konuşuluyor ile cümle

konuşuluyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bütün websiteleri bundan bahsediyordu. Tüm söyleşi programlarında bu konuşuluyordu.Era su tutte le pagine web, e nei talk show.
Bütün websiteleri bundan bahsediyordu. Tüm söyleşi programlarında bu konuşuluyordu.Estaba en todas las páginas web, en todos los programas de debate.
Çin'de ne konuşuluyor?Čo hovoria v Číne?
Çin'de ne konuşuluyor?그들은 중국에서는 무슨 말을 할까요?
Çin'de ne konuşuluyor?¿qué dirían en China?
Çin'de ne konuşuluyor?מה הם אומרים בסין?
Çin'de ne konuşuluyor?ماذا يقولون في الصين ؟
Çin'de ne konuşuluyor?アメリカの事も石炭の事も話題にすらなっていません
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.그 하이랜드에는 800개의 다른 언어들이 있습니다
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.800 nyelvet különböztethetünk meg a felvidéken.
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.Acolo se vorbesc 800 de limbi diferite.
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.Ada 800 bahasa berbeda di dataran tinggi.
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.Alueella puhutaan 800 eri kieltä.
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.Ci sono 800 lingue diverse in quelle montagne.
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.Có khoảng 800 ngôn ngữ khác nhau tại những vùng cao nguyên này.
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.Der er 800 forskellige slags sprog i højlandet.
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.Er zijn 800 verschillende talen in het hoogland.
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.Es gibt 800 verschiedene Sprachen im Hochland.
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.Há 800 línguas diferentes nos planaltos.
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.Il y a 800 langues différentes dans les régions montagneuses.
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.Na vysočinách je 800 rôznych jazykov.
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.Na wyżynach funkcjonuje ponad 800 języków.
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.Se hablan 800 lenguas distintas en las tierras altas.
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.V těch horách mají přes 800 jazyků.
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.Υπάρχουν 800 διαφορετικές γλώσσες στα υψίπεδα.
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.В тій гірскій місцевості близько 800 мовних діалектів.
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.Има 800 различни езици в планините.
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.И у них 800 разных языков.
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.היו להם 800 שפות שונות באזור זה.
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.وكان هناك اكثر من 800 لغة مختلفة في تلك الأعالي
Dağlık bölgerinde 800 farklı dil konuşuluyor.世界でも最も原始的な生活をする人々です
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.Are nevoie de adevăr și de frumuseţe, şi sunt fericit că a fost menționat de multe ori azi, aici.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.Den behøver sandhed og skønhed, og jeg er så glad for at det er blevet nævnt så meget her i dag.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.Det behöver sanning och skönhet, och jag är glad att det har blivt nämnt så mycket här idag.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.Elle a besoin de vérité et de beauté et je suis si heureux qu'on en parle autant ici aujourd'hui.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.Er braucht Wahrheit und Schönheit, und ich bin so froh, dass das heute hier so oft erwähnt wurde.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.Hal itu memerlukan kebenaran dan keindahan, dan saya senang hal itu banyak diungkit di sini pada hari ini.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.Het heeft waarheid en schoonheid nodig. Ik ben zo blij dat het hier zoveel vernoemd werd vandaag.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.이것은 진실과 아름다움을 필요로하며, 그래서 저는 오늘 그것이 많이 이야기되서 정말 기쁩니다.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.Necesita verdad y belleza, y estoy muy felíz que hoy se habló mucho de esto.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.Necessita di verità e bellezza, e sono così felice che se ne sia parlato così spesso qui oggi.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.Nó cần lẽ phải và cái đẹp, và tôi rất vui được đề cập về chuyện này tại đây hôm nay.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.Potrebuje pravdivosť a krásu, a som veľmi rád že to tu dnes bolo toľkokrát spomenuté.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.Potřebuje pravdu a krásu, a já jsem rád, že hodně z toho tady už bylo dnes řečeno.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.Potrebuje resnico in lepoto in tako sem srečen, da je bilo to danes tukaj tolikokrat omenjeno.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.Potrzebuje prawdy i piękna, jestem rad mogąc mówić o tym tutaj.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.Precisa de verdade e beleza, e estou muito feliz por isso ter sido tão mencionado hoje aqui.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.Szüksége van igazságra és szépségre, és nagyon boldog vagyok, amiért ezt annyiszor említették ma.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.Χρειάζεται αλήθεια και ομορφιά, και είμαι τόσο χαρούμενος που αναφέρθηκε τόσο πολύ εδώ σήμερα.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.Вона потребує правди та краси, і я такий щасливий, що про це сьогодні стільки згадувалося.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.Нам нужна истина и красота, и я так рад, что сегодня здесь уже так много было сказано об этом.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.Нуждае се от красота и истина и съм щастлив, че се споменява толкова много тук днес.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.הוא צריך אמת ויופי, ואני כל כך שמח שזה הוזכר פה כל כך הרבה היום.
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.يحتاج الصدق والجمال, وانا سعيد ان ذلك ذكر هنا كثيرا هذا اليوم,
Doğruluk ve güzellik ister ve çok mutluyum ki bundan burada bolca konuşuluyor.今日ここでお伝えできることをうれしく思います さらに—
Kraliyet ailesinin yeniden getirilmesi oylamasının iptal edileceği konuşuluyor.A nyilvánosság egyre inkább az uralkodó család visszaállításának újbóli megfontolását kéri.
Kraliyet ailesinin yeniden getirilmesi oylamasının iptal edileceği konuşuluyor.Le public va sûrement reconsidérer son désir de restaurer la monarchie.
Kraliyet ailesinin yeniden getirilmesi oylamasının iptal edileceği konuşuluyor.ورغم ان هناك محادثات لالغاء التصويت لاعادة العائلة الملكية
Şu anda dünyada her ne pahasına olursa olsun, gaz emisyonunu azaltmak için yapılan planlar konuşuluyor.A világ most tele van tervekkel, hogy bármi áron kikényszerítsék a széndioxid kibocsátást.
Şu anda dünyada her ne pahasına olursa olsun, gaz emisyonunu azaltmak için yapılan planlar konuşuluyor.Celý svět teď mluví o plánech jak si vynutit snížení plynových emisí za každou cenu.

İlgili Sayfalar