konuşmalar ile cümle
konuşmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.A gdy oni umilknęli, odpowiedział Jakób, mówiąc: Mężowie bracia! słuchajcie mię.
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.A když oni tak umlkli, odpověděl Jakub, řka: Muži bratří, slyšte mne.
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.A keď umĺkli, odpovedal Jakob a povedal: Mužovia bratia, počujte ma!
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.Cînd au încetat ei de vorbit, Iacov a luat cuvîntul, şi a zis: ,,Fraţilor, ascultaţi-mă!
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.Cuando terminaron de hablar, Jacobo respondió diciendo: --Hermanos, oídme
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.Darnach, als sie geschwiegen hatten, antwortete Jakobus und sprach: Ihr Männer, liebe Brüder, höret mir zu!
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.Depois que se calaram, Tiago, tomando a palavra, disse: Irmãos, ouvi-me:
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.말을 마치매 야고보가 대답하여 가로되 형제들아 내 말을 들으라
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.Ko sta pa umolknila, izpregovori Jakob in reče: Možje in bratje, čujte me!
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.Kun he olivat lakanneet puhumasta, lausui Jaakob: "Miehet, veljet, kuulkaa minua!
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.Lorsqu`ils eurent cessé de parler, Jacques prit la parole, et dit: Hommes frères, écoutez-moi!
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.Men da de havde hørt op at tale, tog Jakob til Orde og sagde: "I Mænd, Brødre, hører mig!"
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.Miután pedig õk elhallgattak, felele Jakab, mondván: Atyámfiai, férfiak, hallgassatok meg engem!
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.Nadat zij waren uitgesproken, nam Jakobus het woord. "Luister, mannen broeders.
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.När de hade slutat att tala, tog Jakob till orda och sade: »Mina bröder, hören mig.
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.Nói xong , Gia-cơ cất_tiếng lên rằng : Hỡi anh_em , hãy nghe tôi !
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.Nói xong, Gia-cơ cất tiếng lên rằng: Hỡi anh em, hãy nghe tôi!
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.Og da de hadde holdt op å tale, tok Jakob til orde og sa: Brødre! Hør på mig:
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.Quand'essi ebbero finito di parlare, Giacomo aggiunse
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.Sesudah mereka selesai berbicara, Yakobus berkata, "Saudara-saudara! Coba dengarkan saya
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.Και αφου αυτοι εσιωπησαν, απεκριθη ο Ιακωβος, λεγων Ανδρες αδελφοι, ακουσατε μου.
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.После же того, как они умолкли, начал речь Иаков и сказал: мужи братия! послушайте меня.
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.Симон обясни по кой начин Бог най-напред посети езичниците, за да вземе измежду тях люде за своето име.
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.Як же вмовкли вони, озвав ся Яков, говорячи: Мужі брати, вислухайте мене.
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.ויכלו לדבר ויען יעקב ויאמר אנשים אחים שמעו אלי׃
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.وبعدما سكتا اجاب يعقوب قائلا ايها الرجال الاخوة اسمعوني.
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.他 們 住 了 聲 、 雅 各 就 說 、 諸 位 弟 兄 、 請 聽 我 的 話
Onlar konuşmalarını bitirince Yakup söz aldı: ‹‹Kardeşler, beni dinleyin›› dedi.他 們住 了 聲 、 雅各 就 說 、 諸位 弟兄 、 請聽 我的話
OSHO KONUŞMALARI: kelimelerle paylaşılan sessizlikConversas de OSHO: silêncio partilhado em palavras
OSHO KONUŞMALARI: kelimelerle paylaşılan sessizlikOSHO TALKS:Linistea impartasita in cuvinte
OSHO KONUŞMALARI: kelimelerle paylaşılan sessizlikOSHO TALKS: Stille und Worte
OSHO KONUŞMALARI: kelimelerle paylaşılan sessizlikOSHO TALKS: stilte gedeeld met woorden
OSHO KONUŞMALARI: kelimelerle paylaşılan sessizlikOSHO TAL - Tystnad förmedlad med ord
OSHO KONUŞMALARI: kelimelerle paylaşılan sessizlikWykłady OSHO: cisza rozprzestrzeniona w słowach
OSHO KONUŞMALARI: kelimelerle paylaşılan sessizlikОШО РАЗГОВОРИ: тишина споделена с думи
OSHO KONUŞMALARI: kelimelerle paylaşılan sessizlikשיחות אושו: השקט המובא במילים
OSHO KONUŞMALARI: kelimelerle paylaşılan sessizlikأحاديث اوشو: مشاركة السكون في كلمات
OSHO Konuşmaları Çeviri Projesi için : www.oshotalks.infoבאמצעות הפרוייקט הוידיאו של שיחות אושו ב www.oshotalks.info
OSHO Konuşmaları Çeviri Projesi için : www.oshotalks.infoمع مشروع الترجمة لـ فيديو أحاديث اوشو - www.oshotalks.info
OSHO OSHO KONUŞMALARI: kelimelerle paylaşılan sessizlik OSHO Uluslar arası Vakfı sunarOSHO silenzio condiviso con le parole presenta
O yöreleri dolaşarak imanlıları yüreklendiren birçok konuşmalar yaptıktan sonra Yunanistana gitti.A když prošel krajiny ty, a napomenutí jim učiniv mnohými řečmi, přišel do země Řecké,
O yöreleri dolaşarak imanlıları yüreklendiren birçok konuşmalar yaptıktan sonra Yunanistana gitti.A keď prešiel tie kraje a ponapomínal ich mnohými slovy, prišiel do Grécka.
