konuştu ile cümle

konuştu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ancak, 2009 yılında annesinin çoktan öldüğünü kamu ilk kez konuştu.Cependant, fin 2009, elle révèle pour la première fois en public que sa mère était déjà morte.
Heath'i özleyeceğiz ve onu hiç unutmayacağız" diye konuştu.Judas reconnaît Hana et lui dit : "Je ne te pardonnerai jamais".
Ben de konuştum.Et moi aussi.
Daha sonra ise yönetimle konuştu ve tekrar kadroya alındı.Elle a immédiatement pris la parole et a de nouveau été arrêtée.
Aarseth'in onun hakkında konuştuğunu hatırlıyorum, bana onun espri anlayışı olmadığını söylemişti.Je me souviens qu'Aarseth (Euronymous) me disait qu'il n'avait pas d'humour.
Libby ile konuştuktan sonra, istemeden de olsa onların gitmelerine izin verir.Après que Libby l'a raisonné, elle les laisse à contre-cœur partir.
Bu spekülasyon çoğunlukla "Apple'ın tableti" hakkında konuştu; iTablet ve iSlate'ye özgü isimler vardır.Généralement dénommée « la tablette d'Apple », iTablet et iSlate ont fait partie des noms des spéculateurs.
Silah varsa ne olacak, yoksa ne olacak?" diye konuştu.Que ce soit avec une carabine ou pas. ».
Mopanca = idioma mopán/maya mopán/mopane, Belize ve Guatemala'da Mopan Mayalarının konuştuğu dil.Le maya mopan (ou maya mopán, mopan) est une langue maya parlée au Belize et au Guatemala.
Ama o River biraz önce konuştuğu River değildir.Les indiens n’ont pas parlé de cette rivière.
Konuştukları dilin bir Hint-Avrupa dili olmadığı bilinmektedir.On ne pense pas qu'ils aient parlé une langue indo-européenne.
Tujia dili; Tujiaların konuştuğu dil.Garo, la langue parlée par les Garos.
Tesislerimiz hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu.We're all counting on you! » (« Je voulais juste vous souhaiter bonne chance, à tous les deux.
Hocam bana görev verdikçe her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya hazırım" diye konuştu.À comprendre par : « Je fais toujours de mon mieux ».
2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre yaklaşık 39,500 kişinin bu dili konuştuğu belirtilmiştir.En 2010, on estime que près de 400 000 personnes dans le monde parlent cette langue.
Normal ötesi filmlerin oluşturduğu uzun listede, Gremlinler en iyilerden biri" diye konuştu.Et comme souvent, produit un film pour les grands enfants que nous sommes ».
Geri kalanları size emanet ediyorum. diye konuştu.J'ai demandé aux autres de me parler.
Bir de üzerine dava açıyor” diye konuştu.Et elle se tourne vers l’accusée : « ...
Ne hakkında konuştuklarınızı şimdi anlıyorum.Puis ils disent de quoi ils vivent.
Orada Daniel O'Grady ile konuştuğunu sanır.Aslında o Leprikon'dur.Puis il s'associe avec Kyle O'Reilly pour former les reDRagon.
Tom ya da Jerry filmlerde fazla konuşturulmamıştır.Le cinéma de l'Irlande du Nord n'a pas produit beaucoup de films.
Oyun boyunca suratı ve konuştuğu hiç gözükmemiştir.Le journaliste n'apparaît pas à l'écran au cours du jeu, et ne s'exprime jamais.
Ben uzun bir müddet babamın müdür ile ne konuştuğu hakkında bilgi sahibi olamadım.C’est peut-être pour cela que j’ai découvert aussi tard les travaux de mon père.
Bunlarla ilgili tüm düşüncelerimizi kendileriyle paylaştı. diye konuştu.Il s'est cependant défendu de partager toutes leurs idées.
Bir saat boyunca onunla konuştum.Hablé con ella durante una hora.
Onunla bir saat konuştum.Hablé con ella una hora.
Biz okuldan sonra her zaman birçok şey hakkında konuştuk.Siempre hablábamos de muchas cosas después de la escuela.
Everett neredeyse iki saat boyunca konuştu.Everett habló durante casi dos horas.
Biz telefonda konuştuk.Hablamos por teléfono.
Benimle nazikçe konuştu.Habló amablemente conmigo.
Bir Amerikalı istasyonda benimle konuştu.Un americano habló conmigo en la estación.
Tom bütün gece konuştu.Tom siguió hablando toda la noche.
Kimle konuştun?¿Con quién hablaste?
Lincoln ve Douglas iki saat konuştu.Lincoln y Douglas hablaron durante dos horas.
Ken dün arkadaşları ile konuştu.Ken habló ayer con sus amigos.
Onunla konuştun mu?¿Ya hablaste con él?
Biz dün konuştuk.Hablamos ayer.
Benim için sürpriz oldu, o çok iyi İngilizce konuştu.Para mi sorpresa, ella hablaba muy bien inglés.
O benimle İspanyolca konuştu.Habló conmigo en español.
Tom Fransızcayı neredeyse İspanyolcayı iyi konuştuğu kadar iyi konuşabilir.Tom puede hablar francés casi tan bien como puede hablar español.
John'un Bay Brown ile konuştuğunu duydum.Oí a John hablar con el señor Brown.
Bu şekilde konuştuğunu daha önce hiç duymamıştım.Yo nunca te había oído hablar así.
Brezilya'da hangi dili konuştuklarını merak ediyorum.Me pregunto qué lengua se habla en Brasil.
Tom'un ne konuştuğu hakkında bir fikrin var mı?¿Sabes de qué está hablando Tom?
Lütfen daha önce konuştuklarımızı unut.Por favor olvídate de lo que hablamos antes.
Tom onun ne hakkında konuştuğunu biliyor.Tom sabe de qué está hablando.
Tom ne hakkında konuştuğunu bile bilmiyor.Tom ni siquiera sabe de qué estás hablando.
Tom ve Mary ne olduğu hakkında konuştu.Tom y Mary hablaron sobre lo que había pasado.
O, ailesi hakkında konuştu.Habló de su familia.
Ben arkadaşlarla konuştum.Hablé con amigos.
Biz ikiye kadar konuştuk.Estuvimos hablando hasta las dos.
Tom çok fazla konuştu.Tom habló demasiado.
Bir yabancı benimle konuştu.Un extranjero habló conmigo.
O, Japoncayı iyi konuştu.Hablaba bien japonés.
Uzun süre konuştun mu?¿Hablaste por mucho tiempo?
O, benimle bir gülümseme ile konuştu.Ella me habló con una sonrisa.
Telefonda amcamla konuştum.Hablé por teléfono con mi tío.
Birçok şey hakkında konuştuk.Hablamos de muchas cosas.
Konuştun mu?¿Hablaste?
O, başkanla konuştu.Ella habló con el presidente.

İlgili Sayfalar