konuşmuyorum ile cümle
konuşmuyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.50
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.Я не говорю про Джеймса Камерона..., хотя мог бы, но не буду.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.אני לא מדבר על ג'יימס קמרון, למרות שיכולתי, אבל לא אעשה את זה.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.أنا لا أتحدث عن جيمس كاميرون، مع أني أستطيع، ولكني لن أفعل.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.彼の話は今日はいいですが 彼の最新作はぜひ見て下さい
Niall Ferguson: Ben burada sadece... Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum.Baik, saya tidak hanya bicara tentang bangkitnya Timur;
Niall Ferguson: Ben burada sadece... Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum.Bueno, en realidad no estoy hablando solamente del surgimiento de Oriente;
Niall Ferguson: Ben burada sadece... Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum.Naprawdę nie mówię tylko o rozwoju Wschodu;
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var.""A to ani nemluvím k vám za mnou, mám oči i vzadu na hlavě."
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var.""E incluso puedo ver a los que están detrás, porque tengo ojos en la espalda".
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var.""E nem falo de ti atrás de mim, "porque eu tenho olhos na nuca" (Risos)
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var.""E non mi sto rivolgendo a te seduto dietro di me, perchè ho gli occhi dietro la testa."
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var.""En tegen jullie achter me hoef ik niks te zeggen, want ik heb ook ogen achterin mijn hoofd."
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var.""És még nem is a hátam mögött ülőkről beszélek, mert hátul is szemem van."
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var.""Je ne parle même pas de toi dans mon dos, parce que j'ai les yeux à l'arrière de ma tête."
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var." (Kahkahalar)"Şi nici măcar nu vorbesc cu voi cei din spate, pentru că am ochi și la spate" (Râsete)
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var.""난 네가 뒤에 있어도 얘기할 수 있어. 왜냐하면 내 머리 뒤에도 눈이 달렸거든."
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var.""Nie mowię o tych za mną, bo mam oczy z tyłu głowy".
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var.""Och jag talar inte ens om dig bakom mig, för jag har ögon i nacken."
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var.""Og jeg snakker ikke engang om jer bag mig, for jeg har øjne i nakken."
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var.""Und ich rede nicht einmal über dich, da hinter mir, weil ich hinten am Kopf Augen habe."
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var.""Už vôbec nehovorím o vás za mojím chrbtom, pretože mám oči aj vzadu."
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var."Và tôi thậm chí không đang nói với về những ai đằng sau tôi
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var.""Και δεν λέω καν για σένα πίσω μου, γιατί έχω μάτια και στην πλάτη".
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var.""И дори не говоря за вас, които сте зад гърба ми, защото имам очи и на гърба си."
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var.""И я даже не говорю о тех, кто за моей спиной, потому что у меня есть глаза на затылке".
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var.""ואני אפילו לא מדבר עליך מאחור, כי יש לי עניים בגב."
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var.""و أنا لا أتحدث عنكم ورائي، لأن لي أعين من وراء رأسي."
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var."私には後ろにも目がありますからね。」というものです (笑い)
Soyut olarak konuşmuyorum, şu an bu odadakiler adına konuşuyorum.Det här är inte diffust, det handlar om vilka vi är i detta rum just nu, i denna stund.
Soyut olarak konuşmuyorum, şu an bu odadakiler adına konuşuyorum.Ich rede nicht von abstrakten Konzepten. Ich meine damit uns, die wir in diesem Raum sind.
Soyut olarak konuşmuyorum, şu an bu odadakiler adına konuşuyorum.Ik spreek hier niet over op een abstrakte wijze, maar ik zeg: dit zijn wij... hier in deze ruimte.
Soyut olarak konuşmuyorum, şu an bu odadakiler adına konuşuyorum.Je ne parle pas de cela d'une façon abstraite, je dis, voilà ce que nous sommes, dans cette salle.
Soyut olarak konuşmuyorum, şu an bu odadakiler adına konuşuyorum.Không phải tôi đang nói một cách trừu tượng về điều này. Tôi đang nói -- chính chúng ta trong căn phòng này.
Soyut olarak konuşmuyorum, şu an bu odadakiler adına konuşuyorum.저는 추상적인 얘기를 하고 있는 것이 아닙니다. 저는 바로 지금 이 순간 이 강의실 안에 있는
Soyut olarak konuşmuyorum, şu an bu odadakiler adına konuşuyorum.Nehovorím abstraktne, hovorím, čím sme všetci v tejto miestnosti.
Soyut olarak konuşmuyorum, şu an bu odadakiler adına konuşuyorum.Nem elvontan beszélek erről, arról beszélek... ezek vagyunk mi itt, ebben a teremben.
Soyut olarak konuşmuyorum, şu an bu odadakiler adına konuşuyorum.Nie mówię o tym abstrakcyjnie, mówię -- tym jesteśmy, w tym pokoju.
Soyut olarak konuşmuyorum, şu an bu odadakiler adına konuşuyorum.No estoy hablando abstractamente de esto, Estoy diciendo -- esto es lo que somos los que estamos aquí
Soyut olarak konuşmuyorum, şu an bu odadakiler adına konuşuyorum.Non parlo in termini astratti. Parlo.. di chi siamo noi. In questa stanza.
Soyut olarak konuşmuyorum, şu an bu odadakiler adına konuşuyorum.Nu vorbesc abstract despre asta. Spun -- asta e cine suntem în acestă sală.
Soyut olarak konuşmuyorum, şu an bu odadakiler adına konuşuyorum.Δεν μιλάω αφηρημένα για αυτό, Μιλάω -- γιατί αυτοί είμαστε μέσα σε αυτό το δωμάτιο.
Soyut olarak konuşmuyorum, şu an bu odadakiler adına konuşuyorum.Не говоря абстрактно за това нещо, казвам -- това е, което сме ние в тази зала.
Soyut olarak konuşmuyorum, şu an bu odadakiler adına konuşuyorum.Я зараз не говорю абстрактно. Я кажу, що це ті, хто зараз знаходяться в цьому залі.
Soyut olarak konuşmuyorum, şu an bu odadakiler adına konuşuyorum.Я не говорю об этом абстрактно, Я говорю- мы те, которые находятся в этом зале
Soyut olarak konuşmuyorum, şu an bu odadakiler adına konuşuyorum.אינני מדבר על כך בצורה מופשטת, אני אומר... כאלה אנו, כאן באולם.
Soyut olarak konuşmuyorum, şu an bu odadakiler adına konuşuyorum.أنا لا أتحدث عن هذا على نحوٍ نظري، أنا أتحدث -- ها نحن في هذه القاعة.
Soyut olarak konuşmuyorum, şu an bu odadakiler adına konuşuyorum.ちょうど今この部屋にいる 私達自身の話なのです
Yani buna karşı konuşmuyorum, ama eğer tek başınaysan,Értitek? Tehát nem ez ellen beszélek.
Yani buna karşı konuşmuyorum, ama eğer tek başınaysan, Tanrı aşkına kendin için üzülüp durma.Así que no me opongo a eso, pero si estás solo, no sientas lástima de ti, por el amor de Dios.
Yani buna karşı konuşmuyorum, ama eğer tek başınaysan, Tanrı aşkına kendin için üzülüp durma.Donc, je ne m'oppose pas à cela, mais si vous êtes seul, ne vous désolez pas, pour l'amour de Dieu !