konuşmuyor ile cümle

konuşmuyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Ben senin kadar iyi Fransızca konuşmuyorum.I don't speak French as well as you do.
Tom'la genellikle Fransızca konuşmuyor musun?Don't you usually talk to Tom in French?
Tom yerli bir Fransız konuşmacı gibi konuşmuyor.Tom doesn't sound like a native French speaker.
Sami hâlâ konuşmuyordu.Sami was still not talking.
Tom yerli bir konuşmacı gibi konuşmuyor.Tom doesn't sound like a native speaker.
Tom, Fransızca konuşmuyordu.Tom didn't speak French.
Tom konuşulmadığı sürece konuşmuyor.Tom doesn't speak unless spoken to.
Tom, Fransızca'yı oldukça iyi anlayabilir, ama onu çok iyi konuşmuyor.Tom may understand French fairly well, but doesn't speak it so well.
Tom Fransızca konuşmuyor mu?Doesn't Tom speak French?
Tom ve ben birbirimizle neredeyse hiç konuşmuyoruz.Tom and I hardly ever speak to each other.
Tom asla bizimle Fransızca konuşmuyor.Tom never speaks French with us.
Tom sık sık Fransızca konuşmuyor.Tom doesn't often speak French.
Tom şu anda telefonda konuşmuyor.Tom isn't talking on the telephone now.
Tom pek konuşmuyordu.Tom wasn't much of a talker.
Ben de Fransızca konuşmuyorum.I don't speak French either.
Tom benimle konuşmuyordu.Tom wasn't talking to me.
Tom konuşmuyordu.Tom wasn't talking.
Tom Mary ile konuşmuyordu.Tom wasn't talking to Mary.
Benimle neredeyse hiç konuşmuyorsun.You hardly ever talk to me.
Çok iyi Fransızca konuşmuyorsun, değil mi?You don't speak French very well, do you?
Siz hepiniz Fransızca konuşmuyorsunuz, değil mi?You all don't speak French, do you?
Tom da Fransızca konuşmuyor.Tom doesn't speak French either.
Tom bizimle konuşmuyordu.Tom wasn't talking to us.
Çok sık Fransızca konuşmuyorum.I don't speak French very often.
Her gün Fransızca konuşmuyorum.I don't speak French every day.
Ben Fransızca konuşmuyorum, Tom da konuşmuyor.I don't speak French and neither does Tom.
Çok Fransızca konuşmuyorumI don't speak much French.
Tom dobra dobra konuşmuyor.Tom isn't pulling any punches.
Fince konuşmuyorum.I don't speak Finnish.
Neden artık Tom ile hiç konuşmuyorsun?Why don't you ever talk to Tom anymore?
Kimse bizimle konuşmuyor.Nobody speaks to us.
Umarım benim hakkımda konuşmuyorlardır.I hope they're not talking about me.
Tom akıcı bir şekilde Fransızca konuşmuyor.Tom doesn't speak French fluently.
Tom fransızca konuşmuyor, bende de.Tom doesn't speak French, and neither do I.
Sami insanlarla konuşmuyordu.Sami wasn't talking to people.
Sadece Tom hakkında konuşmuyorum.I'm not talking about just Tom.
Tek kelime konuşmuyor.He doesn't say a word.
Neden Fransızca konuşmuyoruz?Why don't we speak French?
Neden sessiz olan ofisimde konuşmuyoruz?Why don't we talk in my office where it's quiet?
Madonna yeni kaydında İngiliz aksanıyla konuşmuyor.Madonna doesn't speak with a British accent on her new record.
"Biz, insan arasındaki farkları konuşmuyoruz, insan sapkınlığını konuşuyoruz." yazıyor Lorde."We speak not of human difference, but of human deviance," she writes.
Artık kendi kendine konuşmuyor.You know, he’s not talking to himself.
Neden kimse onun söz yazarlığı hakkında konuşmuyor ki?Why would somebody write about this?
Bunun hakkında konuşmuyoruz, göz ardı ediyoruz.And we aren't talking about it -- we dismiss it.
Profesörün önünde konuşmuyorsunuz, değil mi?Wait. The professor can't hear me right?
Niye onunla konuşmuyorsun?Why don't you speak to her?
Onun hakkında konuşmuyoruz. -- ugh -- dikkate bile alınmıyor.We don't talk about it. It's not even a consideration.
Tabii, hiç kimse bu alanda konuşmuyor.Now, nobody is talking on that scale.
Ailelerinde ki hiç kimse İngilizce konuşmuyor.No one in their family has spoken English.
Arkadaşları arasında da hiç kimse İngilizce konuşmuyor.No one in their generation has spoken English.
Neden onunla konuşmuyorsun?Why don't you talk to him?
Hintçe konuşmuyordum.I didn't speak Hindi.
Eğer bunun hakkında konuşmuyorsanız, bilinç hakkında konuşmuyorsunuz demektir.If you're not talking about that, you're not talking about consciousness.
Bu sosyal bir dayanisma kavrami, dolayisiyla dogruluk ve trafsizlik hakkinda cok konusmuyoruz.It's a social concept of cooperation, so we don't talk a lot about truth and objectivity.
Zero konuşmuyor, kadın veya erkek değil.Zero does not speak, is neither man nor woman.
James Cameron hakkında konuşmuyorum, bunu yapabilirim ama yapmıyorum.I'm not talking about James Cameron -- although I could, but I won't.
İşe gittiğinde durup da kimseyle konuşmuyor, kimseyi aramıyor.When he goes to work, he doesn't stop by to talk to anybody, he doesn't call.
Sen arkamdaki hakkında konuşmuyorum bile, çünkü kafamın arkasında gözlerim var.""And I'm not even talking about you behind me, because I've got eyes in the back of my head."
İki grup birbirleriyle konuşmuyor.The two groups are not talking to each other.
Çünkü bu ülkelerdeki insanlarla hiçbir zaman konuşmuyoruz.Because we never talk to the people in these countries.

İlgili Sayfalar