O yöreleri dolaşarak imanlıları yüreklendiren birçok konuşmalar yaptıktan sonra Yunanistana gitti.A przeszedłszy one strony i napomniawszy je szerokiemi słowy, przyszedł do Grecyi.
O yöreleri dolaşarak imanlıları yüreklendiren birçok konuşmalar yaptıktan sonra Yunanistana gitti.A străbătut ţinutul acesta, şi a dat ucenicilor o mulţime de sfaturi. Apoi a venit în Grecia,
O yöreleri dolaşarak imanlıları yüreklendiren birçok konuşmalar yaptıktan sonra Yunanistana gitti.Dopo aver attraversato quelle regioni, esortando con molti discorsi i fedeli, arrivò in Grecia
O yöreleri dolaşarak imanlıları yüreklendiren birçok konuşmalar yaptıktan sonra Yunanistana gitti.E, havendo andado por aquelas regiões, exortando os discípulos com muitas palavras, veio � Grécia.
O yöreleri dolaşarak imanlıları yüreklendiren birçok konuşmalar yaptıktan sonra Yunanistana gitti.Il parcourut cette contrée, en adressant aux disciples de nombreuses exhortations.
O yöreleri dolaşarak imanlıları yüreklendiren birçok konuşmalar yaptıktan sonra Yunanistana gitti.In prehodi te strani in opominja učence z mnogimi besedami, in pride v Grško.
O yöreleri dolaşarak imanlıları yüreklendiren birçok konuşmalar yaptıktan sonra Yunanistana gitti.Ja kuljettuaan niiden paikkakuntien läpi ja puhuttuaan siellä monta kehoituksen sanaa hän tuli Kreikkaan.
O yöreleri dolaşarak imanlıları yüreklendiren birçok konuşmalar yaptıktan sonra Yunanistana gitti.그 지경으로 다녀가며 여러 말로 제자들에게 권하고 헬라에 이르러
O yöreleri dolaşarak imanlıları yüreklendiren birçok konuşmalar yaptıktan sonra Yunanistana gitti.Miután pedig azokat a tartományokat eljárta, és intette õket bõ beszéddel, Görögországba méne.
O yöreleri dolaşarak imanlıları yüreklendiren birçok konuşmalar yaptıktan sonra Yunanistana gitti.Người trải khắp trong miền này , dùng nhiều lời khuyên_bảo các tín_đồ ; rồi tới nước Gờ-réc ,
O yöreleri dolaşarak imanlıları yüreklendiren birçok konuşmalar yaptıktan sonra Yunanistana gitti.Người trải khắp trong miền này, dùng nhiều lời khuyên bảo các tín đồ; rồi tới nước Gờ-réc,
O yöreleri dolaşarak imanlıları yüreklendiren birçok konuşmalar yaptıktan sonra Yunanistana gitti.Och när han hade färdats genom det landet och jämväl där talat många förmaningens ord, kom han till Grekland.
O yöreleri dolaşarak imanlıları yüreklendiren birçok konuşmalar yaptıktan sonra Yunanistana gitti.Og da han var dragen igennem disse Egne og havde formanet dem med megen Tale, kom han til Grækenland.
O yöreleri dolaşarak imanlıları yüreklendiren birçok konuşmalar yaptıktan sonra Yunanistana gitti.Op zijn reis door dat gebied sprak hij met veel christenen en bemoedigde hen.
O yöreleri dolaşarak imanlıları yüreklendiren birçok konuşmalar yaptıktan sonra Yunanistana gitti.Recorrió aquellas regiones, exhortándoles con abundancia de palabras, y luego llegó a Grecia
O yöreleri dolaşarak imanlıları yüreklendiren birçok konuşmalar yaptıktan sonra Yunanistana gitti.Και διαπερασας τα μερη εκεινα και προτρεψας αυτους δια λογων πολλων, ηλθεν εις την Ελλαδα
O yöreleri dolaşarak imanlıları yüreklendiren birçok konuşmalar yaptıktan sonra Yunanistana gitti.Пройдя же те места и преподав верующим обильные наставления, пришел в Елладу.
O yöreleri dolaşarak imanlıları yüreklendiren birçok konuşmalar yaptıktan sonra Yunanistana gitti.Пройшовши ж ті сторони і напімнувши їх многими словами, прийшов у Грецію.
İlgili Sayfalar