konuşmanı ile cümle

konuşmanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Her neyse gördüğünüz gibi ben İrlandalıyım ve konuşmanın ne kadar önemli olduğunu biliyorum.W każdym razie, jestem Irlandczykiem i jak widzicie, wiem, jak ważne jest mówienie.
Her neyse gördüğünüz gibi ben İrlandalıyım ve konuşmanın ne kadar önemli olduğunu biliyorum.Όπως βλέπετε, είμαι Ιρλανδός και γνωρίζω καλά τη σημασία της κουβέντας.
Her neyse gördüğünüz gibi ben İrlandalıyım ve konuşmanın ne kadar önemli olduğunu biliyorum.Аз съм ирландец и както виждате, зная колко важно е да се говори.
Her neyse gördüğünüz gibi ben İrlandalıyım ve konuşmanın ne kadar önemli olduğunu biliyorum.В общем, я ирландец и, как видите, я знаю, насколько важны разговоры.
Her neyse gördüğünüz gibi ben İrlandalıyım ve konuşmanın ne kadar önemli olduğunu biliyorum.אני אירי, וכמו שאתם רואים, אני יודע כמה חשוב לדבר.
Her neyse gördüğünüz gibi ben İrlandalıyım ve konuşmanın ne kadar önemli olduğunu biliyorum.علي أي حال، أنا أيرلندي، كما ترون ذلك، أنا أعرف أهمية التخاطب.
Her neyse gördüğünüz gibi ben İrlandalıyım ve konuşmanın ne kadar önemli olduğunu biliyorum.話をすることを大切に思っている コミュニケーションはエチオピアにとってとても大事で 国を変える
Hey! Konuşmanın tam ortasındayız!¡Estamos en medio de una conversación!
Hey! Konuşmanın tam ortasındayız!Này này, ta đang nói chuyện mà!
Hey! Konuşmanın tam ortasındayız!Чакай малко, не сме си довършили разговора!
I-ıı. Konuşmanız kaydedilebilir, ve böylece en komik, aptal kullanıcı hikayelerini toplayıp,음음, 이게 녹음은 되는데 그래서
I-ıı. Konuşmanız kaydedilebilir, ve böylece en komik, aptal kullanıcı hikayelerini toplayıp,לא בדיוק. שיחתך עלולה להיות מוקלטת
I-ıı. Konuşmanız kaydedilebilir, ve böylece en komik, aptal kullanıcı hikayelerini toplayıp,مكالمتك قد تسجل
I-ıı. Konuşmanız kaydedilebilir, ve böylece en komik, aptal kullanıcı hikayelerini toplayıp,バカなユーザのおかしな話を集めて
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Cred că ți-au ascultat discursul.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Credo abbiano sentito il tuo discorso.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Creo que han escuchado tu charla.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Ich glaube, sie haben Ihren Vortrag gehört.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Ik denk dat ze je lezing hebben gehoord.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Je crois qu'ils ont entendu votre discours.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.저는 그들이 당신의 이야기를 들었으리라 믿습니다.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Myślę, że słyszeli twoją prezentację.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Myslím, že si vypočuli vašu reč.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Penso que ouviram a tua apresentação.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Saya yakin mereka telah mendengar pembicaraan Anda.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Tôi tin rằng họ đã lắng nghe buổi nói chuyện của ông.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Úgy tudom, hallották az Ön beszédét is.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Πιστεύω πως σε άκουσαν.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Думаю, вони слухали вашу презентацію.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Мисля, че чуха речта ти.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Я уверен, они слышали ваше выступление.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.אני מאמין שהם שמעו את הנאום שלך.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.أعتقد أنهم سمعوا ما تحدثت به.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.非常に感銘を受けるお話でした
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Abbiamo assistito al tuo discorso nel nostro club letterario.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik.A könyvklubunkban néztük meg a beszédét.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Chúng tôi đã xem bài nói của chị trên TED ở câu lạc bộ sách của tôi.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Dívaly jsme se na tvůj TEDTalk v mém čtenářském klubu."
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Kirjakerhoni katsoi puheesi.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Nós vimos a sua palestra TED no meu clube literário.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik." Nous avons regardé votre TEDTalk avec notre club de lecture.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Pozerali sme vašu prednášku na TEDe v mojom knižnom klube.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."우리 독서 클럽에 함께 당신의 TED 강연을 봤어요.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Ți-am văzut prezentarea TED la clubul de lectură.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Vimos la charla de TED en mi club de lectura.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Vi så dit TED foredrag i min bogklub.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Vi tittade på ditt TED-föredrag i min bokklubb.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."We bekeken je TEDTalk in mijn boekenclub.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Wir haben Ihren TEDTalk in meinem Buchklub angesehen"
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Z bralnim klubom smo gledali tvoj TED nastop.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Είδαμε την ομιλία σου στην λέσχη βιβλίου μου.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Гледахме Вашата ТЕД презентация в моя литературен клуб.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Ми дивилися вашу TED промову у книжковому клубі.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."Мы смотрели твоё выступление на TED в моём книжном клубе".
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."צפינו בהרצאה שלך ב-TED במועדון-הספר שלי.
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik."لقد شاهدنا حديثك في تيد في نادي الكتاب خاصتي"
"Kitap kulübümde TED konuşmanızı seyrettik.それから あなたの本を読んで
Kısa bir konuşmanın ardından kadınlardan biri bağırdı:Et après avoir bavardé un peu, une des femmes s'est écriée :
Kısa bir konuşmanın ardından kadınlardan biri bağırdı:Nach einem kurzen Small-Talk rief eine der Frauen:
Kısa bir konuşmanın ardından kadınlardan biri bağırdı:Y después de una pequeña charla, una de las mujeres gritó:

İlgili Sayfalar