konuşmayı ile cümle

konuşmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ve bu şekilde konuşmayı kes. Herkesin kafasını karıştıyorsun."Tu embrouilles tout le monde."
Ve bu şekilde konuşmayı kes. Herkesin kafasını karıştıyorsun."Ніхто тебе не розуміє".
Ve bu şekilde konuşmayı kes. Herkesin kafasını karıştıyorsun."وتوقف عن التحدث بتلك الطريقة. إنها تربك الجميع"ـ
Ve bu şekilde konuşmayı kes. Herkesin kafasını karıştıyorsun."(笑)
Ve bu şekilde konuşmayı kes.In ne govori tako.
Ve bu şekilde konuşmayı kes.I przestań mówić w ten sposób!
Ve bu şekilde konuşmayı kes."Ja lakkaa puhumasta tuolla tavoin.
Ve bu şekilde konuşmayı kes.Och sluta prata sådär.
Ve bu şekilde konuşmayı kes.Og hold op med at tale sådan.
Ve bu şekilde konuşmayı kes."Și nu mai vorbi așa!"
Ve bu şekilde konuşmayı kes.Tegen William Shakespeare: "En leg het potlood neer.
Ve bu şekilde konuşmayı kes."Und hör auf so zu sprechen."
Ve bu şekilde konuşmayı kes.Và đừng nói kiểu đó nữa.
Ve bu şekilde konuşmayı kes.Και σταμάτα να μιλάς έτσι.
Ve bu şekilde konuşmayı kes.И спри да говориш по този начин.
Ve bu şekilde konuşmayı kes.(Смех) "И перестань так разговаривать".
Ve bu şekilde konuşmayı kes."תניח מיד את העפרון. "ותפסיק לדבר ככה!
Ve dört yıl sonra, dediğim gibi, konuşmayı gören insan sayısı dört ....그리고, 4년이 흐른 후 그 발표영상을 보신 게 4..
Ve dört yıl sonra, dediğim gibi, konuşmayı gören insan sayısı dört ....A za štyri roky, ako som povedal, ju videli štyri...
Ve dört yıl sonra, dediğim gibi, konuşmayı gören insan sayısı dört ....Dan empat tahun selanjutnya, seperti yang saya bilang, itu telah dilihat oleh empat...
Ve dört yıl sonra, dediğim gibi, konuşmayı gören insan sayısı dört ....Et quatre ans plus tard, comme je le disais, cela a été vu par quatre ...
Ve dört yıl sonra, dediğim gibi, konuşmayı gören insan sayısı dört ....Neljä vuotta myöhemmin puheen on nähnyt neljä...
Ve dört yıl sonra, dediğim gibi, konuşmayı gören insan sayısı dört ....Och så fyra år senare, som sagt, har det setts av fyra....
Ve dört yıl sonra, dediğim gibi, konuşmayı gören insan sayısı dört ....Og fire år senere som jeg sagde, er det blevet set af fire ...
Ve dört yıl sonra, dediğim gibi, konuşmayı gören insan sayısı dört ....Şi patru ani mai târziu, după cum spuneam, a fost văzut de patru ...
Ve dört yıl sonra, dediğim gibi, konuşmayı gören insan sayısı dört ....Und jetzt, wie gesagt, vier Jahre später, wurde er von vier...
Ve dört yıl sonra, dediğim gibi, konuşmayı gören insan sayısı dört ....Và 4 năm sau đã có 4.000 người xem..
Ve dört yıl sonra, dediğim gibi, konuşmayı gören insan sayısı dört ....Y 4 años más tarde, como ya he dicho, ha sido vista 4...
Ve dört yıl sonra, dediğim gibi, konuşmayı gören insan sayısı dört ....Και τέσσερα χρόνια αργότερα, όπως είπα,την έχουν δει τέσσερις...
Ve dört yıl sonra, dediğim gibi, konuşmayı gören insan sayısı dört ....И четири години по-късно, както казах, тя е гледана от четири...
Ve dört yıl sonra, dediğim gibi, konuşmayı gören insan sayısı dört ....І чотири роки по тому, як я вже сказав, її побачили чотири...
Ve dört yıl sonra, dediğim gibi, konuşmayı gören insan sayısı dört ....וארבע שנים אחר-כך, היא נצפתה על-ידי ארבע.....
Ve dört yıl sonra, dediğim gibi, konuşmayı gören insan sayısı dört ....وبعد أربع سنوات كما قلت, تم مشاهدتها من قبل أربع...
Ve dört yıl sonra, dediğim gibi, konuşmayı gören insan sayısı dört ....あのトークは 4百万回ダウンロードされました
Ve eğer aranızda bu konuyla ilgilenenler varsa sizinle konuşmayı çok isterim.Dacă vreunul dintre voi e interesat de asta, mi-ar face mare plăcere să vorbesc cu el.
Ve eğer aranızda bu konuyla ilgilenenler varsa sizinle konuşmayı çok isterim.En mocht iemand van jullie erin geïnteresseerd zijn, ik zou er graag met jullie over spreken.
