konuşur ile cümle
konuşur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom her gün annesiyle konuşur.Том говорит со своей матерью каждый день.
Malta'da hangi dilde konuşurlar?На каком языке говорят на Мальте?
Detayları sonra konuşuruz. Şu anda benim için önemli olan prensipte anlaşmamız.Детали мы обсудим позже. Сейчас мне от вас нужно принципиальное согласие.
Duvar yolunda Tyrion ve Jon, Gece Nöbetçileri hakkında konuşurlar.На пути к Стене Тирион и Джон обсуждают Ночной Дозор.
Son kez konuşurlar.В последний раз говорим с вами.
Genelde az konuşurlar.Том редко разговаривает.
Çok güzel konuşurdu.Говорит она чудесно.
Suskundur fakat açık konuşur.Говорила быстро, но чётко.
Konuşurken “onlar”dan söz eder.Его девиз «Говорите».
Wenzhoulular da Wenzhou lehçesini konuşur.Вэньчжоусцы говорят на диалекте вэньчжоу.
O gece Kristi uykusundan uyanır ve kameraların görüş alanında olmayan biriyle konuşur.Этой же ночью Кристи просыпается и начинает разговаривать с кем-то за камерой.
Büyükler konuşur biz dinlerdik.Один из дедов — чуваш.
Birbirleri ile flört ederek konuşurlarken Catelyn Stark (Michelle Fairley) kampa ulaşır.Пока они говорили друг с другом, Кейтилин Старк (Мишель Фэйрли) прибывает в лагерь.
Otururduk ve durumlarla ilgili konuşurduk.Встречались, обсуждали проблемы.
Her biri kendi dillerini konuşur.Все ли говорят языками?
Bazı kişiler konuşurken dudaklarını iyi hareket ettirmez.Когда кто-нибудь говорит, у него двигаются только губы.
Dönünce bu konuyu konuşuruz.”Когда будет надо, припомни этот наш разговор».
Her yerde konuşur ve ilgilenirler.Везде его приглашают и уважают.
Robb ayrıca Talisa Maegyr (Oona Chaplin) ile daha çok ilaç ihtiyacı olduğunu konuşur.Робб также встречается с Талисой (Уна Чаплин), чтобы обсудить получение для неё медикаментов.
Bir süre konuşurlar.Они говорили долго.
Çok fazla konuşur.Говорят много.
İyi giyinip, güzel konuşur.Очень элегантный, хорошо одевался.
Şehrin içindeki halk Hakanlı Türkçesiyle konuşurlar.Вскоре в город приезжает богатый турецкий принц.
Çok az konuşur ama iyi fikirleri vardır.Лучше скажи мало, но хорошо.
Güney Slav dili olan Makedoncayı konuşurlar.Македонский язык принадлежит к южнославянским языкам.
İskoç aksanıyla konuşur.Говорит с «шотландским» акцентом.
Silindir bir şapka takar ve genellikle İngilizce konuşur.Носит бандану, часто танцует и говорит что-то бессмысленное по-английски.
Az Konuşur.Она едва говорила.
Almancaya ek olarak, mükemmel Fransızca konuşurdu ve İngilizceyi yeterli olarak bilmekteydi.И немец, на которого он обратил внимание, прекрасно говорил по-французски.
Aile evde, Rusça, İbranice ve Yidiş konuşurdu ve Peres, okulda Lehçe öğrendi.Семья говорила дома на иврите, идише и русском, вдобавок Шимон изучал польский в школе.
Arkadaşları geldiğinde onlarla konuşur.Друзья напрашиваются с ним.
İngiliz aksanıyla konuşur.Говорит с Британским акцентом.
Güney Slav dillerini konuşurlar.Увлекался славянскими языками.
Zaten bu bölümde oyuncular İtalyanca konuşurlar.)В фильме актриса разговаривала на итальянском языке.
Siyonistler genelde İbranice konuşur.Он свободно говорит на иврите.
Sinirlendiği zaman çarpıntısı tutar ve kekeyerek konuşur.Когда он пьян, он брюзжит и дерется.
Bugün gençler Rusça’yı daha akıcı konuşurlar.В последнее время среди молодого поколения всё чаще говорят на русском.
Estonya nüfusunun % 2'si (26 000 kişi) İsveççe konuşur.На футунанском языке говорит 24 % населения (3600 человек).
Yaklaşık iki bin yıllık yazılı bir geleneğe sahip olan Tamilce dilini konuşurlar.Литературу на тамильском языке писали на протяжении более 2000 лет.
Bu bakış açısına göre o dili kimse konuşmaz, herkes o dilin bir lehçesini konuşur.Каждый, на каком бы языке он не говорил, найдёт здесь и свой язык.
Halkın %66,75'i İspanyolca konuşur.36,75 % испаноязычных всех рас.
Hush çok az konuşur ama konuştuğunda bilgece konuşur.Харгрейв говорит мало, но когда говорит, волосы встают дыбом.
Bundan sonra konuşurken çıkardığı çirkin, mideden gelen sesler yüzünden Gollum adıyla tanındı.В это время он получил прозвище «Голлум» из-за непонятных звуков, которые он произносил.
Harry'le çok az konuşur.С Делоном он виделся редко.
Sanskritçe ve öbür Hint dillerini konuşurlar.Близок сингальскому и другим индоарийским языкам.
Çok az konuşurlar, sürekli dua ederler.Часто проводил всю ночь в молитвах.
Türki dillerin konuşurlarının %40 civarında bir kesimi Türkiye Türkçesi konuşmaktadır.حوالي 40% من الناطقين باللغات التركية ينطقون اللغة التركية لتركيا.
Marge'ın babası Clancy, dizide nadiren yer almaktadır ve şu ana kadar sadece iki bölümde konuşurken göründü.نادرا ما يشار إلى والد مارج "كلانسي" في المسلسل وظهر في حلقتين فقط يتحدث قليلا.
Çok fazla konuşur.ويرددها كثيراً.
Kakavend (Laki konuşurlar, Yâresânidirler.)ثم يختارون الهدهد ويأخذ الهدهد في مخاطبتهم بحديث طويل.
Cüceler kendi özgü dillerini konuşurlar.يتحدث الأشايون لغتهم الخاصة.
Halkın çoğunluğu Almanca konuşur.و الجزء الكبير من السكان يتكلمون الألمانية.
İngilizceyi Avustralyalı aksanıyla konuşur.تنطق في اللغة الأسترالية الإنجليزية.
Yaklaşık 100.000 kişi Zaiwa dili konuşur.حوالي 76،000 شخص في سوازيلاند يتحدث لغة الزولو.
Bugün olsa tartışırdım, konuşurdum, belki de ben haklı çıkardım.سبقتُ وقمتُ قبل الوقتِ وصرخت، وعلى كلامك توكلتُ.
Arapların tamamına yakını Arapça konuşur ve çoğunluğu da İslam'a inanır.ويتركز معظم المنحدرين في محافظة الكرك، جميعهم يتحدثون العربية ومتمسكون بالإسلام.
Büyü işe yarar ve Willow kendini beş yaşındaki Buffy ile konuşurken bulur.ومع مساعداتها اصبح ويلتشير يعرف الكلام في سن الخامسة.
Beluçça ve Brohice dilleri konuşurlar.أتقن اللغتين الحبشية والقحطانية.
Nagoya şivesi ile konuşurlar."نحن نتحسن من خلال ناغاري.
Fakat, Sezenle konuşurken, Sana bir sürpriz yapıcaz dedi.لو سئلت العارية لقالت: أبغي لأهلي ذلاً.