konuşmuş ile cümle
konuşmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Biz onların bazısını bazısına üstün kılmışızdır. Allah, onlardan bazısıyla konuşmuştur.Those Messengers!
Daha öncekiler de onlar gibi konuşmuşlardı.So said the people before them words of similar import.
Ve Allah Musa'ya da konuşmuştu.And God spoke to Moses directly.
Ve ALLAH Musa ile de kelimelerle konuşmuştu.And God spoke to Moses directly.
Allah, onlardan bazısıyla konuşmuştur.Among them was one with whom Allah Himself had direct talks.
Yoksa saçma sapan konuşmuş oluruz.We would have certainly spoken, then, an excessive transgression.
Halk, Prusça dilini konuşmuş ve pagan Prus mitolojisini takip etmiştir.The people spoke a language now known as Old Prussian and followed pagan Prussian mythology.
Sozomen de bunlardan biriyle, çok yaşlı bir adamla konuşmuştu.Sozomen himself had conversed with one of these, a very old man.
Babası ile birlikte uzunca konuşmuş.Daraufhin hat er mit seinem Vater ein langes Gespräch.
Çocuklar, umarım bunu seversiniz." diye konuşmuştur.Die Eltern schätzen unsere Arbeit“, sagte sie.
Dünyanın bilincine ve Dünyanın bilinci için konuşmuştum.Ein Beitrag zur Seelenkunde und Weltkenntniß.
Scott ve Lydia Stiles ile konuşmuşlardır.Dann setzt er sich zu Lydia und Stiles.
Daha beşikteyken konuşmuştur.Im Einzel wurde er Elfter.
Stacey Nelkin bir röportajda şöyle konuşmuştur: "Çekim tümüyle eğlenceli ve yalındı.Stacey Nelkin déclare : « le tournage était amusant.
Bahsettiğiniz projeden benim de haberim var, konuşmuştuk.Nous avons discuté de son œuvre que je connaissais bien.
Ancak o zamana kadar internetten konuşmuşlardır.Depuis, les choses ont évolué grâce à Internet.
Dünyanın bilincine ve Dünyanın bilinci için konuşmuştum.Souci de soi, conscience du monde.
Germanik halklar birkaç farklı dialekt konuşmuşlardır.Les pangermanistes allemands tiennent des discours similaires.
Dünyanın bilincine ve Dünyanın bilinci için konuşmuştum.Hablé entonces hacia y para la conciencia del mundo.
Utangaçlığını yenmek için Bronx Botanik Park'ta bir ay içerisinde yaklaşık 100’e yakın kadınla konuşmuştur.A los 19 años se obligó a hablar con 100 mujeres en el jardín botánico del Bronx durante el periodo de un mes.
Germanik halklar birkaç farklı dialekt konuşmuşlardır.Estos tres grupos germánicos hablaban lenguas diferentes.
Kasım 2001 tarihinde "Steven Spielberg ile herhangi bir şekilde rastlamış veya konuşmuş değildim.En noviembre de 2001, "no había conocido a Spielberg ni había leído el guion.
Yeğeni Ebu Cehil onunla konuşmuş ve gururunu okşayarak fikrini değiştirmesini sağlamıştır.El hermano la intenta convencer con promesa y amenazas.
Ancak o zamana kadar internetten konuşmuşlardır.Desde entonces ha estado también en internet.
Ancak o zamana kadar internetten konuşmuşlardır.È al momento disponibile solo online.
Stacey Nelkin bir röportajda şöyle konuşmuştur: "Çekim tümüyle eğlenceli ve yalındı.Stacey Nelkin disse ad un giornalista, «Le riprese si rivelarono un grande divertimento.
Babası ile birlikte uzunca konuşmuş.Ebbe un rapporto molto forte con suo padre.
Nano giysi : diğer oyunlarda bulunmayan tek bir silahtır" şeklinde konuşmuştur.Нанокостюм — это всего лишь оружие, которого не было в других играх».
Tanık olarak verdiği ifadede görgüye dayalı tanıklık değil, bilirkişi gibi konuşmuştur.Свои слова он расценил не как оскорбление, а констатацию факта.
Biz her zaman Rusya ile beraberiz." diye konuşmuştur.«Нам нужны стабильные отношения с Россией», заявил он.
Lacan güç bir yazardır bu bakımdan, ama Lacan’ın yazmaktan çok konuşmuş olduğunu da belirtmek gerekir.Дислексия есть в лёгкой форме, но… Это все лишь доказывает, что написать можно что угодно, не так ли?»
