konuşmalar ile cümle

konuşmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Konuşmalar ve düşünceler çoğunlukla anlamsızlık derecesine gelecek kadar karışır.Spesso, il discorso e i pensieri diventano disorganizzati fino all'incoerenza.
Konuşmalar ve düşünceler çoğunlukla anlamsızlık derecesine gelecek kadar karışır.Tal och tankar blir ofta oorganiserade tills de är helt obegripliga.
Konuşmalar ve düşünceler çoğunlukla anlamsızlık derecesine gelecek kadar karışır.Συχνά, η ομιλία και η σκέψη αποδιοργανώνονται σε σημείο ασάφειας.
Konuşmalar ve düşünceler çoğunlukla anlamsızlık derecesine gelecek kadar karışır.Часто речь и мышление становятся бессвязными.
Konuşmalar ve düşünceler çoğunlukla anlamsızlık derecesine gelecek kadar karışır.Често, речта и мисленето стават дезорганизирани до точка на неразбираемост.
Konuşmalar ve düşünceler çoğunlukla anlamsızlık derecesine gelecek kadar karışır.לעתים קרובות, הדיבור והחשיבה משתבשים ונעשים מבולבלים ולא קשורים.
Konuşmalar ve düşünceler çoğunlukla anlamsızlık derecesine gelecek kadar karışır.في كثير من الأحيان، كلامي وتفكيري أصبحا مشوشين إلى حد التنافر.
Konuşmalar ve düşünceler çoğunlukla anlamsızlık derecesine gelecek kadar karışır.支離滅裂になります 何とか連想して 似たような言葉を並べますが
Konuşmalar ve eylemle nerede gerçekleşecek?E onde acontecerão os discursos e as ações?
Konuşmalar ve eylemle nerede gerçekleşecek?Puis, où est-ce que les discours ou les événements surviendront?
Konuşmalar ve eylemle nerede gerçekleşecek?¿Y dónde tendrán lugar los discursos y acciones?
Konuşmalar ve eylemle nerede gerçekleşecek?А где будут происходить выступления и другие действия?
Konuşmalar yapmayı seviyorum, ama ilginç bir şekilde müzik çalarken kendimi çok daha az tedirgin hissediyorum.Ich liebe es, Reden zu halten, obwohl ich dabei seltsamerweise nervöser bin als beim Musizieren.
Konuşmalar yapmayı seviyorum, ama ilginç bir şekilde müzik çalarken kendimi çok daha az tedirgin hissediyorum.Îmi place să ţin prelegeri, deşi în mod ciudat, mă simt mai emoţionat să vorbesc decât să interpretez muzică.
Konuşmalar yapmayı seviyorum, ama ilginç bir şekilde müzik çalarken kendimi çok daha az tedirgin hissediyorum.J'adore faire des conférences, bien que bizarrement ça me stresse plus que de jouer de la musique.
Konuşmalar yapmayı seviyorum, ama ilginç bir şekilde müzik çalarken kendimi çok daha az tedirgin hissediyorum.저는 말하는 것을 좋아하기는 하지만, 희한하게 연주때 보다 말할 때가 더 긴장됩니다
Konuşmalar yapmayı seviyorum, ama ilginç bir şekilde müzik çalarken kendimi çok daha az tedirgin hissediyorum.Me encanta dar pláticas aunque, extrañamente, me siento más nervioso hablando que interpretando música.
Konuşmalar yapmayı seviyorum, ama ilginç bir şekilde müzik çalarken kendimi çok daha az tedirgin hissediyorum.Λατρεύω να δίνω ομιλίες, αν και παραδόξως έχω περισσότερο άγχος όταν μιλώ παρά όταν παίζω μουσική.
Konuşmalar yapmayı seviyorum, ama ilginç bir şekilde müzik çalarken kendimi çok daha az tedirgin hissediyorum.Я, например, люблю читать лекции, хотя я нервничаю больше, когда читаю лекции, нежели когда играю музыку.
Konuşmalar yapmayı seviyorum, ama ilginç bir şekilde müzik çalarken kendimi çok daha az tedirgin hissediyorum.لعرض من نحن حقيقة ، أنا أحب التحدث ، ولكن رغم ذلك أنا أشعر بعصبية بشكل غريب عند الحديث أكثر من عزف الموسيقى
Konuşmalar yapmayı seviyorum, ama ilginç bir şekilde müzik çalarken kendimi çok daha az tedirgin hissediyorum.私自身皆さんの前でお話しするのは好きですが 音楽を演奏するのに比べれば 少しドキドキしてしまいます もしチェロやシンセサイザーを弾いたり 私の曲をみなさんに披露するのであれば
Konuşurken duraklanan konuşmaların kelimelerden daha güçlü olduğunu anlayacaksınız.강연중에 잠시 말을 멈추는 것이 직접 말 하는 것보다 더 전달력이 있을 때도 있다는 것도 알게 되실 겁니다..
