konuşmaya ile cümle
konuşmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Geçen sene, NBA All-Stars maçında konuşmaya davet edildim.Торік мене запросили на гру NBA All-Stars.
Geçen sene, NBA All-Stars maçında konuşmaya davet edildim.שנה שעברה, הוזמנתי לדבר במשחק All Stars של ה-NBA.
Geçen sene, NBA All-Stars maçında konuşmaya davet edildim.العام الماضي، تم دعوتي للتحدث في لعبة كل نجوم كرة السلة الأمريكية.
Geçen sene, NBA All-Stars maçında konuşmaya davet edildim.選手たちに向かって話したわけです
Gel gelelim, kısa bir süre sonra hasta uyanıp ailesi ve arkadaşlarıyla konuşmaya başlayacak.Aun así, en un tiempo breve, el paciente estará despierto y hablando con su familia y amigos.
Gel gelelim, kısa bir süre sonra hasta uyanıp ailesi ve arkadaşlarıyla konuşmaya başlayacak.Tuttavia, in breve tempo, questo paziente sarà sveglio a parlare con la sua famiglia e gli amici.
Gel gelelim, kısa bir süre sonra hasta uyanıp ailesi ve arkadaşlarıyla konuşmaya başlayacak.Много скоро този пациент ще се събуди и ще говори със семейството и приятелите си.
Gel gelelim, kısa bir süre sonra hasta uyanıp ailesi ve arkadaşlarıyla konuşmaya başlayacak.家族や友人と会話さえするだろう 今日では人の生死は
Geri döndüğümde, köyümün adamlarıyla ve kadınlarıyla konuşmaya başladım ve onlara dedim ki:Als ich zurückging, begann ich mit den Männern zu sprechen, mit dem Dorf, und den Müttern, und ich sagte,
Geri döndüğümde, köyümün adamlarıyla ve kadınlarıyla konuşmaya başladım ve onlara dedim ki:Cuando volvía, comencé hablando con los hombres de la aldea, y las madres, y les dije,
Geri döndüğümde, köyümün adamlarıyla ve kadınlarıyla konuşmaya başladım ve onlara dedim ki:După ce m-am întors am vorbit cu bărbații, cu cei din sat, cu mamele și le-am spus:
Geri döndüğümde, köyümün adamlarıyla ve kadınlarıyla konuşmaya başladım ve onlara dedim ki:Když jsem se vrátila zpět, začala jsem mluvit s muži, s vesnicí, s matkami a řekla jsem:
Geri döndüğümde, köyümün adamlarıyla ve kadınlarıyla konuşmaya başladım ve onlara dedim ki:Keď som sa vrátila, začala som sa rozprávať s mužmi, s celou dedinou, s matkami a povedala som,
Geri döndüğümde, köyümün adamlarıyla ve kadınlarıyla konuşmaya başladım ve onlara dedim ki:Ketika pulang, saya memulai dialog dengan para pria seluruh desa, dan para ibu. Saya berkata,
Geri döndüğümde, köyümün adamlarıyla ve kadınlarıyla konuşmaya başladım ve onlara dedim ki:Khi tôi quay về, tôi bắt đầu nói chuyện với cánh nam giới, với người làng, và những bà mẹ, và tôi nói,
Geri döndüğümde, köyümün adamlarıyla ve kadınlarıyla konuşmaya başladım ve onlara dedim ki:저는 고향에 가서 대화를 시작했습니다. 남자들, 마을, 어머니들에게 이야기했어요.
Geri döndüğümde, köyümün adamlarıyla ve kadınlarıyla konuşmaya başladım ve onlara dedim ki:När jag åkte tillbaka började jag prata med männen, med byn, med mödrar, och jag sa':
Geri döndüğümde, köyümün adamlarıyla ve kadınlarıyla konuşmaya başladım ve onlara dedim ki:Quand je suis rentrée, j'ai commencé à parler aux hommes, aux habitants du village et aux mères, et j'ai dit,
Geri döndüğümde, köyümün adamlarıyla ve kadınlarıyla konuşmaya başladım ve onlara dedim ki:Quando regressava, falava com os homens, com a aldeia, com as mães, e dizia:
Geri döndüğümde, köyümün adamlarıyla ve kadınlarıyla konuşmaya başladım ve onlara dedim ki:Tornata a casa, ho iniziato a parlare agli uomini, al villaggio e alle madri, e ho detto,
Geri döndüğümde, köyümün adamlarıyla ve kadınlarıyla konuşmaya başladım ve onlara dedim ki:Wróciłam i rozmawiałam z mężczyznami w wiosce, i z matkami.
Geri döndüğümde, köyümün adamlarıyla ve kadınlarıyla konuşmaya başladım ve onlara dedim ki:Όταν γύρισα πίσω, άρχισα να μιλάω στους άντρες, στο χωριό, στις μητέρες, και τους είπα,
Geri döndüğümde, köyümün adamlarıyla ve kadınlarıyla konuşmaya başladım ve onlara dedim ki:Когда я вернулась, я начала разговаривать с мужчинами, с деревней, с матерями. Я сказала:
Geri döndüğümde, köyümün adamlarıyla ve kadınlarıyla konuşmaya başladım ve onlara dedim ki:Повернувшись, я говорила з чоловіками, з цілим селом, з матерями, я сказала їм:
Geri döndüğümde, köyümün adamlarıyla ve kadınlarıyla konuşmaya başladım ve onlara dedim ki:הייתי חייבת לעשות משהו.
