konuşmaya ile cümle
konuşmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
4
ORT. KELİME
Tom kendisini konuşmaya zorladı.Tom forced himself to speak.
İnsanlar konuşmaya başlıyorlar.People are starting to talk.
Tom bana gülümsedi ve biz konuşmaya başladık.Tom smiled at me and we began to talk.
Biz onun hakkında hiç konuşmayacağız.We won't be talking about that at all.
Tom'la konuşmaya hazır değildim.I wasn't finished talking to Tom.
Benimle konuşmayacaksan, ben Tom'la konuşacağım.If you won't talk to me, I'll talk to Tom.
Şimdi, biz neden bu konuşmaya diğer odada devam etmiyoruz?Now, why don't we continue this conversation in the other room?
O şekilde konuşmaya başlama.Don't you start talking like that.
Ben o konuda konuşmayacağım.I'm not going to talk about it.
Tom hızlı konuşmaya başladı.Tom began to talk fast.
Tom konuşmaya çalıştı ama hiçbir sözcük çıkmadı.Tom tried to speak, but no words came out.
Bu yüzden seninle konuşmaya geldim.That's why I came to talk to you.
Onlar konuşmaya hazır mı?Are they ready to talk?
Ne zaman Tom gibi konuşmaya başladın?When did you start talking like Tom?
Tom Mary ile konuşmaya gitmem gerektiğini düşünüyor mu?Does Tom think that I should go talk to Mary?
Telefonda bu konuda konuşmayalım.Let's not talk about this over the phone.
Konuşmaya gerek yoktu.There was no need to talk.
Sanırım Tom'la konuşmaya gitmem gerekiyor.I suppose I should go talk to Tom.
Tom benimle tekrar asla konuşmayabilir.Tom might never speak to me again.
Ben konuşmaya başlayan ilk kişiydim.I was the first to begin speaking.
Bizimle konuşmaya zaman ayırdığınız için teşekkür ederim.Thank you for taking the time to talk to us.
Onun hakkında konuşmayalım.Let's not talk about that.
Tom konuşmaya başlamadan önce kapı kapanıncaya kadar bekledi.Tom waited till the door was closed before he started talking.
Şu anda onun hakkında konuşmayalım.Let's not talk about that now.
Benim için bu konuda Tom'la konuşup konuşmayacağını merak ediyorum.I wonder if you'd talk to Tom about this for me.
Onun hakkında Tom'la konuşmayacak mısın?Won't you speak to Tom about it?
Burada onun hakkında konuşmayalım.Let's not talk about that here.
Bu konuşmaya devam etmeyi tercih etmiyorum.I'd rather not continue this conversation.
Asla seninle tekrar konuşmayacağım.I'll never speak to you again.
Tom, Mary'nin sevgilisiyle yaptığı konuşmaya kulak misafiri oldu.Tom overheard Mary's conversation with her lover.
Onlarla konuşmaya ihtiyacımız olacak.We'll need to talk to them.
Gerçekten seninle konuşmaya ihtiyacımız var.We really need to talk to you.
Gerçekten onlarla konuşmaya ihtiyacımız var.We really need to talk to them.
Gerçekten onunla konuşmaya ihtiyacımız var.We really need to talk to him.
Onlarla konuşmaya ihtiyacımız var.We need to talk to them.
Onunla konuşmaya ihtiyacımız var.We need to talk to him.
Onlarla konuşmaya çalışayım.Let me try to talk to them.
Onunla konuşmaya çalışayım.Let me try to talk to him.
Onlarla konuşmaya korkuyorum.I'm scared to talk to them.
Onunla konuşmaya korkuyorum.I'm scared to talk to him.
Onlarla konuşmayacağım.I'm not going to talk to them.
Onunla konuşmayacağım.I'm not going to talk to him.
Onlarla konuşmaya çalıştım.I tried to talk to them.
Onlarla konuşmaya çalıştın mı?Did you try to talk to them?
Onunla konuşmaya çalıştın mı?Did you try to talk to him?
Asla onlarla tekrar konuşmayacağım.I'll never talk to them again.
Asla onunla tekrar konuşmayacağım.I'll never talk to him again.
Onlarla konuşmaya git.Go talk to them.
Onunla konuşmaya git.Go talk to him.
Onlarla konuşmaya gitmek zorundasın.You have to go talk to them.
Onunla konuşmaya gitmek zorundasın.You have to go talk to him.
Neden onlarla konuşmaya gitmiyorsun?Why not go talk to them?
Onlarla konuşmaya gideceğiz.We'll go talk to them.
Onunla konuşmaya gideceğiz.We'll go talk to him.
Onlarla konuşmaya gitmeliyiz.We should go talk to them.
Onunla konuşmaya gitmeliyiz.We should go talk to him.
Onlarla konuşmaya gitmeli miyim?Should I go talk to them?
Onunla konuşmaya gitmeli miyim?Should I go talk to him?
Belki onlarla konuşmaya gitmeliyim.Maybe I should go talk to them.
Belki onunla konuşmaya gitmeliyim.Maybe I should go talk to him.
İlgili Sayfalar