konuşmamı ile cümle

konuşmamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Cevabı konuşmamın sonunda vereceğim.Poviem vám na konci mojej prednášky.
Cevabı konuşmamın sonunda vereceğim.Powiem pod koniec wykładu.
Cevabı konuşmamın sonunda vereceğim.Saya akan memberikan jawabannya di akhir pembicaraan ini.
Cevabı konuşmamın sonunda vereceğim.Se los diré al final de mi presentación.
Cevabı konuşmamın sonunda vereceğim.Tôi sẽ nói với các bạn ở cuối bài thuyết trình.
Cevabı konuşmamın sonunda vereceğim.Vă voi spune la sfârşitul discursului meu.
Cevabı konuşmamın sonunda vereceğim.Ve lo dirò alla fine del mio discorso.
Cevabı konuşmamın sonunda vereceğim.Vou dizer-vos no fim do meu discurso.
Cevabı konuşmamın sonunda vereceğim.Θα σας πω μέχρι το τέλος της ομιλίας μου.
Cevabı konuşmamın sonunda vereceğim.Вы узнаете об этом к концу моего выступления.
Cevabı konuşmamın sonunda vereceğim.Ще ви кажа това в края на речта ми.
Cevabı konuşmamın sonunda vereceğim.אני אומר לכם בסוף ההרצאה שלי
Cevabı konuşmamın sonunda vereceğim.سوف أخبركم الجواب في نهاية كلمتي.
Cevabı konuşmamın sonunda vereceğim.では 宗教がどのように これと関係しているのでしょう?
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.Et je vais clore sur une note beaucoup plus sombre.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.약간 슬픈 몇마디로 끝내려고 합니다.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.Maar ik ga afsluiten met een zeer sombere noot.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.Vado a chiudere con una nota molto grave.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.Và tôi đến gần một ghi chú ảm đạm
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.Voi încheia într-o notă mai sumbră.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.Y voy a terminar con un tema muy sombrío.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.Zakończę prezentację ponurą historią.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.Και θα κλείσω με μια πολύ μελαγχολική επισήμανση.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.І я буду завершувати свій виступ на досить смутній ноті.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.Ще приключа само с една мрачна бележка.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.Я завершу свое выступление на достаточно грустной ноте.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.אני הולך לסיים בנימה עצובה.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.سوف أختم بنهاية حزينة.
Çok iç karartıcı bir notla kapayacağım konuşmamı.冒頭で特別な写真を2枚 お見せすると申し上げました
Çünkü konuşmamıza kulak misafiri olmandan şüphelendim.Mert nem szeretem, ha hallgatózik.
Çünkü konuşmamıza kulak misafiri olmandan şüphelendim.Parce que je n'aime pas que tu écoutes aux portes. Non.
Çünkü konuşmamıza kulak misafiri olmandan şüphelendim.Επειδή το φαντάστηκα ότι θα κρυφάκουγες τη συζήτησή μας.
DNA'nın yapısını çözdüğümüzde, hakkında ilk konuşmamıAmikor felfedeztük a DNS szerkezetét, megtartottam első előadásomat
DNA'nın yapısını çözdüğümüzde, hakkında ilk konuşmamıCând am descoperit structura ADN-ul, am ţinut primul meu discurs
DNA'nın yapısını çözdüğümüzde, hakkında ilk konuşmamı Cold Spring Harbor'da yapıyordum.Als wir die Struktur der DNA gefunden hatten, hielt ich meine erste Rede in Cold Spring Harbor.
DNA'nın yapısını çözdüğümüzde, hakkında ilk konuşmamı Cold Spring Harbor'da yapıyordum.Après avoir trouvé la structure de l'ADN, j'ai présenté ma première conférence au Cold Spring Harbor.
DNA'nın yapısını çözdüğümüzde, hakkında ilk konuşmamı Cold Spring Harbor'da yapıyordum.Cuando encontramos la estructura del ADN, di mi primera charla en Cold Spring Harbor.
DNA'nın yapısını çözdüğümüzde, hakkında ilk konuşmamı Cold Spring Harbor'da yapıyordum.Da vi fandt DNAets struktur, holdte jeg mit første foredrag ved Cold Spring Harbor.
