konuşmamı ile cümle
konuşmamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tüm ülkeyle aynı anda konuşmamıza gerek yoktu.Δεν χρειαζόταν να μιλάμε σε όλη τη χώρα την ίδια στιγμή.
Tüm ülkeyle aynı anda konuşmamıza gerek yoktu.Нам не нужно было говорить со всей страной одновременно.
Tüm ülkeyle aynı anda konuşmamıza gerek yoktu.Не було потреби у комунікації зі всією країною одразу.
Tüm ülkeyle aynı anda konuşmamıza gerek yoktu.Нямахме нужда да говорим на цялата страна едновременно.
Tüm ülkeyle aynı anda konuşmamıza gerek yoktu.לא רצינו לדבר עם כל המדינה באותו הזמן.
Tüm ülkeyle aynı anda konuşmamıza gerek yoktu.لم نحتج إلى الحديث مع كامل الدولة في نفس الوقت.
Tüm ülkeyle aynı anda konuşmamıza gerek yoktu.最後は 使いやすさです
Unutma ki cümle cümle konuşmamız gerekiyor çünkü arada nefes almamız gerek.Ingat, kita berbicara dalam kalimat, karena kita harus mengambil napas.
Unutma ki cümle cümle konuşmamız gerekiyor çünkü arada nefes almamız gerek.Rappelez-vous, nous parlons en phrases, parce que nous devons respirer.
Unutma ki cümle cümle konuşmamız gerekiyor çünkü arada nefes almamız gerek.Recuerda que hablamos en frases, porque necesitamos tomar un respiro
Unutma ki cümle cümle konuşmamız gerekiyor çünkü arada nefes almamız gerek.Ricorda,parliamo in frasi,perchè dobbiamo prendere fiato.
Unutma ki cümle cümle konuşmamız gerekiyor çünkü arada nefes almamız gerek.Wir sprechen in Sätzen, da wir atmen müssen.
Unutma ki cümle cümle konuşmamız gerekiyor çünkü arada nefes almamız gerek.Обърнете внимание, че ние говорим с изречения, защото трябва да си поемаме въздух.
Unutma ki cümle cümle konuşmamız gerekiyor çünkü arada nefes almamız gerek.だが、もし肺がもっと強靭だったらどうなるだろう? 空気は絶えず入ってくる。
Utanç hakkında konuşmamız gerek.Beszélnünk kell a szégyenről!
Utanç hakkında konuşmamız gerek.Chúng ta phải nói về sự xấu hổ.
Utanç hakkında konuşmamız gerek.우리는 수치심에 관해서 얘기해야겠군요.
Utanç hakkında konuşmamız gerek.la seconda cosa che ho imparato è questa: che dobbiamo parlare di vergogna.
Utanç hakkında konuşmamız gerek.Lo segundo que aprendí es: tenemos que hablar sobre la vergüenza.
Utanç hakkında konuşmamız gerek.Meidän on puhuttava häpeästä.
Utanç hakkında konuşmamız gerek.Musíme sa rozprávať o hanbe.
Utanç hakkında konuşmamız gerek.Nós temos de falar da vergonha.
Utanç hakkında konuşmamız gerek.Nous devons parler de la honte.
Utanç hakkında konuşmamız gerek.O studu musíme mluvit.
Utanç hakkında konuşmamız gerek.Trebuie să vorbim despre ruşine.
Utanç hakkında konuşmamız gerek.Vi er nødt til at tale om skam.
Utanç hakkında konuşmamız gerek.Vi måste tala om skam.
Utanç hakkında konuşmamız gerek.Wir müssen über Scham reden.
Utanç hakkında konuşmamız gerek.Πρέπει να μιλάμε για τη ντροπή.
Utanç hakkında konuşmamız gerek.Ми повинні говорити про сором.
Utanç hakkında konuşmamız gerek.Трябва да се говори за срама.
Utanç hakkında konuşmamız gerek.אנו מוכרחים לדבר על הבושה.
Utanç hakkında konuşmamız gerek.يجب علينا الحديث عن العار.
Utanç hakkında konuşmamız gerek.本当のところを正直に言います
Uzun zaman oldu ve konuşmamız gereken şeyler var.Ça fait un moment et nous devons parler de quelque chose.
Uzun zaman oldu ve konuşmamız gereken şeyler var.Már rég nem láttam és valamit meg kell beszélnünk.
Uzun zaman oldu ve konuşmamız gereken şeyler var.Έχω καιρό να την δω, έτσι δεν είναι; Και έχω πράγματα για τα οποία πρέπει να μιλήσω μαζί της.
Uzun zaman oldu ve konuşmamız gereken şeyler var.لم ارها لفترة وهناك اشياء يجب ان اكلمها فيها
Ve buda konuşmamın sonu.A tím končím svou řeč.
Ve buda konuşmamın sonu.Baiklah, ini akhir dari pembicaraan saya.
Ve buda konuşmamın sonu.Bene, questa è la fine del mio discorso.
Ve buda konuşmamın sonu.Bien, c'est la fin de mon exposé.
Ve buda konuşmamın sonu.Đến đây là kết thúc bài nói chuyện của tôi.
Ve buda konuşmamın sonu.Ei bine, acesta este sfarsitul prezentarii mele.
Ve buda konuşmamın sonu.Este é o final da minha palestra.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.A minha família e amigos haviam-se juntado ali para me ouvirem falar.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.És a családom és a barátaim eljöttek, hogy halljanak beszélni.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Familia și prietenii se adunaseră acolo ca să ma audă vorbind.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.I miei familiari e amici si radunarono lì per sentirmi parlare.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.제 가족들과 친구들이 제가 말하는 것을 들으려고 그 곳에 모였습니다.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Ma famille et mes amis s'étaient réunis là pour m'entendre parler.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Meine Familie und Freunde waren gekommen, um mich sprechen zu hören.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Mijn familie en vrienden waren gekomen om me te horen spreken.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Min familj och mina vänner hade samlats där för att höra mig tala.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Moja rodina a priatelia sa tam zišli, aby ma počuli hovoriť.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Moja rodzina i przyjaciele zgromadzili się tam, żeby słuchać, jak mówię.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Moje rodina a přátelé se tam shromáždili, aby mě slyšeli mluvit.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Và gia đình và bè bạn của tôi đã tụ họp lại đó để nghe tôi diễn thuyết.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Y mi familia y mis amigos se habían reunido allí para oírme hablar.
Ve ailem ve arkadaşlarım konuşmamı duymak için orada toplandılar.Когда моя семья и друзья собрались для того, чтобы услышать меня говорящим.