konuştuk ile cümle

konuştuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu arada, Nollywood'un hikayesini yazmalıydık, ve birçok film yapımcısı ile konuştuk.בינתיים, היינו צריכים לסקר את נוליווד, ודיברנו עם הרבה יוצרי סרטים.
Bu arada, Nollywood'un hikayesini yazmalıydık, ve birçok film yapımcısı ile konuştuk.في نفس الوقت, كان علينا تغطية نوليود. و تحدثنا مع الكثير من المخرجين.
Bu arada, Nollywood'un hikayesini yazmalıydık, ve birçok film yapımcısı ile konuştuk.たくさんの映画製作者とも話をしました 百聞は一見に如かず と言いますから
Bu kadar seyahat ettikten ve bu kadar kişiyle konuştuktan sonra size şunu söyleyeyim:Après avoir autant voyagé, et avoir rencontré autant de gens,
Bu kadar seyahat ettikten ve bu kadar kişiyle konuştuktan sonra size şunu söyleyeyim:După ce am călătorit atât de mult și am cunoscut atâția oameni,
Bu kadar seyahat ettikten ve bu kadar kişiyle konuştuktan sonra size şunu söyleyeyim:Efter at have rejst så meget og mødt så mange mennesker,
Bu kadar seyahat ettikten ve bu kadar kişiyle konuştuktan sonra size şunu söyleyeyim:그토록 많은 여행과 많은 만남들 후에 깨달은 건
Bu kadar seyahat ettikten ve bu kadar kişiyle konuştuktan sonra size şunu söyleyeyim:אחרי שנסעתי כל-כך הרבה ופגשתי אנשים כה רבים,
Bu kadar seyahat ettikten ve bu kadar kişiyle konuştuktan sonra size şunu söyleyeyim:بعد السفر كثيرا و مقابلة العديد من الناس.
Bu kadar seyahat ettikten ve bu kadar kişiyle konuştuktan sonra size şunu söyleyeyim:分かったことは LGBTの中にも いい人 性悪
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.Abbiamo già sentito in questo convegno storie di successo africano.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.Am discutat la această conferinţă despre poveşti africane de succes.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.Auf dieser Konferenz geht es um Erfolgsgeschichten aus Afrika.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.Hemos estado hablando en esta conferencia sobre historias Africanas de éxito.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.Kita telah berbicara di konferensi ini tentang kisah-kisah sukses orang Afrika.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.우리는 이 회의장에서 아프리카인들의 성공 이야기에 대해 이야기하고 있습니다.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.Na tej konferencji mówiliśmy o afrykańskich sukcesach.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.Nous avons parlé, à cette conférence, de réussites africaines.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.We hebben het op deze conferentie over Afrikaanse succesverhalen gehad.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.На тази конференция говорихме за африкански истории на успех.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.Сегодня на конференции мы говорили об африканской истории успеха.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.בכנס הזה דיברנו על הצלחות אפריקאיות.
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.لقد كنا نتحدث في هذا المؤتمر عن قصص النجاح الأفريقية
Bu konferansta Afrikalı başarılı öykülerinden konuştuk.その結末が何かわかりますか?
Bunu anlamlı kılmak için neredeyse bütün hafta bu tema üzerinde konuştuk.Ca să vedem despre ce e vorba, și acesta e un subiect despre care am vorbit toată săptămâna,
Bunu anlamlı kılmak için neredeyse bütün hafta bu tema üzerinde konuştuk. Geçenler bir grup ergenle konuştum.Aby to uchwycić a dyskutowaliśmy o tym cały tydzień ostatnio rozmawiałem z gronem 10-12 latek.
Bunu anlamlı kılmak için neredeyse bütün hafta bu tema üzerinde konuştuk. Geçenler bir grup ergenle konuştum.За да получа усет за това - а това е тема, по която говорим цяла седмица - наскоро говорих с група туинъри.
Bunu anlamlı kılmak için neredeyse bütün hafta bu tema üzerinde konuştuk. Geçenler bir grup ergenle konuştum.Чтобы узнать мнение зрителей по теме, которую мы обсуждали всю неделю, я поговорил с группой подростков.
Bunu anlamlı kılmak için neredeyse bütün hafta bu tema üzerinde konuştuk.이해를 돕기 위해, 그리고 이것은 지난 일주일 내내 우리가 얘기했던 주제이기도 한데요,
Bunu anlamlı kılmak için neredeyse bütün hafta bu tema üzerinde konuştuk.Para tener una noción más clara, y este ha sido un tema del que hemos hablado toda la semana,
Bunu anlamlı kılmak için neredeyse bütün hafta bu tema üzerinde konuştuk.כדי להרגיש את זה, וזה נושא שדיברנו עליו כל השבוע
Bunu anlamlı kılmak için neredeyse bütün hafta bu tema üzerinde konuştuk.ولأخذ لمحة عن ذلك، ناقشت هذا الموضوع في الأسبوع الأخير،
Bunu konuştuktan sonra, şimdi yalnızca bir tura olan olasılık sayısını hesaplayalım.잠시 치워두고, 그러면 생각해 봅시다.
