giáp xã Đoàn Kết, huyện Vân Đồn.
Son kez konuşurlar.Tôi cảnh báo ông lần cuối cùng.
Halkın çoğunluğu Almanca konuşur.Dân số chủ yếu là nói tiếng Đức.

İlgili Sayfalar