konuşmam ile cümle

konuşmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
İsveçce konuşmam.I don't speak Swedish.
Katalanca konuşmam.I don't speak Catalan.
Burada konuşmamalısın.You should not talk here.
Ben benim Alman konuşmamı pratik etmeme yardım etmesi için özel öğretmen tuttum.I've hired a private tutor to help me practice my German conversation.
Ben Naomi'nin yaptığı kadar akıcı İngilizce konuşmam.I don't speak English as fluidly as Naomi does.
Konuşmama izin ver.Let me do the talking.
Hızlı konuşmam.I don't speak fast.
Altı yıl okulda İngilizce eğitimi almama rağmen, çok iyi İngilizce konuşmam.I don't speak English well even though I took it for six years at school.
Onunla uzun bir konuşmam oldu.I had a long talk with her.
Bunun hakkında şimdi konuşmamız gerekmiyor.We don't have to talk about this now.
O bizim konuşmamızı kesti.He interrupted our conversation.
Ondan toplantıda konuşmaması rica edildi.She was asked not to speak at the meeting.
O, onunla tekrar asla konuşmamaya kararlıydı.She was determined never to talk to him again.
Sanırım bu sorun hakkında patronla konuşmamın zamanıdır.I think it's time for me to talk to the boss about this problem.
Öğretmen bana konuşmamı hazırlamak için daha çok zaman harcamam gerektiğini söyledi.My teacher told me that I should have spent more time preparing my speech.
Bir yerli gibi konuşacağımı sanmıyorum ve gerçekten konuşmam gerektiğini sanmıyorum.I don't think I'll ever sound like a native speaker and I don't really think I need to.
Bir yerli gibi konuşmama gerek yok, ben sadece akıcı olarak konuşabilmeyi istiyorum.I don't need to sound like a native speaker, I just want to be able to speak fluently.
Konuşmam gereken kişilerin bir listesini yaptım.I've made a list of people I need to talk to.
İspanyolca konuşmam.I don't speak Spanish.
Tom seninle konuşmam gerektiğini söyledi.Tom said I was supposed to talk to you.
Tom konuşmamıza katılmadı.Tom didn't take part in our conversation.
Tom kimle konuşmamamız gerektiğini oldukça netleştirdi.Tom made it quite clear who we weren't supposed to talk to.
Tom savaş hakkında konuşmamaya karar verdi.Tom decided not to talk about the war.
Tom konuşmamıza zorla girdi.Tom broke into our conversation.
Tom ve Mary olay hakkında hiç konuşmamakta hemfikir oldular.Tom and Mary agreed never to talk about the incident.
Sorun hakkında onunla konuşup konuşmamam gerektiğini merak ediyorum.I wonder if I should talk to her about the problem.
Tom çok fazla konuşmamalıdır.Tom shouldn't talk so much.
"Seninle konuşmam gerek. Acil" "Anlat bana, Dinliyorum.""I need to talk to you. It's urgent." "Tell me, I'm listening."
Bizim konuşmamızın zamanımızdır.It's time for us to talk.
Konuşmama izin verirsen, her şeyi açıklayabilirim.If you allow me to speak, I'll be able to explain everything.
Bunu bir kulüpte konuşmamamız gerekir.We shouldn't discuss this in a club.
Konuşmamız gerek.We need to talk.
Seninle konuşmam gerek.I need to talk with you.
Sanırım biraz konuşmamızın zamanı geldi de geçti bile.I think it's time we had a little talk.
Seninle konuşmam lâzım.I need to talk to you.
Kazakça konuşmam.I don't speak Kazakh.
Türkçe konuşmam.I don't speak Turkish.
Ustabaşıyla konuşmama izin verin.Let me speak with the foreman.
O, okula gitmezse, artık onunla konuşmam.If he doesn't go to school, I will not talk to him anymore.
O, bunun hakkında konuşmamayı tercih eder.He prefers not to talk about it.
O, o konuda konuşmamayı tercih eder.She prefers not to talk about it.
Seninle gerçekten konuşmam lâzım.I really need to talk to you.
Tom'la konuşmama izin ver.Let me talk to Tom.
Tom oğluna ağzı doluyken konuşmamasını söyledi.Tom told his son not to speak with his mouth full.
Bir uzmanla konuşmamız en iyisidir.It is best that we speak with a specialist.
Bir şey hakkında Tom'la konuşmam gerek.I need to talk to Tom about something.
Ne olduğu hakkında Tom'la konuşmam gerek.I need to talk to Tom about what happened.
Ben yapacağını söylediği şey hakkında Tom'la konuşmam gerekiyor.I need to talk to Tom about what he said he would do.
Seninle notların hakkında konuşmam gerekiyor.I need to talk to you about your grades.
Bugün bir ara gerçekten Tom'la konuşmam gerekiyor.I really need to talk to Tom sometime today.
Yerinde olsam Tom'la konuşmam.I wouldn't even talk to Tom if I were you.
Bir şey hakkında seninle konuşmamız gerek.We need to talk to you about something.
Öğretmen konuştuğu zaman konuşmaman gerekir.You shouldn't talk when the teacher's talking.
Onunla konuşmam gereken önemli bir şey var.There's something important I need to tell her.
O bu konu hakkında konuşmamı istemiyor.She doesn't want me to speak about this matter.
O bu konuda konuşmamı istemiyor.She doesn't want me to speak about this issue.
Tom dün tartıştığımız hakkında konuşmamı istemiyor.Tom doesn't want me to talk about what we discussed yesterday.
Tom konuşmamızı istiyor.Tom wants us to talk.
Tom seninle konuşmamızı istedi.Tom wanted us to talk to you.
Tom, seninle konuşmamı istedi.Tom wanted me to speak to you.

İlgili Sayfalar