konuşmanı ile cümle

konuşmanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Böyle konuşmanın sırası mı?!Tal ikke sådan.
Böyle konuşmanın sırası mı?!Ti sembra il momento di parlare così?
Böyle konuşmanın sırası mı?!Είναι ώρα να μιλάμε έτσι;
Böyle konuşmanın sırası mı?!Разве сейчас следует так говорить?
Brown. TED konuşmanızı çok sevdik.Brown, vaš TED nastop je bil super."
Brown. TED konuşmanızı çok sevdik.Nagyon tetszett a TED beszéde.
Brown. TED konuşmanızı çok sevdik.Ne-a plăcut prezentarea dvs. la TED.
Brown. TED konuşmanızı çok sevdik.Nos encantó la charla en TED.
Brown. TED konuşmanızı çok sevdik.Nous avons adoré votre TEDTalk.
Brown. TED konuşmanızı çok sevdik.Vi er vilde med dit TED foredrag.
Brown. TED konuşmanızı çok sevdik.Wir fanden Ihren TEDTalk toll.
Bruno Giussani: Rory, konuşmanın sonunda Libya'dan bahsettin.로리, 당신은 리비아에 대해서 말했습니다.
Bruno Giussani: Rory, konuşmanın sonunda Libya'dan bahsettin.Rory, du nämnde Libyen mot slutet.
Bruno Giussani: Rory, konuşmanın sonunda Libya'dan bahsettin.ברונו ג'יוסאני: רורי, הזכרת בסוף את לוב.
Bruno Giussani: Rory, konuşmanın sonunda Libya'dan bahsettin.برونو جيوساني : روي .. لقد ذكرت مايحدث في ليبيا في نهاية محادثتك
Bruno Giussani: Rory, konuşmanın sonunda Libya'dan bahsettin.簡単に、今のリビアと、そこへの介入についての
Bruno Giussani: Rory, konuşmanın sonunda Libya'dan bahsettin.谢谢。谢谢。谢谢。
Bu alanların her birinde günlük 20 dakikanın üstünde şifresiz konuşmanın yakalanabildiği belirlendi.모든 대도시 권역에서 매일 20분이 넘게 암호화 되지 않은 대화들을 잡을 수 있었습니다.
Bu alanların her birinde günlük 20 dakikanın üstünde şifresiz konuşmanın yakalanabildiği belirlendi.Au constatat că în fiecare zonă metropolitană puteau intercepta peste 20 de minute/ zi de comunicare necodată.
Bu alanların her birinde günlük 20 dakikanın üstünde şifresiz konuşmanın yakalanabildiği belirlendi.De fandt at i hvert storbyområde, kunne de opfange over 20 minutters daglig ukrypteret kommunikation.
Bu alanların her birinde günlük 20 dakikanın üstünde şifresiz konuşmanın yakalanabildiği belirlendi.Encontraron que en cada área metropolitana, capturaban más de 20 minutos diarios de comunicación clara.
Bu alanların her birinde günlük 20 dakikanın üstünde şifresiz konuşmanın yakalanabildiği belirlendi.W każdym udało im sie przechwycić co najmniej 20 minut niekodowanej rozmowy dziennie.
Bu alanların her birinde günlük 20 dakikanın üstünde şifresiz konuşmanın yakalanabildiği belirlendi.Zistili, že v každej metropolitnej oblasti zachytili denne viac než 20 minút nezašifrovaného textu.
Bu alanların her birinde günlük 20 dakikanın üstünde şifresiz konuşmanın yakalanabildiği belirlendi.Zjistili, že v každé oblasti zaznamenají přes 20 minut denně nešifrované komunikace.
Bu alanların her birinde günlük 20 dakikanın üstünde şifresiz konuşmanın yakalanabildiği belirlendi.הם מצאו שבכל אזור עירוני, הם היו לוכדים מעל 20 דקות ביום של שיחות בטקסט חופשי.
Bu alanların her birinde günlük 20 dakikanın üstünde şifresiz konuşmanın yakalanabildiği belirlendi.一日20分以上の 暗号化されていない通信を傍受しました どの様なことが話されていたのでしょう?
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.Be', si tratta di una chiave di lettura completamente differente.
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.Bien, eso es otra lectura.
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.Bom, isso daria para uma nova palestra.
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.Bon, il y a de quoi faire une autre présentation la-dessus.
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.Chuyện này cần cả một bài nói chuyện khác.
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.De hát ez egy egészen más történet.
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.Ei bine, asta e o cu totul altă discuție.
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.Jamen, det er en hel anden forelæsning.
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.글쎄요, 그것은 따로 강의 하나를 통째로 할애할 내용이죠.
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.Mutta se on jo toisen luennon aihe.
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.Nå, det är en hel föreläsning i säg.
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.No, to by bylo na celou přednášku.
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.Nou, dat is een heel andere lezing.
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.Nun ja, das könnte eine eigene Vorlesung werden.
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.Nuž, to je úplne iná prednáška.
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.To jest temat na zupełnie osobny wykład.
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.Λοιπόν, αυτό αποτελεί αντικείμενο μιας άλλης διάλεξης.
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.Вообще-то это тема для отдельной лекции.
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.Но това е една цяла друга лекция.
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.ובכן, זאת כבר הרצאה אחרת.
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.حسنا، انها محاضرة اخرى كاملة
Bu, bambaşka bir konuşmanın konusu.ではブッシュ政権が 9.11 事件を
Bu kısma kadar konuşmanın içeriğine baktık.Ale to sa už pozeráme na rečový kontext.
Bu kısma kadar konuşmanın içeriğine baktık.Ale to se díváme na kontext řeči.
Bu kısma kadar konuşmanın içeriğine baktık.Dar asta e doar contextul verbal.
Bu kısma kadar konuşmanın içeriğine baktık.Ennyit tehát a beszéd kontextusáról.
Bu kısma kadar konuşmanın içeriğine baktık.하지만 그것은 그 말이 되어지는 상황을 보고 있었습니다.
Bu kısma kadar konuşmanın içeriğine baktık.Mais ce n'est que la vision du contexte de parole.
Bu kısma kadar konuşmanın içeriğine baktık.Nhưng đó là xét từ khía cạnh ngữ cảnh nói.
Bu kısma kadar konuşmanın içeriğine baktık. Peki ya görsel içerik?Aber das ist der Blick auf den sprachlichen Kontext.
Bu kısma kadar konuşmanın içeriğine baktık.Pero eso es observar el contexto hablado.
Bu kısma kadar konuşmanın içeriğine baktık.Questo se guardiamo al contesto del discorso.
Bu kısma kadar konuşmanın içeriğine baktık.Tapi itu melihat kpada konteks bahasa
Bu kısma kadar konuşmanın içeriğine baktık.Tot zover onze blik op de spraakcontext.

İlgili Sayfalar