konuşmalar ile cümle

konuşmalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
[etkileyici sakin müzik] [üst üste konuşmalar][συγκινητική μουσική] [άνθρωποι που μιλούν όλοι μαζί] [ήχος βροντών]
[etkileyici sakin müzik] [üst üste konuşmalar][таинственная музыка] [разговоры, шум]
[etkileyici sakin müzik] [üst üste konuşmalar][موسيقى تصويرية] [أصوات متداخلة]
[etkileyici sakin müzik] [üst üste konuşmalar][人々の声が飛び交う] [雷が鳴る]
Fakat bu konuşmalar çok faydalı oluyor, en faydalılar arasından.Aber diese Koversationen waren so nützlich, unter den nützlichsten.
Fakat bu konuşmalar çok faydalı oluyor, en faydalılar arasından.Ale te rozmowy są wartościowe, niemal bezcenne.
Fakat bu konuşmalar çok faydalı oluyor, en faydalılar arasından.Ale tyto konverzace jsou zatím opravdu cenné, mezi nejcennějšími.
Fakat bu konuşmalar çok faydalı oluyor, en faydalılar arasından.Dar aceste conversaţii au fost atât de valoroase, printre cele mai valoroase.
Fakat bu konuşmalar çok faydalı oluyor, en faydalılar arasından.De azok beszélgetések annyira értékesek, a legértékesebbek közül valók.
Fakat bu konuşmalar çok faydalı oluyor, en faydalılar arasından.하지만, 저희가 하는 방식은 무엇보다도 아주 가치 있습니다.
Fakat bu konuşmalar çok faydalı oluyor, en faydalılar arasından.Maar deze conversaties zijn zo waardevol gebleken, het meest waardevolle zelfs.
Fakat bu konuşmalar çok faydalı oluyor, en faydalılar arasından.Mais ces conversations ont été tellement fructueuses, presque l'élément le plus fructueux.
Fakat bu konuşmalar çok faydalı oluyor, en faydalılar arasından.Ma queste conversazioni sono state così preziose, tra le più preziose.
Fakat bu konuşmalar çok faydalı oluyor, en faydalılar arasından.Mas esses debates têm sido tão valiosos, dos mais valiosos.
Fakat bu konuşmalar çok faydalı oluyor, en faydalılar arasından.Nhưng những cuộc thảo luận thì quá giá trị, trong những cái có giá trị nhất.
Fakat bu konuşmalar çok faydalı oluyor, en faydalılar arasından.Pero esas conversaciones han sido valiosas, entre las más valiosas.
Fakat bu konuşmalar çok faydalı oluyor, en faydalılar arasından.Tetapi percakapan-percakapan itu sangatlah berharga, satu di antara hal-hal yang paling penting.
Fakat bu konuşmalar çok faydalı oluyor, en faydalılar arasından.Αλλά αυτές οι συζητήσεις ήταν τόσο πολύτιμες, ανάμεσα στα πιο πολύτιμα πράγματα.
Fakat bu konuşmalar çok faydalı oluyor, en faydalılar arasından.Диалоговая часть процесса — очень полезная, наверное, самая полезная.
Fakat bu konuşmalar çok faydalı oluyor, en faydalılar arasından.Но тези разговори са толкова ценни, сред най-ценните.
Fakat bu konuşmalar çok faydalı oluyor, en faydalılar arasından.אבל השיחות האלה היו כל כך משמעותיות, מבין המשמעותיות ביותר.
Fakat bu konuşmalar çok faydalı oluyor, en faydalılar arasından.ولكن هذه الحوارات كانت قيمة جدًا ومن بين الأقيم حقًا.
