konuşmam ile cümle
konuşmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat artık konuşmama başlamalıyım -- saatin ilerlediğini görüyorum.Men låt mig att börja med föredraget - jag ser att tiden går.
Fakat artık konuşmama başlamalıyım -- saatin ilerlediğini görüyorum.Nhưng hãy để tôi bắt đầu buổi nói chuyện -- Tôi thấty đồng hồ đang chạy
Fakat artık konuşmama başlamalıyım -- saatin ilerlediğini görüyorum.Pero me he de centrar, porque el tiempo vuela.
Fakat artık konuşmama başlamalıyım -- saatin ilerlediğini görüyorum.Przejdę do rzeczy, bo czas mija.
Fakat artık konuşmama başlamalıyım -- saatin ilerlediğini görüyorum.Tapi saya akan memulai pembicaraan ini -- saya melihat jam terus berjalan.
Fakat artık konuşmama başlamalıyım -- saatin ilerlediğini görüyorum.Ας ξεκινήσω όμως, γιατί το ρολόι τρέχει.
Fakat artık konuşmama başlamalıyım -- saatin ilerlediğini görüyorum.Но нека започна дискусията -- виждам, че времето тече.
Fakat artık konuşmama başlamalıyım -- saatin ilerlediğini görüyorum.Но позвольте мне начать свой рассказ, я вижу как бежит время.
Fakat artık konuşmama başlamalıyım -- saatin ilerlediğini görüyorum.אבל בואו נעבור להרצאה, אני רואה שהשעון רץ.
Fakat artık konuşmama başlamalıyım -- saatin ilerlediğini görüyorum.لكني دعوني أبدأ الخطاب -- إني أرى الساعة تدور.
Fakat artık konuşmama başlamalıyım -- saatin ilerlediğini görüyorum.私は公立学校の教師です。
Fakat bunun bir de olumsuz yönü var, konuşmamın son kısmını bundan bahsetmek istiyorum.Aber es existiert auch eine dunkle Seite, und die möchte im letzten Teil meines Vortrags betrachten.
Fakat bunun bir de olumsuz yönü var, konuşmamın son kısmını bundan bahsetmek istiyorum.Jednak istnieje też tego ciemna strona, na jej temat chcę poświęcić ostatnią część mojej wypowiedzi.
Fakat bunun bir de olumsuz yönü var, konuşmamın son kısmını bundan bahsetmek istiyorum.그러나 여기에도 어두운 면은 있습니다. 그것이 제가 남은 시간동안 설명드릴 부분입니다.
Fakat bunun bir de olumsuz yönü var, konuşmamın son kısmını bundan bahsetmek istiyorum.Maar er is een keerzijde. Daar wil ik het nu over hebben.
Fakat bunun bir de olumsuz yönü var, konuşmamın son kısmını bundan bahsetmek istiyorum.Namun ada sisi gelap untuk hal ini, dan itulah yang akan saya sampaikan di akhir pembicaraan saya ini.
Fakat bunun bir de olumsuz yönü var, konuşmamın son kısmını bundan bahsetmek istiyorum.Nhưng nó cũng có những mặt tối, và đó là điều mà tôi muốn nói ở phần cuối buổi nói chuyện này.
Fakat bunun bir de olumsuz yönü var, konuşmamın son kısmını bundan bahsetmek istiyorum.Pero esto tiene un lado oscuro, y en eso quiero ocupar la última parte de mi charla.
Fakat bunun bir de olumsuz yönü var, konuşmamın son kısmını bundan bahsetmek istiyorum.Но има и тъмна страна и на нея искам да посветя последната част на моята презентация.
Fakat bunun bir de olumsuz yönü var, konuşmamın son kısmını bundan bahsetmek istiyorum.אך יש גם צד אפל לזה, ועליו אני רוצה לדבר בחלק האחרון של הרצאתי
Fakat bunun bir de olumsuz yönü var, konuşmamın son kısmını bundan bahsetmek istiyorum.و لكن هناك جانب مظلم لهذا و هذا ما أريد أن أتحدث عنه في الجزء الأخير من حديثي
Fakat bunun bir de olumsuz yönü var, konuşmamın son kısmını bundan bahsetmek istiyorum.残りの時間をかけてお話しましょう インターネットに多くの時間を費やすようになり
Geçenlerde, bir üniversitede konuşmamda, öğrencilerden biri,최근에 한 대학에서 연설을 했습니다 당시 한 학생은 제게 이렇게 말하더군요
Geçenlerde, bir üniversitede konuşmamda, öğrencilerden biri,לאחרונה הרציתי באוניברסיטה, ובהרצאה סטודנט אמר לי שזו
Geçenlerde, bir üniversitede konuşmamda, öğrencilerden biri,لقد تحدثت مؤخراً في الجامعة حيث أخبرني طالب أنه كان
Geçenlerde, bir üniversitede konuşmamda, öğrencilerden biri,学生が言ったんです ナイジェリアの男は私の本に
Genelde konuşmamın ne olduğunu grubun önüne çıkınca anlıyorum.Eu de obicei înțeleg ce voi spune abia când sunt în fața unui grup.