DNA'nın yapısını çözdüğümüzde, hakkında ilk konuşmamı Cold Spring Harbor'da yapıyordum.Když jsme objevili strukturu DNA, měl jsem svou první přednášku na Cold Spring Harbor.
DNA'nın yapısını çözdüğümüzde, hakkında ilk konuşmamı Cold Spring Harbor'da yapıyordum.Kiedy odkryliśmy strukturę DNA, wygłosiłem wykład w Cold Spring Harbor.
DNA'nın yapısını çözdüğümüzde, hakkında ilk konuşmamı Cold Spring Harbor'da yapıyordum.Quando descobrimos a estrutura do ADN, eu fiz a minha primeira palestra em Cold Spring Harbor.
DNA'nın yapısını çözdüğümüzde, hakkında ilk konuşmamı Cold Spring Harbor'da yapıyordum.Quando scoprimmo la struttura del DNA, tenni la prima conferenza al Cold Spring Harbor.
DNA'nın yapısını çözdüğümüzde, hakkında ilk konuşmamı Cold Spring Harbor'da yapıyordum.Saat kami menemukan srtuktur DNA, saya memberikan pidato pertama saya di Cold Spring Harbor.
DNA'nın yapısını çözdüğümüzde, hakkında ilk konuşmamı Cold Spring Harbor'da yapıyordum.Toen we de structuur van DNA ontdekten, gaf ik mijn eerste talk op Cold Spring Harbor.
DNA'nın yapısını çözdüğümüzde, hakkında ilk konuşmamı Cold Spring Harbor'da yapıyordum.Όταν ανακαλύψαμε τη δομή του DNA, έδωσα την πρώτη μου ομιλία στο Κόλντ Σπρίνγκ Χάρμπορ.
DNA'nın yapısını çözdüğümüzde, hakkında ilk konuşmamı Cold Spring Harbor'da yapıyordum.Когато открихме структурата на ДНК, аз изнесох първата си лекция в Колд Спринг Харбър.
DNA'nın yapısını çözdüğümüzde, hakkında ilk konuşmamı Cold Spring Harbor'da yapıyordum.Когда мы установили структуру ДНК, я прочел свою первую лекцию в лаборатории Колд-Спринг-Харбор.
DNA'nın yapısını çözdüğümüzde, hakkında ilk konuşmamı우리가 DNA의 구조를 찾았을 때 저는 콜드 스프링 하버에서
DNA'nın yapısını çözdüğümüzde, hakkında ilk konuşmamıKhi tìm ra cấu trúc ADN, tôi công bố lần đầu ở Viện nghiên cứu Cold Spring Harbor
DNA'nın yapısını çözdüğümüzde, hakkında ilk konuşmamıכשמצאנו את מבנה הדנ"א, הרצאתי לראשונה
DNA'nın yapısını çözdüğümüzde, hakkında ilk konuşmamıعندما اكتشفنا بنية ال DNA، ألقيت حديثي الأول
DNA'nın yapısını çözdüğümüzde, hakkında ilk konuşmamıコールド スプリング ハーバーでの初講義で物理学者のレオ シラードに
Doğrusu birazcık şeytanla dans etmeliyiz. Konuşmamın bu bölümü benim en sevdiğim kısım.Asta e partea mea preferată din discurs.
Doğrusu birazcık şeytanla dans etmeliyiz. Konuşmamın bu bölümü benim en sevdiğim kısım.Ceci est ma partie préférée de mon discours.
Doğrusu birazcık şeytanla dans etmeliyiz. Konuşmamın bu bölümü benim en sevdiğim kısım.Esta é a minha parte favorita da minha palestra.
Dur biraz, konuşmamız lazım.Aşteaptă, ar trebui să discutăm.
Dur biraz, konuşmamız lazım.Attendez une seconde, je dois vous parler.
Dur biraz, konuşmamız lazım.Un segundo, tengo que hablar contigo.
Dur biraz, konuşmamız lazım.Várj egy percet, beszélnem kell veled.
Dur biraz, konuşmamız lazım.Wacht, ik wil met u spreken.

İlgili Sayfalar