konuşmalar ile cümle
konuşmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Geçenlerde yeniden silahlanmak için barış konuşmaları yaptı ve tekrar tekrar cinayet işledi.Et plusieurs fois, il a prôné la paix pour se réarmer et tuer encore et encore.
Geçenlerde yeniden silahlanmak için barış konuşmaları yaptı ve tekrar tekrar cinayet işledi.I wielokrotnie używał pokojowych rozmów, żeby się dozbroić i mordować znowu i znowu.
Geçenlerde yeniden silahlanmak için barış konuşmaları yaptı ve tekrar tekrar cinayet işledi.Není nikým podporován a opakovaně zneužívá mírová jednání k přezbrojí a dalšímu vraždění.
Geçenlerde yeniden silahlanmak için barış konuşmaları yaptı ve tekrar tekrar cinayet işledi.Och han har upprepade gånger använt fredssamtal för att beväpna och mörda om och om igen
Geçenlerde yeniden silahlanmak için barış konuşmaları yaptı ve tekrar tekrar cinayet işledi.Og han har gentagne gange anvendes fredsforhandlingerne at opruste og myrde igen og igen
Geçenlerde yeniden silahlanmak için barış konuşmaları yaptı ve tekrar tekrar cinayet işledi."그리고 그는 끊임없이 평화협상(peace talk)을 자신 군대의 재무장과 살인행위에 이용합니다."
Geçenlerde yeniden silahlanmak için barış konuşmaları yaptı ve tekrar tekrar cinayet işledi.Pero ellos no hacen lo que les dice porque son buenos chicos, ¿verdad?
Geçenlerde yeniden silahlanmak için barış konuşmaları yaptı ve tekrar tekrar cinayet işledi.Şi el a folosit în mod repetat convorbirile de pace la spre spate şi crimă din nou şi din nou
Geçenlerde yeniden silahlanmak için barış konuşmaları yaptı ve tekrar tekrar cinayet işledi.Và ông đã nhiều lần sử dụng cuộc đàm phán hòa bình để tái vũ trang và giết người một lần nữa và một lần nữa
Geçenlerde yeniden silahlanmak için barış konuşmaları yaptı ve tekrar tekrar cinayet işledi.На много пъти е използвал мирни преговори за да се въоръжи отново и да убива пак и пак.
Geçenlerde yeniden silahlanmak için barış konuşmaları yaptı ve tekrar tekrar cinayet işledi.ופעמים רבות הוא השתמש באסיפות שלום כדי להתחמש ולרצוח שוב ושוב
Geçenlerde yeniden silahlanmak için barış konuşmaları yaptı ve tekrar tekrar cinayet işledi.ويستخدم بشكل متكرر خطب السلام ليعود من جديد لتسلح والقتل
Geçenlerde yeniden silahlanmak için barış konuşmaları yaptı ve tekrar tekrar cinayet işledi.その上で殺人を何度も何度も行っている。 コニーは、何度も、平和を提案し、そして急速に力を付けて攻撃を仕掛けてくる。
Geçenlerde yeniden silahlanmak için barış konuşmaları yaptı ve tekrar tekrar cinayet işledi.他屢次以和談為藉口藉以再次武裝, 然後再次的屠殺
Genellikle bu konuşmalar Hardy'nin genel fiziği değil trapezleriyle ilgili oluyor.Vaak, denk ik , maken mensen twee fouten.
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""Geoff, du schaust dir TED Talks an."
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""Geoff, du tittar ju på TED talks."
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""Geoff, je hebt de TED Talks gezien."
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""Geoff, oglądasz prelekcje TED".
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""Geoff, te uiți la TED Talk-uri."
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""Geoff, tu guardi i Discorsi TED."
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin."" Geoff, tu regardes les conférences de TED. "
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""Geoff, tú ves las charlas de TED".
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""Geoff, ty pozerávaš TED Talks."
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin."「Geoff,你有睇 TED 嘅演講嘎。」
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""당신, 테드 강연 봤죠."
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin."Аз казах, "Да скъпа, аз обичам изложенията на ТЕД".
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""Джефф, ти дивишся TED Talks".
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""Джефф, ты смотришь TED Talks?"
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""ג'ף, אתה צופה בהרצאות ב-TED."
