konuşur ile cümle

konuşur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Seninle konuşurken bana bak!Look at me when I talk to you!
Ne cüretle böyle konuşursun?How dare you speak like that?
Fransızca konuşur musun?Can you speak French?
Para konuşur.Money talks.
Parası olan konuşur.Money talks.
Kore'de hangi dilleri konuşurlar?What languages do they speak in Korea?
Genel olarak konuşursak, Japonlar sıkı işçidir.Generally speaking, Japanese are hard workers.
Genel olarak konuşursak, biz Japonlar yabancı dilleri konuşmaktan çok çekiniyoruz.Generally speaking, we Japanese are a little too timid in speaking foreign languages.
Biz telefonda konuşurken bağlantı kesildi.We were cut off while talking on the telephone.
İngilizler trende nadiren yabancılarla konuşurlar.Englishmen rarely talk to strangers in the train.
İngilizce konuşur musun?Can you speak English?
İngilizce konuşurken hata yapmaktan korkmayın.Don't be afraid to make mistakes when speaking English.
İngilizce konuşurken hatalar yapmaktan korkma.Don't be afraid to make mistakes when speaking English.
Sen iyi İngilizce konuşursun.You speak good English.
İngilizcenin yanı sıra Almanca da konuşur.He speaks German, not to mention English.
İngilizcenin yanı sıra, Almanca da konuşur.In addition to English, he speaks German.
Genel olarak konuşursak, haziran ayında burada biraz yağmur var.Generally speaking, there is little rain here in June.
Genel olarak konuşursak, Japon kadınları mütevazıdır.Generally speaking, Japanese women are modest.
Genel olarak konuşursak, erkekler kadınlardan daha uzundur.Generally speaking, men are taller than women.
Genel olarak konuşursak, Japonlar sıkı işçilerdir.Generally speaking, the Japanese are hard workers.
Genel olarak konuşursak, bugünkü gençler akıllıdırlar.Generally speaking, the young people of today are clever.
Tıbbi olarak konuşursak, sana kilo vermeni öneririm.Speaking medically, I advise you to lose weight.
Lisa, sadece İngilizce değil, aynı zamanda Fransızca da konuşur.Lisa speaks not only English but also French.
Ne cüretle benimle öyle konuşursun!How dare you talk to me like that!
Yeterli zamanım olsa, seninle konuşurum.If I had enough time, I would talk with you.
Lütfen biraz daha yavaş konuşur musun?Would you speak more slowly, please?
Biraz daha yavaş konuşur musun?Would you mind speaking more slowly?
Meg çok fazla konuşur.Meg talks too much.
Onlar Meksika'da İspanyolca konuşurlar.They speak Spanish in Mexico.
Herkes her zaman Tony hakkında iyi konuşur.Everyone always speaks well of Tony.
Michael sadece İngilizce değil Japonca da konuşur.Michael speaks Japanese, not to mention English.
Michael İngilizcenin yanı sıra Japonca da konuşur.Michael speaks Japanese, not to mention English.
Michael hem İngilizce hem de Japonca konuşur.Michael speaks Japanese, not to mention English.
Mike iyi Japonca konuşur.Mike speaks good Japanese.
Mike Japoncayı iyi konuşur.Mike speaks good Japanese.
Oyunda sadece bir piyon olan kişi çoğunlukla şirkette büyük konuşur.A person who is only a pawn in the game often talks big in company.
Bob onu kızdırmadan Maria ile nadiren konuşur.Bob seldom talks with Maria without making her angry.
Beth'in, insanlar konuşurken onların sözünü kesme gibi güçlü alışkanlığı var.Beth has a strong habit of interrupting people while they are talking.
Bay Brown Japonca'yı çok iyi konuşur.Mr Brown speaks Japanese very well.
Biri İngilizce konuşur ve diğeri Japonca konuşur.One speaks English, and the other speaks Japanese.
Peter Abd'deki anne babasıyla haftada en az bir kez telefonda konuşur.Peter talks with his parents in the United States on the phone at least once a week.
Sık sık onunla otobüste konuşurum.I often talk to him on the bus.
Yeni Zelanda'da, halk İngilizce konuşur.They speak English in New Zealand.
Yeni Zelanda'da İngilizce konuşurlar.They speak English in New Zealand.
Tom Japoncayı akıcı olarak konuşur.Tom is a fluent speaker of Japanese.
Tom Bill'den daha yavaş konuşur.Tom speaks more slowly than Bill.
Tom İspanyolca konuşur, ve Betty de İspanyolca konuşur.Tom speaks Spanish, and Betty speaks Spanish, too.
Tony İngilizceyi iyi konuşur.Tony speaks English well.
Tony benden daha iyi İngilizce konuşur.Tony speaks English better than I do.
Sınıfımızda İngilizceyi en iyi Tony konuşur.Tony speaks English the best in our class.
Tony İngilizceyi senin kadar iyi konuşur.Tony speaks English as well as you.
Başka biri konuşurken sözünü kesmemelisin.You should not cut in when someone else is talking.
Yaşlı adam bazen kendi kendine konuşur.The old man sometimes talks to himself.
Adam İngilizceyi Alman aksanı ile konuşur.The man speaks English with a German accent.
O peltek konuşur.He speaks with a lisp.
Yabancı oldukça iyi Japonca konuşur.The foreigner speaks Japanese fairly well.
John büyük konuşur.John talks big.
Ben Japonca konuşabilirim ve sadece Japonca konuşurum.I'm able to speak, and only speak, Japanese.
Jack İngilizce konuşur.Jack speaks English.
Jane dobra dobra konuşur.Jane calls a spade a spade.

İlgili Sayfalar