Ve eğer aranızda bu konuyla ilgilenenler varsa sizinle konuşmayı çok isterim.És ha érdekel benneteket, szívesen beszélek veletek erről.
Ve eğer aranızda bu konuyla ilgilenenler varsa sizinle konuşmayı çok isterim.Et si certains d'entre vous sont intéressés sur ce sujet, j'adorerai en discuter avec vous.
Ve eğer aranızda bu konuyla ilgilenenler varsa sizinle konuşmayı çok isterim.Jeśli ktoś jest zainteresowany, chętnie z nim porozmawiam.
Ve eğer aranızda bu konuyla ilgilenenler varsa sizinle konuşmayı çok isterim.그리고 이 일에 관심있으신 분이 있으시다면 기꺼이 이야기를 나누고 싶습니다.
Ve eğer aranızda bu konuyla ilgilenenler varsa sizinle konuşmayı çok isterim.Se algum de vocês estiver interessado nisso gostaria de falar consigo.
Ve eğer aranızda bu konuyla ilgilenenler varsa sizinle konuşmayı çok isterim.Se qualcuno di voi fosse interessato, sarei molto felice di parlarne con voi.
Ve eğer aranızda bu konuyla ilgilenenler varsa sizinle konuşmayı çok isterim.Und falls jemand von Ihnen sich dafür interessiert, würde ich mich liebend gerne mit ihnen unterhalten.
Ve eğer aranızda bu konuyla ilgilenenler varsa sizinle konuşmayı çok isterim.Và nếu quý vị nào quan tâm đến lĩnh vực này thì tôi rất mong được nói chuyện với các bạn.
Ve eğer aranızda bu konuyla ilgilenenler varsa sizinle konuşmayı çok isterim.Y si cualquiera de ustedes está interesado, me encantaría conversar con ustedes.
Ve eğer aranızda bu konuyla ilgilenenler varsa sizinle konuşmayı çok isterim.Ако някой от вас се интересува от това, с удоволствие бих говорил с вас.
Ve eğer aranızda bu konuyla ilgilenenler varsa sizinle konuşmayı çok isterim.И если кому-либо из вас это интересно, я буду рад поговорить с вами.
Ve eğer aranızda bu konuyla ilgilenenler varsa sizinle konuşmayı çok isterim.ואם מישהו מכם מתעניין בזה, אני אשמח לדבר איתו.
Ve eğer aranızda bu konuyla ilgilenenler varsa sizinle konuşmayı çok isterim.وإذا كان أي منكم مهتم في ذلك ، فأني أحب أن اتحدث معكم.
Ve eğer aranızda bu konuyla ilgilenenler varsa sizinle konuşmayı çok isterim.是非、話をしましょう 私は何も知らない初心者ですが
Ve ne yazık ki bu ülkede alışılagelmiş olarak sorunlarımızdan konuşmayı sevmiyoruz.Contudo, temos neste país esta dinâmica de não gostarmos de falar dos nossos problemas.
Ve ne yazık ki bu ülkede alışılagelmiş olarak sorunlarımızdan konuşmayı sevmiyoruz.Dennoch gibt es in unserem Land eine Dynamik, dass wir sprechen nicht gerne über unsere Probleme.
Ve ne yazık ki bu ülkede alışılagelmiş olarak sorunlarımızdan konuşmayı sevmiyoruz.En este país tenemos una dinámica por la que no nos gusta hablar de nuestros problemas.
Ve ne yazık ki bu ülkede alışılagelmiş olarak sorunlarımızdan konuşmayı sevmiyoruz.Eppure, in questo paese abbiamo una dinamica per cui non ci piace parlare dei nostri problemi.
Ve ne yazık ki bu ülkede alışılagelmiş olarak sorunlarımızdan konuşmayı sevmiyoruz.És mégis, valahogy ebben az országban nem szeretünk beszélni a problémáinkról.
Ve ne yazık ki bu ülkede alışılagelmiş olarak sorunlarımızdan konuşmayı sevmiyoruz.그러나 미국에는 우리의 문제들에 대해 이야기 하는 것을 꺼리는 경향이 있지요.
Ve ne yazık ki bu ülkede alışılagelmiş olarak sorunlarımızdan konuşmayı sevmiyoruz.My Amerykanie , unikamy rozmów o problemach.
Ve ne yazık ki bu ülkede alışılagelmiş olarak sorunlarımızdan konuşmayı sevmiyoruz.Och ändå har vi, i det här landet en inställning som gör att vi inte vill prata om våra problem.
Ve ne yazık ki bu ülkede alışılagelmiş olarak sorunlarımızdan konuşmayı sevmiyoruz.Şi totuşi, avem în această ţară o dinamică în care nu prea ne place să vorbim despre problemele noastre.
Ve ne yazık ki bu ülkede alışılagelmiş olarak sorunlarımızdan konuşmayı sevmiyoruz.Toch hebben we in dit land een dynamiek waarin we niet willen praten over onze problemen.

İlgili Sayfalar