konuşmamı ile cümle

konuşmamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Birkaç şey söyleyerek konuşmamı sonlandırmak istiyorum.I'd just like to end off by just saying this:
Konuşmamın sonunda geleceğim bu soruya.I'll come on to them at the end.
Müslümanlar adına konuşmamıştır.John F. Kennedy.
Unutma ki cümle cümle konuşmamız gerekiyor çünkü arada nefes almamız gerek.Remember, we speak in sentences, because we have to take a breath.
Hava hep geliyor olsa cümle kullanarak konuşmamız veya cümleler halinde yazmamız gerekmez.We wouldn't have to speak in sentences or write sentences.
O'nunla konuşmamı ister misin?You want me to talk to him?
Peki benim konuşmamı ister misin?So, what do you want me to do?
Hadi şimdi konuşmamın başındaki o bebek yapan iki çifte dönelim.So let's go back to those two beings conceived at the beginning of this talk.
Bugünkü konuşmamın temasıThe theme of my talk today is,
Bugünkü konuşmamın konusu bu.This is the theme of my talk today.
Böylece gelecekteki konuşmamı verince 60 yaşında olacağım, bunun başarılı olacağını söyleyebilirim.I'll be able to say that it's been a success.
Konuşmamın sonunda okyanus asitlenmesiyle ilgili kısa bir konuşma yapacağım.So I'll close with a short discussion of ocean acidification.
"Konuşmamız, kalite güvencesi için kayıt edilebilir?""Your call may be recorded for quality assurance?"
Buradaki konuşmamızın bir kısmında bizde böyle davranacağız.Some of our talks today, we still act like that.
Konuşmamız bitti.We are done talking.
Tek ve yüksek sesle konuşmamız gerekiyor, çünkü biz sizin geleceğiniz için mücadele ediyoruz.We need to speak with one loud voice, because we are fighting for your future.
Konuşmamın ana konusuna başlamadan önce, gelin bir parça beyzbolla başlayalım.Before I actually begin the meat of my talk, let's begin with a bit of baseball.
Ve, ne biliyorsunuz, başka hiçkimse hackerlar ile konuşmamıştır.And what do you know, nobody else does talk to the hackers.
Fakat bunun bir de olumsuz yönü var, konuşmamın son kısmını bundan bahsetmek istiyorum.But there is a dark side to this, and that's what I want to spend the last part of my talk on.
Aman Tanrım! oraya gelene kadar bekle... konuşmamı bekleOH. MY. GOD.
Bir sonraki konuşmamızda, müşterimiz gerçekten üzgündü.On the next call, our clients were REALLY disappointed.
Burdaki konuşmamın amacı buradaki insanları ikna etmek değildir xenophilianızı benimsetmektir.The goal of my Talk here is not to persuade the people in this room to embrace your xenophilia.
Konuşmamın sonunda vakit kalırsa çok daha etkileyici bir örnek göstereceğim.If there's time at the end, I'll show you the much more dramatic case.
Konuşmamın sonuna yaklaşırken, size oldukça üzücü olan başka birşey daha göstermeliyim.I have to show you something unfortunately very sad at the conclusion of this talk.
Ve konuşmamın sonunda doğru cevaba en yakın yanıtı verene bir ödülüm olacak.And I'm going to give a prize at the end of my talk for the person who gets closest to the answer.
Ve buda konuşmamın sonu.Well, that's the end of my talk.
New Yorker'da çıkan harika bir karikatür, bütün konuşmamı özetliyor:This wonderful cartoon in the New Yorker summarizes my whole talk:
Konuşmamı başka bir hikaye ile bitireyim.Let me close with another short story.
Bunları söylemişken, bu konuşmamı yaklaşık 5 dakika önce hazırladım.Having said that, I outlined my talk about five minutes ago.
Konuşmamın çoğunda Mısır'a odaklanacağım.I'm going to focus a lot of my talk on Egypt.
Konuşmamı yavaşça yitirdikçe, sesimi kazandım.As I slowly lost my speech, I gained my voice.
Son konuşmamın sonunda onun sözlerine değinmiştim.And I referenced that at the end of my last talk.
Konusmami TED'in kumlarina bir kazik cakarak bitirmek istiyorumI would like to close here by putting a stake in the sand at TED.
Annem, benim babam hakkında konuşmamı istemedi.Mother doesn't want me to talk about father.
Issız bir adada 3 yıl kalmışlar ve birbirleriyle hiç konuşmamışlar. çünkü tanıştırılmamışlarHow perfectly disguting. To drink like an animal. Huh?
"Seninle özel olarak konuşmamız lazım."I need to speak to you privately.
Bugün konuşmamız gerek.Let's have a talk today.
Tamam, işte bu, benim konuşmamın TED standartlarında yapılmış haliydi.Okay, so that was my Talk delivered in the standard TED way.
Görevliler, ‹‹Hiç kimse hiçbir zaman bu adamın konuştuğu gibi konuşmamıştır›› karşılığını verdiler.The officers answered, "No man ever spoke like this man!"
Onu işittiğinizde, "Bunu konuşmamız doğru değil. Sen Yücesin.Why did you not say when you heard it: "It is not for us to speak of it?
Onu işittiğinizde, "Bunu konuşmamız doğru değil.And why did you not, when you heard it, say?
Daha fazla ve daha samimi şekilde konuşmamız gerekiyor.We have to speak more and more sincerely.
Basın toplantısı dışında oyuncularla konuşmamıza izin vermediler.They didn't let us talk with the players outside the press conference.
Bunu mantıklı adamlar gibi konuşmamızı öneriyorum" diye cevap verdi.I suggest that we talk about this like rational men".
Konuşmamız hapşırıklarla sürekli bölündü.Sein Niesen störte unsere Unterhaltung.
Konuşmamızı böldü.Er störte unsere Unterhaltung.
Tom Mary ile konuşmamı istedi.Tom bat mich, mit Maria zu sprechen.
Konuşmamız gereken bir konu daha var.Il reste encore une question que nous devons discuter.
Olan sorunlarımızı konuşmamızı tercih ederdim.J'aimerais discuter de problèmes que nous avons eus.
İngilizce konuşmamış mıydınız?N'avez-vous pas parlé anglais ?
Din içerikli konuşmamın kadınlar üzerinde etkili olduğunu yüz mimiklerinden anlıyordum.Ceux qui me connaissent savent quelle haute opinion j’ai des femmes.
Eğer dinlemekten çok konuşmamız gerekseydi, iki ağzımız bir kulağımız olurdu.Si tuviéramos que hablar más que escuchar tendríamos dos bocas y una oreja.
Tom konuşmamızı istiyor.Tom quiere que hablemos.
Bunun hakkında şimdi konuşmamız gerekmiyor.No tenemos que hablar de esto ahora.
Daha önce bir yabancı ile hiç konuşmamıştım.Nunca antes me había hablado un extranjero.
Tom, seninle konuşmamı istedi.Tom quería que hablara contigo.
Öğretmen sınıfta Fransızca konuşmamıza izin vermedi.El profesor no nos dejaba hablar en francés en clase.
Tom'la konuşmamı ister misin?¿Quieres que hable con Tom?
Fince mi yoksa İngilizce mi konuşmamı istersiniz?¿Quiere que hable en finlandés o en inglés?
Bu konuşmamızı hatırlamıyorum.No me acuerdo de esta conversación.

İlgili Sayfalar