konuşur ile cümle
konuşur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Mary'yi uzun saçlı genç bir adamla konuşurken gördüm.I saw Mary talking with a young man who had long hair.
Genellikle hangi dili konuşursun?What language do you usually speak?
Sınıf arkadaşlarınla konuşuyorken genellikle hangi dili konuşursun?When you're speaking with your classmates, what language do you usually speak?
Evde genellikle hangi dili konuşursun?What language do you usually speak at home?
Genellikle işte hangi dili konuşursun?What language do you usually speak at work?
Sıra dışı konuşursam üzgünüm.I'm sorry if I spoke out of turn.
Ben hızlı konuşurum.I talk fast.
Yaguatí İspanyolca ve Almanca konuşur.Yaguatí speaks Spanish and Guaraní.
Yaguati hem İspanyolca hem de Guranice konuşur.Yaguatí speaks both Spanish and Guaraní.
Tom'u telefonda konuşurken gördüm.I saw Tom talking on the phone.
Fransızcayı akıcı bir şekilde konuşur.She speaks French fluently.
Benimle konuşurken ayağa kalk.Stand up when you talk to me.
Tom telefonda konuşurken yatak odasındadır.Tom is in his bedroom talking on the phone.
Tom gitsin ve biz o konuda konuşuruz.Let Tom go and we'll talk about it.
Kadınlarla nasıl konuşursun?How do you talk to women?
Tom her zaman senin adına konuşur mu?Does Tom always speak for you?
Konuşurken senin bir resmini çekeceğim.I'll get a picture of you giving your speech.
Tom Fransızca konuşurken nadiren hatalar yapar.Tom seldom makes mistakes when he's speaking French.
Biz Türkmence konuşuruz.We're speaking Turkmen.
Ben yalnızca İtalyanca konuşurum.I only speak Italian.
Angolalı arkadaşım Umbundu dilini konuşur.My Angolan friend speaks Umbundu.
Tom işte ne yaptığı hakkında benimle konuşurdu.Tom used to talk to me about what he did at work.
Sanırım çok iyi Fransızca konuşurum.I think I speak French very well.
Çok iyi Fransızca konuşurum.I speak French very well.
Sanırım oldukça iyi Fransızca konuşurum.I think I speak French fairly well.
Tom ofisimizdeki başka bir kişiden daha iyi Fransızca konuşur.Tom speaks French better than any other person in our office.
Tom sınıf arkadaşlarından daha iyi Fransızca konuşur.Tom speaks French better than his classmates.
Ben beş dil konuşurum.I speak five languages.
Onlarla her zaman Fransızca konuşurum.I always speak French with them.
Onunla her zaman Fransızca konuşurum.I always speak French with him.
Onlarla konuşur musun?Would you talk to them?
Onunla konuşur musun?Would you talk to him?
Onlarla çok konuşur musun?Do you talk to them a lot?
Onunla çok konuşur musun?Do you talk to him a lot?
Onlarla senin konuştuğundan daha fazla konuşurum.I talk to them more than you do.
Onunla senin konuştuğundan daha fazla konuşurum.I talk to him more than you do.
Onlarla her zaman konuşurum.I talk to them all the time.
Onunla her zaman konuşurum.I talk to him all the time.
Onlarla sık sık konuşurum.I frequently talk to them.
Onunla sık sık konuşurum.I frequently talk to him.
Onlarla hiç konuşur musun?Do you ever talk to them?
Hiç onunla konuşur musun?Do you ever talk to him?
Lütfen onlarla konuşur musun?Would you please speak to them?
Lütfen onunla konuşur musun?Would you please speak to him?
Onu Fransızca konuşurken duydum.I heard her speaking French.
Tatarca konuşur musun?Do you speak Tatar?
Dan kendi kendine konuşurken, mutfakta oturuyordu.Dan was sitting in the kitchen, talking to himself.
Fransızca konuşursan benim için daha iyi olur.If you speak French, it'll be better for me.
Ben Farsça konuşurum.I speak the Persian language.
Dan restoran yakınında bilinmeyen bir adamla konuşurken görüldü.Dan was seen talking to an unknown man near the restaurant.
Sık sık kendi kendine konuşur musun?Do you often talk to yourself?
Tom hiç işi hakkında konuşur mu?Does Tom ever talk about his work?
Tom her zaman bu kadar çok konuşur mu?Does Tom always talk this much?
Bu kız İngilizce ve Almanca konuşur.This girl speaks English and German.
Ben konuşurken benimle konuşma.Don't talk to me while I'm talking.
Tom ve Mary çocuklarıyla yalnızca fransızca konuşur.Tom and Mary only speak French to their children.
Tüm dünyada insanlar İngilizce konuşur.People around the whole world speak English.
Yüksek sesle konuşur musun, lütfen?Can you speak louder, please?
Tom oldukça tahsilliydi ve birkaç dili akıcı şekilde konuşurdu.Tom was highly educated and spoke several languages fluently.
Tom oldukça eğitimliydi ve birkaç dili akıcı şekilde konuşurdu.Tom was highly educated and spoke several languages fluently.