Fakat bu konuşmalar çok faydalı oluyor, en faydalılar arasından.最も貴重なものです 生徒は楽しんで学習しました
Fakat bütün kanuna karşı gelen kişilerle yaptığım konuşmalarda; hepsi dedi ki:Aber von all den Leuten mit denen ich gesprochen habe die das Gesetz übertreten haben haben alle gesagt:
Fakat bütün kanuna karşı gelen kişilerle yaptığım konuşmalarda; hepsi dedi ki:Ale každý z ľudí, s ktorými som hovoril, ktorí sa ocitli v konflikte so zákonom, každý z nich povedal:
Fakat bütün kanuna karşı gelen kişilerle yaptığım konuşmalarda; hepsi dedi ki:Ale všichni, se kterými jsem mluvil, kteří skončili mimo zákon, všichni říkali:
Fakat bütün kanuna karşı gelen kişilerle yaptığım konuşmalarda; hepsi dedi ki:De az összes hacker, akivel beszéltem, akik vétettek a törvény ellen, mind azt mondták:
Fakat bütün kanuna karşı gelen kişilerle yaptığım konuşmalarda; hepsi dedi ki:하지만 제가 말했던 사람들, 법을 어긴 사람들은
Fakat bütün kanuna karşı gelen kişilerle yaptığım konuşmalarda; hepsi dedi ki:Maar alle mensen die ik gesproken heb, die in de fout zijn gegaan, zeiden:
Fakat bütün kanuna karşı gelen kişilerle yaptığım konuşmalarda; hepsi dedi ki:Mas todas as pessoas com que falei que tiveram problemas com a lei, todas elas disseram:
Fakat bütün kanuna karşı gelen kişilerle yaptığım konuşmalarda; hepsi dedi ki:Ma tutte le persone con cui ho parlato che hanno trasgredito la legge, tutte hanno detto:
Fakat bütün kanuna karşı gelen kişilerle yaptığım konuşmalarda; hepsi dedi ki:Men alle dem jeg har snakket med som er kommet i klinch med loven, har alle sagt:
Fakat bütün kanuna karşı gelen kişilerle yaptığım konuşmalarda; hepsi dedi ki:Pero todas las personas con las que he hablado que han quedado fuera de la ley, todos han dicho:
Fakat bütün kanuna karşı gelen kişilerle yaptığım konuşmalarda; hepsi dedi ki:Но все люди, с которыми я говорил, все, кто пал жертвой порока, все они просили:
Fakat bütün kanuna karşı gelen kişilerle yaptığım konuşmalarda; hepsi dedi ki:Но всички, с които съм говорил, които са направили грешна стъпка със закона, казват:
Fakat bütün kanuna karşı gelen kişilerle yaptığım konuşmalarda; hepsi dedi ki:Проте всі люди, з якими я розмовляв, всі, які поза законом, говорять одне й те саме:
Fakat bütün kanuna karşı gelen kişilerle yaptığım konuşmalarda; hepsi dedi ki:אך כל האנשים שדיברתי איתם אשר עברו בעברם על החוק
Fakat bütün kanuna karşı gelen kişilerle yaptığım konuşmalarda; hepsi dedi ki:لكن كل الأشخاص الذين تحدثت معهم و الذين وقعوا ضحية للقانون،
Fakat bütün kanuna karşı gelen kişilerle yaptığım konuşmalarda; hepsi dedi ki:法を犯したものの こう言っていました 「どうか私達に合法的な産業で働く機会を
Fazla zamanımız yok. Bu saçma sapan konuşmaları bırakıp sadede geleceğim. İyi!Nincs ennyi időnk, vágjunk bele egyenesen a tanulásba.
Fazla zamanımız yok. Bu saçma sapan konuşmaları bırakıp sadede geleceğim. İyi!Nous n'avons pas beaucoup de temps, parlons directement des leçons.
Fazla zamanımız yok. Bu saçma sapan konuşmaları bırakıp sadede geleceğim.ليس لذينا الكثير من الوقت لذلك لننهي هذا الكلام الفارغ, وننتقل الى النقط الاساسية
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Arată filme, fac prezentări, etc.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Elles montrent des films, donnent des conférences, etc.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Fanno vedere documentari, tengono conferenze, e così via.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Filmeket vetítenek, beszélgetéseket szerveznek, stb.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Họ trình chiếu những thước phim, bài thuyết trình v.v...
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.영화를 보여주기도 하고, 토론을 하기도 하고 말이죠.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Mereka memutar film, berbicara, dan sebagainya.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Muestran las películas, dan charlas, etc.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Organizują projekcje filmów, pogadanki, itp.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Sie zeigen Filme, halten Reden, und so weiter.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Ze tonen films, geven voordrachten, enzovoort.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.Показват филми, изнасят беседи и така нататък.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.הם מראים סרטים, הם מרצים, וכיו"ב.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.يعرضون أفلاما ، يلقون كلمات، وهلم جرا.
Film gösteriyorlar, konuşmalar yapıyorlar.これは楽しく創造的な作業です
Geçenlerde yeniden silahlanmak için barış konuşmaları yaptı ve tekrar tekrar cinayet işledi.En na vredesbesprekingen, moord hij opnieuw en gaat hij herbewapenen.
Geçenlerde yeniden silahlanmak için barış konuşmaları yaptı ve tekrar tekrar cinayet işledi.E, repetidas vezes, se valeu de conversas de paz para se municiar e matar
Geçenlerde yeniden silahlanmak için barış konuşmaları yaptı ve tekrar tekrar cinayet işledi.És többször is arra használta a béke tárgyalásokat, hogy felfegyverkezzen és ismét öljön.
İlgili Sayfalar