konuşmuyorum ile cümle

konuşmuyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Çok konuşmuyorum.Nem beszélgetünk sokat.
Fransızcayı ben konuşmuyorum.Nem én beszélek franciául.
Almanca konuşmuyorum.En puhu saksaa.
Japonca konuşmuyorum.Δε μιλάω Ιαπωνικά.
Almanca konuşmuyorum.Jeg taler ikke tysk.
1.↑ Türkçe: Almanca konuşmuyorum, ama istersen konuşabilirim.Coloman tidak berbicara Jerman, jadi ia tidak dapat membela dirinya sendiri.
Çok konuşmuyorum.Saya tidak banyak bicara.
Çok konuşmuyorum.あまり話さないよ。
1.↑ Türkçe: Almanca konuşmuyorum, ama istersen konuşabilirim.בתחילת השיר היא אומרת: "אני לא מדברת גרמנית, אבל אני אנסה אם תרצה".
Ben senin sandığın kadar iyi Fransızca konuşmuyorum.Аз не говоря френски толкова добре, колкото си мислиш.
Çok konuşmuyorum.Не говоря много.
1.↑ Türkçe: Almanca konuşmuyorum, ama istersen konuşabilirim.Hovorili: Slečna – hovorila som nemecky vtedy – chcete sedieť s nami?
(Acı çekiyorsanız, durum farklıdır. Bunun hakkında konuşmuyorum.إذا كنت في الم حقيقي فهذا مختلف و انا لا اتكلم عن ذلك
Bana çocukken o baktı, böylece şimdi istatistik hakkında konuşmuyorum -- şimdi ailemin hikayesi tamamlandı.Ella me cuidó de niño, así que no estoy hablando de estadística -- ahora es la historia de mi familia.
Bana çocukken o baktı, böylece şimdi istatistik hakkında konuşmuyorum -- şimdi ailemin hikayesi tamamlandı.제가 어릴때 절 돌보아 주셨는데- 그러니까- 지금 저는 통계를 말씀드리는 것이 아니고 제 가족의 역사를 풀어내는 것인데요.
Bana çocukken o baktı, böylece şimdi istatistik hakkında konuşmuyorum -- şimdi ailemin hikayesi tamamlandı.Opiekowała się mną gdy byłem mały. Więc to nie są już statystyki - to historie opowiadane w mojej rodzinie.
Bana çocukken o baktı, böylece şimdi istatistik hakkında konuşmuyorum -- şimdi ailemin hikayesi tamamlandı.Starala sa o mňa, keď som bol malý, teraz nerozprávam o štatistike -- teraz je to história mojej rodiny.
Bana çocukken o baktı, böylece şimdi istatistik hakkında konuşmuyorum -- şimdi ailemin hikayesi tamamlandı.Вона доглядала за мною у дитинстві, тож зараз я не балакаю про статистику - йдеться про історію моєї родини.
Bana çocukken o baktı, böylece şimdi istatistik hakkında konuşmuyorum -- şimdi ailemin hikayesi tamamlandı.Она воспитывала меня в детстве, и я сейчас не о статистике говорю. Это моя семейная история.
Bana çocukken o baktı, böylece şimdi istatistik hakkında konuşmuyorum -- şimdi ailemin hikayesi tamamlandı.היא טיפלה בי בתור ילד אז אני לא מדבר על סטטיסטיקה עכשיו עכשיו זה בנוגע להסטוריה של המשפחה שלי
Bana çocukken o baktı, böylece şimdi istatistik hakkında konuşmuyorum -- şimdi ailemin hikayesi tamamlandı.و لقد أعتنت بي و أنا طفل, إذن فأنا لا أتحدث عن إحصائيات الآن-- إنها تاريخ شفهي في عائلتي.
Bana çocukken o baktı, böylece şimdi istatistik hakkında konuşmuyorum -- şimdi ailemin hikayesi tamamlandı.私が話しているのは統計ではなく 私の家族の歴史です 私が統計を信じるのは、
Ben burada sadece... Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum. Geri kalanlarin yukselisi hakkinda konusuyorum.Jeg taler ikke kun om at Østens rejser sig, jeg taler om at Resten rejser sig, herunder Sydamerika.
Ben burada sadece... Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum. Geri kalanlarin yukselisi hakkinda konusuyorum.Nemluvím tady jenom o vzestupu Východu; mluvím o vzestupu "Zbytku světa", a tím pádem i o Jižní Americe.