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin.""(جيفري)، هل تشاهد محادثات TED؟"
"Geoff, TED Konuşmalarını dinledin."「もちろん TEDは大好きだよ」 すると妻は
Ghana'da barış konuşmaları yapmaya zorlandı.가나에서 평화회담을 열수 밖에 없었지만
Ghana'da barış konuşmaları yapmaya zorlandı.נאלצו לקיים שיחות שלום בגאנה.
Ghana'da barış konuşmaları yapmaya zorlandı.أُجبرَت على عقد محادثات سلام في غانا.
Ghana'da barış konuşmaları yapmaya zorlandı.交渉はかなり長引き、終わりそうにありませんでした
Gördüğünüz gibi, bu grafik İnsanların neden TED konuşmalarını dinlediğini gösteriyor.Ten, jak widzicie, przedstawia powody oglądania prelekcji TED.
Gördüğünüz gibi, bu grafik İnsanların neden TED konuşmalarını dinlediğini gösteriyor.Tento graf, ako si môžete všimnúť, je o dôvodoch, prečo sa ľudia na TED Talks dívajú.
Gördüğünüz gibi, bu grafik İnsanların neden TED konuşmalarını dinlediğini gösteriyor.Как видите, эта диаграмма описывает причины, по которым люди смотрят доклады TED.
(Gülüşmeler) Dükkanda bluetooth kulaklığımla diğer insanlarla yaptığım konuşmaları duymalısınız.Je moest eens horen wat ik aan de telefoon met mensen bespreek via bluetooth, in mijn atelier.
(Gülüşmeler) Dükkanda bluetooth kulaklığımla diğer insanlarla yaptığım konuşmaları duymalısınız.Sie sollten mal einige der Telefongespräche hören, die ich mit Leuten über Bluetooth im Geschäft habe.
(Gülüşmeler) Dükkanda bluetooth kulaklığımla diğer insanlarla yaptığım konuşmaları duymalısınız.Вам стоило бы услышать некоторые из наших разговоров по телефону по гарнитуре в магазине.
Günlük konuşmalarımızın kapılarını da bu konuya kapatıyoruz.한편 그 일을 대화 주제에서 멀어지게도 했지요.
Günlük konuşmalarımızın kapılarını da bu konuya kapatıyoruz.ולדעתי גם סגרנו אותה מחוץ לשיח שלנו.
Günlük konuşmalarımızın kapılarını da bu konuya kapatıyoruz.وأعتقد أننا أقفلناه خارج المحادثة أيضاً.
Günlük konuşmalarımızın kapılarını da bu konuya kapatıyoruz.適当な言葉がないのです
Hangisinin size iyi maaşlı bir iş sağlayacağı ve Medicare ve Sosyal Güvenlik'i [Üst üste konuşmalar] Crowley:CROWLEY:
Haydi bakalım. (Konuşmalar)(Povídání)
Hükumet özel telefon konuşmalarını dinliyorEl gobierno está monitoreando llamadas telefonicas privadas,
Hükumet özel telefon konuşmalarını dinliyorIl governo sta monitorando le telefonate private
Hükumet özel telefon konuşmalarını dinliyor정부가 우리의 통화 내용을 듣고 있어요
Hükumet özel telefon konuşmalarını dinliyorПравительство прослушивает частные звонки.
Hükumet özel telefon konuşmalarını dinliyor一般に皆様のプライベート通話を監視し、誰と話しているか追跡する。
Hükumet özel telefon konuşmalarını dinliyor政府正在监视私人电话
[insan konuşmaları][gente hablando]
[insan konuşmaları][Menschen sprechen]
[insan konuşmaları][אנשים מדברים]
--"İnsanların konuşmalarını duydum adaletin sağlanamayacağına inanıyorlar çünkü sağlayabilecek kaynaklar yok."불평하는것을 들었습니다 -- "저는 말해지는것을 들었는데 우리에게는 리소스가 없기 때문에 정의를 창조하는것을 도울 수가 없습니다"
--"İnsanların konuşmalarını duydum adaletin sağlanamayacağına inanıyorlar çünkü sağlayabilecek kaynaklar yok.""Ouvi dizer que não podemos ajudar a criar justiça "porque não temos os recursos."
--"İnsanların konuşmalarını duydum adaletin sağlanamayacağına inanıyorlar çünkü sağlayabilecek kaynaklar yok.""Slišal sem, da ne moremo pomagati ustvarjati pravice, ker nimamo sredstev."
İlgili Sayfalar