Genelde konuşmamın ne olduğunu grubun önüne çıkınca anlıyorum.Ik sprong van de hak op de tak. Meestal improviseer ik mijn speeches.
Genelde konuşmamın ne olduğunu grubun önüne çıkınca anlıyorum.J'ai l'habitude de comprendre ce qu'est mon discours quand je me lève en face d'un groupe.
Genelde konuşmamın ne olduğunu grubun önüne çıkınca anlıyorum.Jeg plejer at finde ud af hvad mit foredrag er, når jeg stiller mig op for folk.
Genelde konuşmamın ne olduğunu grubun önüne çıkınca anlıyorum.저는 주로 청중들 앞에 선 후에야 말할 것을 생각해내곤 하지요.
Genelde konuşmamın ne olduğunu grubun önüne çıkınca anlıyorum.Normalerweise habe ich meinen Vortrag durchdacht, wenn ich vor einer Gruppe spreche.
Genelde konuşmamın ne olduğunu grubun önüne çıkınca anlıyorum.Normalmente capisco di cosa parla la mia discussione quando sono di fronte a un gruppo.
Genelde konuşmamın ne olduğunu grubun önüne çıkınca anlıyorum.Normalmente me doy cuenta de qué va mi charla cuando me levanto en frente de un grupo.
Genelde konuşmamın ne olduğunu grubun önüne çıkınca anlıyorum.Saya biasanya menemukan saya harus berbicara tentang apa di depan sekelompok orang.
Genelde konuşmamın ne olduğunu grubun önüne çıkınca anlıyorum.Tôi thường ứng biến bài nói ngay lúc xuất hiện trước đám đông.
Genelde konuşmamın ne olduğunu grubun önüne çıkınca anlıyorum.Zazwyczaj wiem o czym jest moja przemowa, gdy staję przed grupą ludzi.
Genelde konuşmamın ne olduğunu grubun önüne çıkınca anlıyorum.Обикновено решавам какъв ще е разговорът, когато се изправя пред група.
Genelde konuşmamın ne olduğunu grubun önüne çıkınca anlıyorum.Обычно я прикидываю, о чём рассказывать, когда я уже стою на сцене.
Genelde konuşmamın ne olduğunu grubun önüne çıkınca anlıyorum.בד"כ אני מוצא על מה לדבר כשאני מופיע לפני קהל.
Genelde konuşmamın ne olduğunu grubun önüne çıkınca anlıyorum.وعادة ما أحدد كلامي عندما أمام مجموعة
Genelde konuşmamın ne olduğunu grubun önüne çıkınca anlıyorum.では最後に、残った一分で、
"GERÇEK" sayılarla demek istedim. Dikkatli konuşmam lazım.1+2iを
"GERÇEK" sayılarla demek istedim. Dikkatli konuşmam lazım.اعداد فعلية، يجب ان اتمهل قليلاً
Google konusundaki konuşmamızı hatırlayın.GoogleはFacebook、Spice、
Google konusundaki konuşmamızı hatırlayın.앞서 구글에 대해서도 얘기했지만
Google konusundaki konuşmamızı hatırlayın.ومجددًا إن كنت تتذكر حديثنا حول
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Aprozii au răspuns: ,,Niciodată n'a vorbit vreun om ca omul acesta.``
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Bọn lính thưa rằng : Chẳng hề có người nào đã nói như người nầy !
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Bọn lính thưa rằng: Chẳng hề có người nào đã nói như người nầy!
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Die Knechte antworteten: Es hat nie ein Mensch also geredet wie dieser Mensch.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Felelének a szolgák: Soha ember úgy nem szólott, mint ez az ember!
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler."Het is zo bijzonder wat die Man zegt", antwoordden de tempeldienaars. "Zoiets hebben wij nog nooit gehoord."
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.하속들이 대답하되 그 사람의 말하는 것처럼 말한 사람은 이때까지 없었나이다 하니
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Les huissiers répondirent: Jamais homme n`a parlé comme cet homme.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Los guardias respondieron: --¡Nunca habló hombre alguno así
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Odpověděli služebníci: Nikdy tak člověk nemluvil, jako tento člověk.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Odpowiedzieli oni słudzy: Nigdy tak nie mówił człowiek jako ten człowiek.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Palvelijat vastasivat: "Ei ole koskaan ihminen puhunut niin, kuin se mies puhuu".
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.Pengawal-pengawal itu menjawab, "Wah, belum pernah ada orang berbicara seperti Dia!