Bunu konuştuktan sonra, şimdi yalnızca bir tura olan olasılık sayısını hesaplayalım. -Nu we dat hebben gezien, gaan we denken over hoeveel van deze 16 mogelijkheden precies één kop heeft.
Bunu konuştuktan sonra, şimdi yalnızca bir tura olan olasılık sayısını hesaplayalım. -Zastanówmy się, ile spośród tych 16 możliwości wiąże się z uzyskaniem dokładnie jednej reszki?
Bunu konuştuktan sonra, şimdi yalnızca bir tura olan olasılık sayısını hesaplayalım. -След като сме видели това, нека помислим колко от тези 16 възможности включват получаването на точно 1 ези ?
Bunu konuştuktan sonra, şimdi yalnızca bir tura olan olasılık sayısını hesaplayalım. -Тепер закінчимо з цим, поміркуймо про те скільки з цих 16 можливостей містять у собі лише 1 лицьовий бік?
Bunun anlamı şu; bu konferansta küçük şeyler yapmak ve Moore yasaları hakkında yeterince konuştuk.우리가 이 회의에서 무어의 법칙이라든지,뭘 작게 만드는 것에 대해서만 많이 얘기를 했기때문에, 크게 만드는 것에 대해서 한번 얘기합시다.
Bunun anlamı şu; bu konferansta küçük şeyler yapmak ve Moore yasaları hakkında yeterince konuştuk.מכיוון שדיברנו הרבה על חוק מור ומיזעור של דברים בכנס הזה, אז הבה ונדבר על לעשות את הדברים גדולים.
Bunun hakkında fazla konuştuk.이것은 많이 이야기 해왔습니다.
Bunun hakkında fazla konuştuk.Mas a estrutura mais forte entre todas os cristais são as
Bunun hakkında fazla konuştuk.Mluvili jsme o tom.
Bunun hakkında fazla konuştuk.Und wir haben darüber gesprochen, einen Haufen.
Bunun hakkında konuştuk zaten.전에 언급했듯이
Bunun hakkında konuştuk zaten.Nós já conversamos sobre isso.
Bunun hakkında konuştuk zaten.Už jsme o tom mluvili.
Bunun hakkında konuştuk zaten.Говорихме за това вече.
Bunun hakkında konuştuk zaten.وقد تحدثنا عن هذا فعلاً
Bununla ilgili daha önce Coulomb'un yasasını öğrenirken konuştuk.Daar hebben we het al over gehad toen we de wet van Coulomb bespraken.
Bununla ilgili daha önce Coulomb'un yasasını öğrenirken konuştuk.I rozmawialiśmy o tym wcześniej, kiedy poznawaliśmy Prawo Coulomba.
Bununla ilgili daha önce Coulomb'un yasasını öğrenirken konuştuk.이걸 쿨롱의 법칙을 얘기하기 전에 언급을 했었죠.
Bununla ilgili daha önce Coulomb'un yasasını öğrenirken konuştuk.Ne abbiamo parlato prima, quando abbiamo studiato la legge di Coulomb.
Bununla ilgili daha önce Coulomb'un yasasını öğrenirken konuştuk.O tom jsme již mluvili, když jsme se učili o Coulombově zákoně.
Bununla ilgili daha önce Coulomb'un yasasını öğrenirken konuştuk.Şi am mai vorbit despre asta când am învăţat despre legea lui Colomb.
Bununla ilgili daha önce Coulomb'un yasasını öğrenirken konuştuk.Und wir haben darüber schon etwas gelernt, als wir vom Coulomb-Gesetz erfuhren.
Bununla ilgili daha önce Coulomb'un yasasını öğrenirken konuştuk.Vi snakkede tidligere om det, da vi lærte om Coulombs lov
Bununla ilgili daha önce Coulomb'un yasasını öğrenirken konuştuk.Y hemos hablado de eso antes, cuando aprendimos La ley de Coulomb.
Bununla ilgili daha önce Coulomb'un yasasını öğrenirken konuştuk.Ми говорили про це раніше, коли вчили закон Кулона.
Bununla ilgili daha önce Coulomb'un yasasını öğrenirken konuştuk.Мы говорили о них, когда мы изучали закон Кулона.
Bununla ilgili daha önce Coulomb'un yasasını öğrenirken konuştuk.ודיברנו לפני כן כשלמדנו על חוק קולון.

İlgili Sayfalar