Ben burada sadece... Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum. Geri kalanlarin yukselisi hakkinda konusuyorum.Nu vorbesc doar de creșterea Orientului, ci și despre ridicarea celorlalte regiuni, inclusiv America de Sud.
Ben burada sadece... Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum.Tôi thực sự không đang nói về sự đi lên của phương Đông;
Ben burada sadece... Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum.Wel, ik heb het niet slechts over de opkomst van het Oosten.
Ben burada sadece... Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum.Ξέρεις, δεν μιλώ απλά για την άνοδο της Ανατολής.
Ben burada sadece... Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum.Да, я на самом деле говорю не о росте непосредственно Востока.
Ben konuşmuyorum bana Pazar yapmak istiyorum ah ... rekreasyon내가 말하는 게 아니에요 저 일요일을하고 싶어요 음 ... 휴양
Ben konuşmuyorum bana Pazar yapmak istiyorum ah ... rekreasyonSaya tidak berbicara ingin aku melakukannya Minggu eh ... rekreasi
Ben konuşmuyorum bana Pazar yapmak istiyorum ah ... rekreasyonЯ говорю не хочеш, щоб я це неділя е-е ... відпочинок
Ben konuşmuyorum bana Pazar yapmak istiyorum ah ... rekreasyonЯ говорю не хочешь, чтобы я это воскресенье э-э ... отдых
Ben konuşmuyorum bana Pazar yapmak istiyorum ah ... rekreasyonאני לא מדבר רוצה שאני אעשה את זה יום ראשון אה ... נופש
Ben konuşmuyorum bana Pazar yapmak istiyorum ah ... rekreasyonأنا لا أتحدث تريد مني أن أفعل ذلك الأحد اه ... استجمام
Ben konuşmuyorum bana Pazar yapmak istiyorum ah ... rekreasyonレクリエーション あなたはあまりにも多くのギャングを見てきた 写真は、記者の糸を読んでいる
Bunun hakkında konuşmuyorum.Eu não estou a falar disso.
Bunun hakkında konuşmuyorum.O tom nemluvím.
Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum.이야기한 것은 아닙니다.
Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum.על עלייתו של המזרח;
Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum.عن نهوض الشرق;
Dogu'nun yukselisi hakkinda konusmuyorum.西洋以外の地域には
İyi, ben Winnie the Pooh hakkında konuşmuyorum, değil mi?Bueno, no estoy hablando de Winnie el maldito Pooh, ?no?
İyi, ben Winnie the Pooh hakkında konuşmuyorum, değil mi?Goed, ik praat niet over Winnie de fucking Pooh, niet waar?
İyi, ben Winnie the Pooh hakkında konuşmuyorum, değil mi?No, nemluvím snad o zatraceným Winniem, medvídkovi Pú, ne?
İyi, ben Winnie the Pooh hakkında konuşmuyorum, değil mi?Nu era vorba de Winnie Ursuleţul însângerat, nu-i aşa?
İyi, ben Winnie the Pooh hakkında konuşmuyorum, değil mi?Saj ne govorim o Winniu medvedku, ne?
İyi, ben Winnie the Pooh hakkında konuşmuyorum, değil mi?Vâng, tôi không nói về Winnie the Pooh chảy máu, tôi?
İyi, ben Winnie the Pooh hakkında konuşmuyorum, değil mi?Σίγουρα πάντως δεν μιλάω για τον Γουίνι το Αρκουδάκι.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.Ich spreche nicht über James Cameron, obwohl ich könnte, aber das werde ich nicht.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.Ik bedoel niet James Cameron, zou kunnen, maar ik doe het niet.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.Je ne parle pas de James Cameron, bien que je pourrais, mais je ne veux pas.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.전 제임스 카메론에 대해 얘기하려는 건 아닙니다. 할 순 있지만, 하진 않을게요.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.Nie mówię o Jamesie Cameronie, choć mógłbym, ale nie będę.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.No estoy hablando de James Cameron, podría, pero no.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.Non parlo di James Cameron, anche se potrei, ma non lo farò.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.Nu vorbesc despre James Cameron, deși aș putea, dar n-o voi face.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.Saya tidak membicarakan James Cameron, walaupun saya bisa, namun saya tidak mau.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.Tôi không nói về James Cameron -- tôi có thể, nhưng tôi sẽ không đâu.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.Не говоря за Джеймс Камерън, макар и да бих могъл, но няма.

İlgili Sayfalar