konuşur ile cümle
konuşur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, Mary'yi John'la konuşurken duydu.Tom heard Mary talking to John.
Siz ikiniz genellikle ne hakkında konuşursunuz?What do you two usually talk about?
Tom sanki her şeyi bilirmiş gibi konuşur.Tom talks as if he knows everything.
Tom'la konuşurken gördüğümüz adam kimdi?Who was the man we saw talking to Tom?
Ben her zaman Tom ve Mary'yle konuşurum.I talk with Tom and Mary all the time.
Sen ve Tom genellikle ne hakkında konuşursunuz?What do you and Tom usually talk about?
Tom neredeyse her zaman Mary hakkında konuşur.Tom talks about Mary almost all the time.
Tom hiç kişisel hayatı hakkında konuşur mu?Does Tom ever talk about his personal life?
Tom, Mary'yle konuşurken görülmek istemiyor olabilir.Tom may not want to be seen talking to Mary.
Tom muhtemelen Mary'yle konuşurken görülmek istemiyor.Tom probably doesn't want to be seen talking to Mary.
John başka herkesle konuşurken Tom Mary ile konuşuyordu.Tom was talking to Mary while John talked to everybody else.
Tom diğer kadınlarla konuşurken kıskanırdım ama artık kıskanmıyorum.I used to get jealous when Tom talked to other women, but not anymore.
Tom yüksek sesle konuşur.Tom speaks loudly.
Daha yüksek sesle konuşur musun?Would you speak up?
Tom terbiyesizce konuşur.Tom spoke impolitely.
Tom peltek konuşur.Tom speaks with a lisp.
Tom birkaç dil konuşur.Tom speaks a few languages.
Onların hepsi Fransızca konuşur.All of them speak French.
Tom Fransızca konuşursa anlayabilir misin?Can you find out if Tom speaks French?
Ben Tom'un konuştuğundan çok daha iyi Fransızca konuşurum.I speak French much better than Tom does.
İki Fransız Fransızca konuşur ve Fransız ekmeği yer.The two Frenchmen speak French and eat French bread.
O çok fazla konuşur.He speaks too much.
Şu anda kendimi kimseyle konuşur gibi hissetmiyorum.I don't feel like talking to anyone right now.
Tom Fransızcayı bu odadaki başka biri kadar iyi konuşur.Tom speaks French as well as anybody else in this room.
Bir anadil konuşurunun bunu o şekilde söyleyeceğini sanmıyorum.I don't think a native speaker would ever say it that way.
Bir anadil konuşurunun şimdiye kadar onu o şekilde söylediğini hayal bile edemiyorum.I can't imagine a native speaker ever saying it that way.
Bir anadil konuşuru muhtemelen bunu o şekilde söylemezdi.A native speaker wouldn't likely say it that way.
Hangisini daha sık konuşursun, Fransızcayı mı yoksa İngilizceyi mi?Which do you speak more often, French or English?
O her gün annesiyle konuşur.He speaks with his mother every day.
Her gün annesiyle konuşur.She speaks with her mother every day.
Mary her gün Tom'un annesiyle konuşur.Mary speaks with Tom's mother every day.
Tom her gün annesiyle konuşur.Tom speaks with his mother every day.
Tom her gün Mary ile konuşur.Tom speaks with Mary every day.
Güney Tirol İtalya'da olmasına rağmen, nüfusunun çoğunluğu Almanca konuşur.Even though South Tyrol is in Italy, the majority of the population speaks German.
İnuitçe konuşur musun?Do you speak Inuktitut?
Nadiren telefonda konuşurum.I rarely talk on the phone.
Almanca veya İngilizce konuşur musun?Do you speak German or English?
Tom genellikle hangi dili konuşur?What language does Tom usually speak?
Tom'la konuşurken genellikle hangi dili kullanırsın?What language do you usually use when talking with Tom?
İngilizce konuşurken hata yapmaktan korkma.Don't be afraid to make mistakes when you speak English.
Tom çoğu zaman küfürlü konuşur.Tom often uses vulgar language.
Tom çoğunlukla biraz yüksek sesle konuşur.Tom often speaks a little too loudly.
Japonca konuşurum.I speak Japanese.
Evde sadece Fransızca konuşuruz.At home, we only speak French.
Biz evde sadece Fransızca konuşuruz.At home, we speak only French.
O, anne ve babası ile her şey hakkında konuşur.She talks about everything with her parents.
Rusçayı anadili olarak konuşur.She is a native speaker of Russian.
Tom Fransızcayı İngilizceden daha iyi konuşur.Tom speaks French better than English.
Tom Fransızcayı İngilizceden çok daha iyi konuşur.Tom speaks French much better than English.
O çok canlı bir biçimde konuşur.He speaks so vividly.
O durmadan konuşur.He talks without stopping.
SenTom'la konuşurken birisi kulak misafiri olmuş olabilir.Somebody might've overheard you talking to Tom.
Belki Tom'la konuşursam o yardımcı olur.Maybe it would help if I talked to Tom.
O, aksansız konuşur.He speaks without an accent.
Sözlerin yetersiz kaldığı durumlarda müzik konuşur.Where words fail, music speaks.
Sözün bittiği yerde müzik konuşur.Where words fail, music speaks.
Ben Tom'la konuşurken lütfen burada bekle.Please wait here while I talk to Tom.
Biz Türkçe konuşuruz.We speak Turkish.
iyi konuşur.He speaks well.
Bir anadil konuşuru ile İngilizce konuşmayı tercih ederim.I prefer speaking English with a native speaker.