konuşmalar ile cümle

konuşmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Konuşmalar ve düşünceler çoğunlukla anlamsızlık derecesine gelecek kadar karışır.Often, speech and thinking become disorganized to the point of incoherence.
Bizimle konuşmaları gerekirdi.- They're not on their way here. They would've talked to us by now.
Ve iç konuşmalarımızı!And our inner monologues!
Fortune 500 şirketlerine kadar. Ve telefon konuşmalarının çoğu şöyleydi,And so many of the calls went like this,
Doğalgaz üretimi-- [Üst üste konuşmalar]And production on gas --\ (CROSSTALK)\
Sayın Başkan, izninizle... [Üst üste konuşmalar]CROWLEY: Mr. President, let me let...\ (CROSSTALK)\
[Üstüste konuşmalar] Romney: Devam etmem gerekiyor.I\'92ve gotta continue.\ (CROSSTALK)\ CROWLEY:
[Üst üste konuşmalar] Obama: Ben, göçmenlikten bahsettiğimizi sanıyordum.I thought we were talking about immigration.\ (CROSSTALK)\ OBAMA:
[Üstüste konuşmalar] Obama: Ben bir şeyi anladığımızdan emin...I do want to make sure that...\
Ancak, yalnızca bir (ÜSTÜSTE KONUŞMALAR)But -- but it\'92il -- it\'92il -- it\'92il be...\ (CROSSTALK)\
Kendisine sınıfların büyüklüğünün (ÜSTÜSTE KONUŞMALAR)When -- when he was asked would class size...\ (CROSSTALK)\
Başkan'ın benin vergi planım hakkında söyledikleri (ÜST ÜSTE KONUŞMALAR)The president\'92s characterization of my tax plan...\ (CROSSTALK)\
Romney: tamamen... tamamen... (ÜST ÜSTE KONUŞMALAR) yanlıştır.ROMNEY: ...is completely...is completely...\ (CROSSTALK)\
(ÜST ÜSTE KONUŞMALAR)Thanks Mr. President.\ (CROSSTALK)\
Zamanla Liberya'daki karşıt güçler Ghana'da barış konuşmaları yapmaya zorlandı.Eventually, opposing forces in Liberia were pushed to hold peace talks in Ghana.
Barış konuşmaları ağırca devam etti ve etti.The peace talks dragged on and on and on.
Kendisi ayrıca, aşı üreticilerinden, yaptığı konuşmalar ve araştırmalar için ücret alıyor.He's also received speaking fees and research funds from vaccine manufacturers.
Şimdi de CART programının konuşmalarımızı deşifre etmediğini fark ettim.Now I'm noticing that the CART is - is not showing up as well.
İnsanların yüzde 75'i özel konuşmalarını işyerinden cep telefonlarıyla yaptıklarını itiraf ettiler.75 percent of people admit doing private conversations from work on their mobile phones.
Konuşmaları, ikisinin de beğendiği adam haricinde bir konu mu?And is their conversation about something other than the guy that they both like?
Konuşmalarına dikkat et.Watch your mouth.
Diplomatlarıma tüm bu gruplarla konuşmaları talimatı verildi.Now my diplomats are instructed to talk to all these groups.
Bu konuşmalar strese neden oluyor.These conversations cause stress.
Zorlu konuşmalar, hala, en becerikli olduğum alan değil.So, hard conversations are still not my strong suit.
Karaktlerin dövüş sırasındaki kısa konuşmalarıdır.It's those little voice stabs that characters shout out during combat.
Oyuncu yanlarından geçerken arkaplandaki karakterlerin konuşmalarıdır.It's also the background chatter that characters spout as the player passes by.
Konuşmalarını bölerek, "Bunu mu dediniz?" diye sordum.I interrupted, and I said, "Did you say this?"
Çevre ile ilgili konuşmalarda çok fazla negatif söylemler içermektedir.Far too much of the talk about the environment uses very negative language.
Bu TED Konuşmalarını ne kadar çok kişi izliyor, biliyor musunuz?You know how many people watch these TED Talks?
Bütün bu organizasyon ve yapılmış konuşmalar karşısında afallamış durumdayım.I've been blown away by the whole thing. In fact, I'm leaving.
Birkaç sene boyunca şöyle başlayan konuşmalar yaptım:During many years, I made some speeches starting with this saying:
Geçenlerde yeniden silahlanmak için barış konuşmaları yaptı ve tekrar tekrar cinayet işledi.And he has repeatedly used peace talks to rearm and murder again and again
Ancak işte tartışma grupları, bu tür özel konuşmaları yapılmasına uygundur.But the chance for detailed discussion in the discussion section, that's where that should happen.
[ritmik konuşmalar...]This one's like:
Karımla epey uzun konuşmalar yapmam gerekti.I had to have long conversations with my wife.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.They show films, they give talks, and so on.
[üst üste konuşmalar][overlapping chatter] man:
[etkileyici sakin müzik] [üst üste konuşmalar][haunting music] [overlapping chatter] [thunder rumbling]
Sonra konuşmalari dinlerkenThen while listening to the talks...
Bazen garip konuşmalar yapmak için davet edilirim.So sometimes I get invited to give weird talks.
Benden önceki konuşmalarda da bu gösterildi.We have seen this demonstrated already in the talks preceding mine.
Bugün, paylaşılan geleceğimiz hakkındaki küresel konuşmaların bir parçasısın.Today, you are part of a global conversation about our shared future.
Biz, onların konuşmalarının, aranızda heyecan verici sohbetleri ateşlemesini ümit ediyoruz.We hope their talks spark an exciting conversation among you.
Beyaz adam, siz o tatlı dilli konuşmaları sürdürdükçe, siz doğru söylüyorsunuz zannediyor.The white man believes you when you go through with that old sweet talk
Yani bu konuşmalar, özel ve gizli konuşmalar.So these are private, secret conversations.
Bu konuşmalar, yalnızca tür içi iletişim için kullanılıyor.These conversations are for intraspecies communication.
( Kadın konuşmaları)(women talking)
İnsanlar konuşurken kısa çıkışlar yaparlar, uzun konuşmalar değil.People tend to speak in short bursts, not lengthy speeches.
Ozellikle eger hayatimi konusmalar yaparak gecirdigimi goz onunde bulundurursaniz.They found out that it is between the speech and movement control center.
[Yoruba dilinde konuşmalar][Words in Yoruba]
Bu konuşmalar muhteşemdi.They were fantastic.
Fakat bu konuşmalar çok faydalı oluyor, en faydalılar arasından.But those conversations have been so valuable, among the most valuable.
Bu tür konuşmalar hoşuma gitmiyor."I don't appreciate that kind of talk."
Rob ve eşi son konuşmalarını yaptılar.That was done, and Rob and his wife had their last conversation.
Bu konuşmaları durdurabilecek tek kişinin siz olduğunu düşündüm.The only person I could think of that could block it was you, Chairman.
Peki, bu tip konuşmaları nasıl daha sık ve kolay gerçekleştirebiliriz?So, how do we have these conversations more easily and more often?
"Bir bilgisayar oyunu sizi ağlatabilir mi?" gibi konuşmalar duyacaksınız.You'll hear about talks like, can a video game make you cry?
Tüm bu konuşmalar olmak zorundadır.All of those conversations need to be happening.
[insan konuşmaları][people talking]
Butce konusmalarina ara verildigindeWhen the budget talks have come to a halt
İlgili Sayfalar