Geri döndüğümde, köyümün adamlarıyla ve kadınlarıyla konuşmaya başladım ve onlara dedim ki:وأنا أعود إلى الوراء، بدأت تتحدث إلى الرجال، إلى القرية، والأمهات، وقال،
Geri döndüğümde, köyümün adamlarıyla ve kadınlarıyla konuşmaya başladım ve onlara dedim ki:そして私はこう言いました 「 いつか戻ってきてあなた達の望むことを なんでもするという約束を
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Chúng nói về những thứ mà chúng chưa nhìn thấy.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Están hablando de cosas que no han visto.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Estão a falar de coisas que não veem.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Ils parlent de choses qu'ils n'ont pas vues.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.보지 않은 것에 대해서 얘길하고 있는 거에요.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Mówią o rzeczach, których nie widziały.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Parlano di cose che non hanno visto.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Sie reden über Dinge, die sie nicht sehen.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Vorbesc despre lucruri pe care nu le-au văzut.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Ze praten over wat ze niet gezien hebben.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Ведь, чтобы соврать, им надо придумать то, чего не было.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.Вони говорять про те, чого не бачили.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.הם מדברים על דברים שהם מעולם לא ראו.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.يتكلمون عن أشياء لم يروها.
Görmedikleri şeyler hakkında konuşmaya başlarlar.すばらしい瞬間です
"Güldü ve günlüğüne geri geldi ve tekrar çiçek tohumları hakkında konuşmaya başladı."Ele riu e voltou para o log começou a falar sobre as sementes de flores novamente.
"Güldü ve günlüğüne geri geldi ve tekrar çiçek tohumları hakkında konuşmaya başladı."Er lachte und kam zurück, um die Protokoll-und fing an, über die Blumensamen wieder sprechen.
"Güldü ve günlüğüne geri geldi ve tekrar çiçek tohumları hakkında konuşmaya başladı.벌레, '내가 모르겠어요. "그는 웃고 로그로 돌아 와서 다시 꽃 씨앗에 대해 이야기하기 시작했다.
"Güldü ve günlüğüne geri geldi ve tekrar çiçek tohumları hakkında konuşmaya başladı.Rise e tornò al registro e cominciato a parlare dei semi di fiori di nuovo.
"Güldü ve günlüğüne geri geldi ve tekrar çiçek tohumları hakkında konuşmaya başladı.חיפושית, "אני לא יודע את זה." הוא צחק וחזר ביומן ו התחילו לדבר על הזרעים פרח שוב.
"Güldü ve günlüğüne geri geldi ve tekrar çiçek tohumları hakkında konuşmaya başladı.خنفساء ، وهي و "أنا لا أعرف ذلك." انه ضحك وعاد الى تسجيل وبدأ الحديث عن بذور زهرة مرة أخرى.
"Güldü ve günlüğüne geri geldi ve tekrar çiçek tohumları hakkında konuşmaya başladı.再び花の種子について話し始めた。 彼は、彼らが花だったときはどうだったかを彼女に告げた。植える方法を、彼は彼女に言った
Hall kurulması önünde önerdi. Herkes bir kez konuşmaya hevesli görünüyordu ve sonuç Babel oldu.Iedereen leek te popelen om te praten in een keer, en het resultaat was Babel.
Hall kurulması önünde önerdi. Herkes bir kez konuşmaya hevesli görünüyordu ve sonuç Babel oldu.Всеки изглеждаше нетърпелив да говорят едновременно, и резултатът беше Бабел.
-Hayır. bazı nedenlerden dolayı onunla konuşmaya korkuyorum.- Không đâu. Không hiểu vì lý do gì mà mình rất sợ nói chuyện với cậu ấy.
-Hayır. bazı nedenlerden dolayı onunla konuşmaya korkuyorum.Nee. Voor een of andere reden ben ik bang om tegen hem te praten.
-Hayır. bazı nedenlerden dolayı onunla konuşmaya korkuyorum.-Nein. Aus irgendeinem Grund trau ich mich nicht mit ihm zu reden.
-Hayır. bazı nedenlerden dolayı onunla konuşmaya korkuyorum.Nej. Av nån annledning är jag rädd å prata med honom.
-Hayır. bazı nedenlerden dolayı onunla konuşmaya korkuyorum.- Nie. Z jakiegoś powodu boję się z nim rozmawiać.
-Hayır. bazı nedenlerden dolayı onunla konuşmaya korkuyorum.- Non. Pour une raison ou une autre j'ai peur de lui parler.
-Hayır. bazı nedenlerden dolayı onunla konuşmaya korkuyorum.-No. Per non so quale motivo ho paura di parlargli.
-Hayır. bazı nedenlerden dolayı onunla konuşmaya korkuyorum.Nu stiu din ce motiv , mi-e frica sa vorbesc cu el
-Hayır. bazı nedenlerden dolayı onunla konuşmaya korkuyorum.Tidak. Untuk berbagai alasan aku takut berbicara dengannya.