Tom genellikle Fransızca konuşur.Tom usually speaks French.
Tom, Mary'yi John'a güvenmemesi konusunda uyardı.Tom warned Mary not to trust John.
Tom Mary'nin onu nasıl yaptığını konusunda hiç bir fikri yoktu.Tom had no idea how Mary did that.
İyi derecede Fransızca konuşuyorsun.You speak French well.
Tom her zaman Mary ile Fransızca konuşur.Tom always speaks French to Mary.
Tom Mary'yi John'la konuşurken gördü.Tom saw Mary talking with John.
İkimiz de Fransızca konuşuyoruz.We both speak French.
Lütfen sessizce konuşun.Please speak quietly.
Tom ve Mary de ikisi de Fransızca konuşuyordu.Tom and Mary both spoke French.
Teologlar konuşurken Tanrı'nın söyleyecek bir şeyi olmaz.While the theologians speak, God has nothing to say.
Burada herhangi biri Rusça konuşuyor mu?Does anyone here speak Russian?
Almanca konuşurken yalnızca Tom beni anlıyor.When I speak German, only Tom understands me.
Bulmaca gibi konuşuyorlardı.They were speaking in riddles.
Tom'un Mary'nin Boston'da nerede kalmayı planladığı konusunda hiçbir fikri yok.Tom has no idea where Mary is planning to stay in Boston.
Tom'un Mary ile konuşup konuşmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom will talk to Mary.
Fransızca'yı Tom'dan daha iyi konuşuyorum.I speak French better than Tom.
Tom'dan daha iyi Fransızca konuşuyorum.I speak better French than Tom.
Ailemle sadece Fransızca konuşurum.I speak only French with my parents.
Sanırım, oldukça iyi Fransızca konuşuyorum.I speak French fairly well, I think.
Ben ailemle sadece Fransızca konuşurum.I only speak French with my parents.
Tom bunu yapmadığı konusunda ısrar etti.Tom insisted that he didn't do that.
Ne Fransızca ne de İngilizce konuşuyorum.I speak neither French nor English.
Ben Fransızca konuşurum ve Tom da öyle.I speak French and so does Tom.
Tom'un kazanacağı konusunda hiçbir fikrim yoktu.I had no idea Tom would win.
Tom bunu yapamayacağım konusunda benimle bahse girdi.Tom bet me I couldn't do that.
Sanırım Tom şu anda Mary ile bunun hakkında konuşuyor.I think Tom is talking to Mary about that right now.
Evde Fransızca konuşuyor musun?Do you speak French at home?
Tom'un Mary'nin ne yaptığı konusunda herhangi bir fikri olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom has any idea what Mary has done.
Oldukça iyi Fransızca konuşurum.I speak French fairly well.
Mary'nin şimdi nerede olduğu konusunda herhangi bir fikri olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom has any idea where Mary is now.
Tom Mary için bunu yapmak konusunda isteksiz görünüyordu.Tom seemed to be reluctant to do that for Mary.
Tom, Mary'yi John'un yaptığı hiçbir şeyi yememesi konusunda uyardı.Tom warned Mary not to eat anything John made.
Sınıfta Fransızca konuşuruz.We speak French in class.
Tom'un Mary'nin nerede olduğu konusunda bir fikri olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom has any idea where Mary is.
Tom, Mary'nin muhtemelen ağlayacağı konusunda bizi uyardı.Tom warned us that Mary would probably cry.
Tom Mary'nin bunu yapmayacağı konusunda endişeli değildi.Tom wasn't worried Mary wouldn't do that.
Mary'nin bunu neden yapmadığı konusunda Tom'un hiçbir fikri yoktu.Tom has no idea why Mary didn't do that.
Evde Fransızca konuşuyorum.I speak French at home.
Tom şu an onun hakkında Mary ile konuşuyor.Tom is talking to Mary about that now.
Tom ve Mary her gün Fransızca konuşur.Tom and Mary speak French every day.
Umarım Tom bunun hakkında Mary ile konuşur.I hope Tom talks to Mary about that.
Tom her zaman hızlı konuşur.Tom always talks fast.
Tom Mary'nin kazanmayacağı konusunda benimle bahse girdi.Tom bet me Mary wouldn't win.
Tom Mary'nin ağlamayacağı konusunda benimle iddiaya girdi.Tom bet me Mary wouldn't cry.
Tom'u Mary ile konuşurken gördüm.I saw Tom talking with Mary.
İzlemiyorum. Ne hakkında konuşuyorsun?I don't follow. What are you talking about?
İmam Arapça konuşuyordu.The imam was speaking in Arabic.
Tom, Mary'nin bunu yapmak konusunda isteksiz olduğunu söyledi.Tom said that Mary was reluctant to do that.
Tom bunu yapmak konusunda isteksiz olduğumu biliyordu.Tom knew that I was reluctant to do that.
Tom ne Fransızca, ne de İngilizce konuşur.Tom speaks neither French nor English.
Tom bunu Mary için yapmamız konusunda ısrar etti.Tom insisted that we do that for Mary.
Kaç kişi hâlâ Fransızca konuşuyor?How many people still speak French?
Tom ve Mary evde Fransızca konuşuyorlar.Tom and Mary speak French at home.
Tom, Avustralya hakkında çok şey konuşur.Tom talks a lot about Australia.
Tom oda arkadaşlarıyla konuşuyor.Tom is talking to his roommates.
Tom'un Mary'nin neden yalan söylediği konusunda hiçbir fikri yok.Tom has no idea why Mary lied.
Tom görünüşe göre Fransızca konuşuyor.Tom apparently speaks French.
Bu bayanlar Fransızca mı konuşuyor?Do those ladies speak French?
Fransızca mı konuşuyordun?Were you speaking French?
Fransızca nerede konuşuluyor?Where is French spoken?