Konuşurken duraklanan konuşmaların kelimelerden daha güçlü olduğunu anlayacaksınız.Scoprirete, durante il vostro discorso, che le pause spesso sono più efficaci delle parole.
Konuşurken duraklanan konuşmaların kelimelerden daha güçlü olduğunu anlayacaksınız.Se darán cuenta que al dar las charlas las pausas con frecuencia son más poderosas que las mismas palabras.
Konuşurken duraklanan konuşmaların kelimelerden daha güçlü olduğunu anlayacaksınız.Uvedomíte si, že pauzy v prednáškach sú oveľa silnejším nástrojom ako samotné slová.
Konuşurken duraklanan konuşmaların kelimelerden daha güçlü olduğunu anlayacaksınız.Vous verrez quand vous donnerez votre talk que les pauses sont souvent plus puissantes que les mots eux-mêmes.
Konuşurken duraklanan konuşmaların kelimelerden daha güçlü olduğunu anlayacaksınız.Wygłaszając prelekcję, zauważycie, że pauzy często są bardziej dosadne niż słowa.
Konuşurken duraklanan konuşmaların kelimelerden daha güçlü olduğunu anlayacaksınız.Читая доклад, вы обнаружите, что паузы часто действуют сильнее слов.
Konuşurken duraklanan konuşmaların kelimelerden daha güçlü olduğunu anlayacaksınız.אתם תמצאו כשתתנו את ההרצאה שהפסקות הן לפעמים יותר חזקות מהמילים עצמן.
Konuşurken duraklanan konuşmaların kelimelerden daha güçlü olduğunu anlayacaksınız.سوف تجد أنك عندما تعطي المحادثة هذا التوقف غالبا أفضل من الكلمات نفسها
Konuşurken duraklanan konuşmaların kelimelerden daha güçlü olduğunu anlayacaksınız.トークにおいて効果があるとわかるでしょう (笑)
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Conocí a Mandela en las conversaciones de paz de Arusha.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Ho incontrato Mandela agli Accordi di Arusha.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Ik ontmoette Mandela op de vredesbesprekingen van Arusha.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Jag mötte också Mandela i Arushas fredsdiskussioner. osv. osv. osv.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.J'ai rencontré Mandela aux négociations de paix d'Arusha.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.L-am întâlnit pe Mandela la conferinţele pentru pace de la Arusha.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.그리고 아루샤 평화 회담에서 만델라(Mandela)도 만났죠.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Med mirovnimi pogajanji v Arushi sem srečal Mandelo.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Saya bertemu Mandela di pembicaraan damai Arusha.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Spotkałem Mandelę podczas rozmów pokojowych w Aruszy.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Tôi đã gặp Mandela tại các cuộc nói chuyện hòa bình Arusha
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Συνάντησα τον Μαντέλα στις ειρηνευτικές συνομιλίες στην Αρούσα.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Я встречался с Манделой на мирных переговорах в Аруше.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.Я зустрів Манделу на мирних переговорах в Аруші, і так далі, і так далі, і так далі.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.פגשתי את מנדלה בשיחות השלום בארושה.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.التقيت مانديلا في محادثات أروشا للسلام.
Mandela'yla Arusha barış konuşmalarında buluştum.などなどです-
Mesela konuşmalarınızda ve ya yazdıklarınızda.Ihren Sprech- und Schreibstil.
Mesela konuşmalarınızda ve ya yazdıklarınızda. İnsanlar bana sık sık:Często ludzie pytają mnie:
Mesela konuşmalarınızda ve ya yazdıklarınızda. İnsanlar bana sık sık:És aztán az emberek gyakran megkérdeznek:
Mesela konuşmalarınızda ve ya yazdıklarınızda. İnsanlar bana sık sık:Et les gens me disent souvent :
Mesela konuşmalarınızda ve ya yazdıklarınızda. İnsanlar bana sık sık:어떤 표현이 받아들여지고 안 받아들여지는지까지 연구합니다. 때때로 사람들이 묻곤 하죠.
Mesela konuşmalarınızda ve ya yazdıklarınızda. İnsanlar bana sık sık:Ljudje me pogosto sprašujejo:
Mesela konuşmalarınızda ve ya yazdıklarınızda. İnsanlar bana sık sık:Og så siger folk ofte til mig,
Mesela konuşmalarınızda ve ya yazdıklarınızda. İnsanlar bana sık sık:Şi adesea oamenii îmi zic:
Mesela konuşmalarınızda ve ya yazdıklarınızda. İnsanlar bana sık sık:Vaak zeggen mensen me:
Mesela konuşmalarınızda ve ya yazdıklarınızda. İnsanlar bana sık sık:А после хората често ми казват:
Mesela konuşmalarınızda ve ya yazdıklarınızda. İnsanlar bana sık sık:И потом, очень часто люди мне говорят:
Mesela konuşmalarınızda ve ya yazdıklarınızda. İnsanlar bana sık sık:Часто люди кажуть мені,
İlgili Sayfalar