konuşur ile cümle

konuşur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Jane açıkça konuşur.Jane calls a spade a spade.
Ken her şeyi biliyormuş gibi konuşur.Ken talks as if he knew everything.
Kate İngilizceyi çok hızlı konuşur.Kate speaks English very fast.
Bayan Gray çocuğa kendisi konuşurken konuşmamasını söyledi.Miss Gray told the boy to hold his tongue while she was speaking.
Onlar Kanada'da hangi dilleri konuşurlar?What languages do they speak in Canada?
Onlar Kanada'da İngilizce ve Fransızca konuşurlar.They speak English and French in Canada.
Kanada'da Fransızca konuşurlar mı?Do they speak French in Canada?
Teyzem hem Çince hem de İngilizce konuşur.My aunt speaks Chinese as well as English.
Mısır'da hangi dili konuşurlar?What language do they speak in Egypt?
Amerika'da doğduğu için, Taro iyi İngilizce konuşur.Born in America, Taro speaks good English.
Amerikan İngilizcesi konuşurken bu formu kullanmamalısın.You shall not use this form while speaking American English.
Onlar Amerika'da İngilizce konuşurlar.They speak English in America.
O adam bazen saçma konuşur.That man sometimes talks nonsense.
Onun karısı İngilizcenin yanı sıra İspanyolca konuşur.His wife speaks Spanish as well as English.
Kaç tane dil konuşursun?How many languages do you speak?
Bir milyar kişi İngilizce konuşur.One billion people speak English.
Başkalarıyla konuşurken, kollarınız çaprazlama bağlı şekilde onu yapıyorsunuz.When you talk to others, you're doing it with your arms crossed.
Sonra konuşuruz.Talk to you later.
Siz böyle aranızda konuşursanız, ders işlemeye devam edemem.I cannot continue my class with you chattering to one another.
Ken, sadece İngilizce değil aynı zamanda Fransızca da konuşur.Ken studies not only English but French.
Ben John ile telefonda konuşurken, operatör kesti.While I was talking on the telephone with John, the operator cut in.
Ben konuşurken sessiz ol.Be quiet while I am speaking.
Lütfen konuşurken sözümü kesme.Please don't interrupt me while I'm talking.
Konuşurken sözümü kesme.Don't interrupt me while I am talking.
Ben konuşurken sözümü kesme.Don't interrupt me while I am talking.
Biz konuşurken sözümüzü kesti.She cut in when we were talking.
Öğretmenimiz bazen hızlı konuşur.Our teacher sometimes speaks quickly.
Geleceğimiz hakkında konuşurduk.We used to talk about our future.
Sık sık geleceğimiz hakkında konuşurduk.We would often talk about our future.
İngilizce konuşurken birkaç hata yapmayız.We make not a few mistakes when speaking in English.
Biz Japonca konuşuruz.We speak Japanese.
Erkek kardeşim çok hızlı konuşur.My brother speaks very fast.
Bazen çit boyunca komşumla konuşurum.I sometimes talk to my neighbor across the fence.
Sanırım Shintaro İngilizceyi iyi konuşur.I think that Shintaro speaks English well.
Japonca, İngilizce, ve Fransızca konuşurum.I speak Japanese, English, and French.
Onunla konuşurken dinlenemem.I can't relax when I'm talking with him.
O konuşurken, sanırım ben dalgındım.While he was talking, I guess I was absent-minded.
Her gün İngilizce konuşurum.I speak English daily.
Öğretmenimiz İngilizcenin yanı sıra Fransızca da konuşur.Our teacher speaks French as well as English.
Affedersiniz. İngilizce konuşur musunuz?Excuse me. Do you speak English?
Doğrusunu isterseniz, İspanyolca konuşurum.As a matter of fact, I do speak Spanish.
Uykumda çok sık konuşurum.I talk in my sleep very often.
İnsanlar konuşurken, sözlerini kesmeyin.Don't interrupt people when they're talking.
İnsanlar söyleyecek bir şeyi olmadan konuşurlar.People talk without having anything to say.
Yalnızken, büyükbabam bazen kendi kendine konuşur.My grandfather sometimes talks to himself when he's alone.
Büyükannem yavaş konuşur.My grandmother speaks slowly.
Diğerleri konuşurken sözünü kesme.Don't cut in when others are talking.
Taro İngilizce konuşur, değil mi?Taro speaks English, doesn't he?
Taro benden daha iyi İngilizce konuşur.Taro speaks English better than I.
Lütfen yüksek sesle konuşur musun? Seni duyamıyorum.Could you speak up? I can't hear you.
Kabaca konuşursak, otobüste yaklaşık 30 kişi vardı.Roughly speaking, there were about 30 people in the bus.
Konuşurken birinin sözünü kesmek kibarlık değildir.It is not polite to interrupt someone while he is talking.
Utanmaz bir yalancı gülümseyerek konuşur.A shameless liar speaks smilingly.
O, iyi İspanyolca konuşur.She speaks Spanish well.
Bayan Tanaka yıllardır Amerika'da bulunduğu için çok iyi İngilizce konuşur.Having been in America for many years, Miss Tanaka is a very good speaker of English.
İki kişi konuşurken üçüncüye laf düşmez.Two's company, three's a crowd.
Japonlar bile Japonca konuşurken hata yapabilirler.Even Japanese can make mistakes when they speak Japanese.
O İngilizce mi, Fransızca mı yoksa Almanca mı konuşur?Is he speaking English, French, or German?
Onunla konuşurken lütfen sözümü kesmeyin.Please don't cut in while I'm talking with him.
Sanki her şeyi biliyormuş gibi konuşur.He talks as if he knew everything.

İlgili Sayfalar