Ancak o zamana kadar internetten konuşmuşlardır.منذ ذلك الحين فقد أصبح الاستطلاع على الانترنت.
Yani, isteyince her şey alınır" diye konuşmuştur.Porque irá querer que tudo lhe seja permitido.”
Ondan öğrenilecek çok şey var. şeklinde konuşmuştur.Você vai aprender muito mais sobre ela como pessoa.
Ben golcüyüm, gol için geldim” diye konuşmuştur.Após o gol, ele declarou: "Estou muito feliz com o gol.
Hambach'da, birçok konuşmacı birbirinden tamamen farklı gündemler hakkında konuşmuştu.Em Hambach, as posições dos diferentes oradores demonstraram que tinham ideias díspares.
Germanik halklar birkaç farklı dialekt konuşmuşlardır.De meeste inwoners van de Palts spraken verschillende Duitse dialecten.
Ondan öğrenilecek çok şey var. şeklinde konuşmuştur.Hier is niet veel over bekend, wel is de vorm bekend.
Onun gelmiş geçmiş en iyi rapçilerden olduğunu düşünüyorum" şeklinde konuşmuştur."Mijn beste race ooit," zei hij.
Bu yüzden Hitler'e hizmet ettim, şimdi olsa yine yaparım diye konuşmuştu.Hitlera widziałam tak blisko jak panią teraz widzę
Ancak o zamana kadar internetten konuşmuşlardır.Od tego momentu pismo funkcjonowało jedynie w internecie.
Nano giysi : diğer oyunlarda bulunmayan tek bir silahtır" şeklinde konuşmuştur.Нанокостюм — це всього лиш зброя, якої не було в інших іграх».
Hambach'da, birçok konuşmacı birbirinden tamamen farklı gündemler hakkında konuşmuştu.На Хамбаському фестивалі промови багатьох ораторів були сповнені розпачі.
Ne ateşkesi kabul ediyor ne de birliklerini çekmeyi" diye konuşmuştur.Дозволу він не одержав, не захотіли взяти і його мистецьку спадщину».
Babası ile birlikte uzunca konuşmuş.Довго працював разом із батьком.
Ancak o zamana kadar internetten konuşmuşlardır.Zatím je na internetu .
Germanik halklar birkaç farklı dialekt konuşmuşlardır.Hovoří různými dialekty němčiny.
Bahsettiğiniz projeden benim de haberim var, konuşmuştuk.Vím, o čem jsme tehdy mluvili, to ve spisu prostě i bylo.
Ama ben kendimi toparlayacağıma eminim." diye konuşmuştur.Asi bych se tam opravdu trápila“, prohlásila.
Germanik halklar birkaç farklı dialekt konuşmuşlardır.Germanii au ales o altă metodă.
Hambach'da, birçok konuşmacı birbirinden tamamen farklı gündemler hakkında konuşmuştu.La Hambach, pozițiile numeroșilor oratori ilustrau agendele lor disparate.
Ben golcüyüm, gol için geldim” diye konuşmuştur.A declarat despre gol că, „Am fost foarte bucuros după gol.
Germanik halklar birkaç farklı dialekt konuşmuşlardır.A német lakosság a hienc dialektust beszélte.
Ancak o zamana kadar internetten konuşmuşlardır.Azóta csak online érhető el.
Dünyanın bilincine ve Dünyanın bilinci için konuşmuştum.A dalszövegek a világ dolgairól és az öntudatosságról szólnak.
3 Temmuz 2012 tarihinde Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad olay hakkında ilk kez konuşmuştur.Στις 23 Ιουλίου 2012, η συριακή κυβέρνηση παραδέχτηκε για πρώτη φορά ότι διαθέτει χημικά όπλα.
Ondan öğrenilecek çok şey var. şeklinde konuşmuştur.Πολλά από όσα δίδασκε τα έλεγε με τρόπο συμβολικό.
Bahsettiğiniz projeden benim de haberim var, konuşmuştuk.«De har gjennom bombingen i dag fortalt hva de representerer.
Maddi anlaşmazlık nedeniyle ayrıldım diye konuşmuştur.Hun sluttet på grunn av uenighet relatert til forbruket.
Hambach'da, birçok konuşmacı birbirinden tamamen farklı gündemler hakkında konuşmuştu.Di Hambach, para pembicara memiliki agenda tersendiri.