konuşmaları ile cümle

konuşmaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Sunucuyla olan tüm iletişim şifrelenir. Böylece birisinin konuşmalarınızı izlemesi zorlaştırılır.Соединение с сервером шифруется. Это усложняет подслушивание ваших разговоров.
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıA TEDTalks nem lehet egyirányú folyamat, "egy a többhöz". A mi jövőnk a "sok a többhöz".
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıLas TEDTalks no pueden ser un proceso unidireccional, de uno a muchos. Nuestro futuro es de muchos a muchos.
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıTED강연은 일방통행, 일대다수의 과정이어서는 안됩니다. 우리의 미래는 다수대다수입니다.
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıTEDTalk non può essere un processo a senso unico, uno verso tanti. Il nostro futuro è "tanti verso tanti".
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıTEDTalks dürfen kein einseitiger Prozess sein, von Einem zu Vielen. Unsere Zukunft ist von Vielen zu Vielen.
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıTEDTalks kan geen eenzijdig proces van 'één naar velen' zijn. Onze toekomst ligt bij 'velen naar velen'.
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıTEDTalks kan inte vara en envägs-process, en-till-många. Vår framtid är många-till-många.
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıTEDTalks nemohou být jen jednosměrný proces, jeden k mnohým. Naše budoucnost je mnozí k mnohým.
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıTEDTalks tidak dapat menjadi proses satu arah, satu-ke-banyak. Masa depan kami adalah banyak-ke-banyak.
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıTEDTalks не могат да бъдат еднопосочен процес, един-към-много. Нашето бъдеще е много-към-много.
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıTED vystúpenia nemôžu byť iba jednosmerným procesom, jeden-mnohým. Našou budúcnosťou je mnohí-mnohým.
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıTEDの未来は「多対多」にあります 世界のTEDコミュニティーが
TED konuşmaları tek yönlü olamaz, birden çoğa da olmamalı, geleceğimiz çoktan çoğa olmalıהרצאות TED אינן יכולות להישאר תהליך חד-סיטרי -- אחד-לרבים. העתיד שלנו הוא ברבים-לרבים.
TED konuşmalarıyla ilgili, çünkü ben daha iyisini yapmak isterim.Aha, moja przykładowa prelekcja TED jest o prelekcjach TED, bo lubię takie myślowe wygibasy.
TED konuşmalarıyla ilgili, çünkü ben daha iyisini yapmak isterim.Aha, môj TED Talk, môj ukážkový TED Talk je o TED Talkoch, pretože sa mi páči byť lepšou ako všetci ostaní.
TED konuşmalarıyla ilgili, çünkü ben daha iyisini yapmak isterim.테드 강연에 대한 겁니다. 왜냐하면 저는 더 잘하고 싶어서 그러죠.. 그래서--
TED konuşmalarıyla ilgili, çünkü ben daha iyisini yapmak isterim.Oh, il mio TED Talk, il mio esempio di TED Talk riguarda i TED Talk, perché a me piace eccellere.
TED konuşmalarıyla ilgili, çünkü ben daha iyisini yapmak isterim.Oh, mi charla TED, mi ejemplo de charla TED, es sobre charlas TED, porque me gusta ser mejor.
TED konuşmalarıyla ilgili, çünkü ben daha iyisini yapmak isterim.Мой доклад, мой пример доклада на TED — о докладах на TED, так как я люблю быть лучше всех.
TED konuşmalarıyla ilgili, çünkü ben daha iyisini yapmak isterim.היא על הרצאות TED, מפני שאני אוהבת להיות טובה יותר. אז --
TED konuşmalarıyla ilgili, çünkü ben daha iyisini yapmak isterim.يتحدث عن TED
TED konuşmalarıyla ilgili, çünkü ben daha iyisini yapmak isterim.(笑)
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.Ascoltavo i suoi discorsi al telefono, e ne faceva tanti.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.Escuchaba a mi mámá hablar por teléfono, lo cual hacía con frecuencia.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.Eu ouvia as conversas dela ao telefone, e ela tinha muitas.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.Hallgattam, ahogy telefonál, amit nagyon gyakran csinált.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.Ich hörte ihr zu, wie sie am Telefon sprach, was sie oft tat.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.Ik luisterde naar haar gesprek aan de telefoon, wat ze veel deed.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.Je l'écoutais parler au téléphone, ce qu'elle faisait souvent.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.그리고 엄마가 전화로 하는 얘기를 듣고 있었습니다. 엄청 많이 하셨죠.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.O ascultam vorbind la telefon, ceea ce făcea tot timpul.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.Počúvala som ju, keď telefonovala, a to robila často.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.Saya mendengar saat ibu berbicara di telepon, yang sering dilakukannya.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.Słuchałam jak rozmawia przez telefon, co robiła często.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.Tôi nghe bà nói chuyện điện thoại, việc mà bà làm thường xuyên.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.Την άκουγα να μιλάει στο τηλέφωνο, όπως συχνά έκανε.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.Слушах я да говори по телефона, което тя правеше доста.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.Я слухала її розмову по телефону, яких вона мала багато.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.Я слушала ее разговоры по телефону, которых было много.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.הקשבתי לה משוחחת בטלפון, מה שנהגה לעשות הרבה.
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.كنت احاول التنصت عليها اثناء استماعها الى الهاتف .. والتي كانت تستخدمه كثيراً ..
Telefon konuşmalarını dinlerdim ki telefonda çok konuşurdu.母は理事会や
Tercüman gizlilik yükümlülüğüne sahiptir, o başkalarına, aranızdaki konuşmaları anlatamaz.L'interprète est tenu au secret professionnel, il n'a pas le droit de parler de vos affaires à des tiers.
Tercüman gizlilik yükümlülüğüne sahiptir, o başkalarına, aranızdaki konuşmaları anlatamaz.Tolken har sekretessplikt och får inte berätta inte om dina angelägenheter för andra.
Tercüman gizlilik yükümlülüğüne sahiptir, o başkalarına, aranızdaki konuşmaları anlatamaz.Tulkilla on vaitiolovelvollisuus, hän ei saa kertoa asioistasi muille.
Tercüman gizlilik yükümlülüğüne sahiptir, o başkalarına, aranızdaki konuşmaları anlatamaz.Переводчик обязан соблюдать тайну разговора, он не имеет права рассказывать о ваших делах другим людям.
Tercüman gizlilik yükümlülüğüne sahiptir, o başkalarına, aranızdaki konuşmaları anlatamaz.يلتزم المترجم بكتم الأسرار, فلا يستطيع أن يخبر أمورك للآخرين.
Tercüman gizlilik yükümlülüğüne sahiptir, o başkalarına, aranızdaki konuşmaları anlatamaz.口译员有保持沉默的义务,不可将口译透露给告诉其他人。
Tercümanın görevi; yetkiliyle aranızda geçen konuşmaları çevirmektir.La mission de l'interprète est d'interpréter vos paroles et celles de l'autorité.
Tercümanın görevi; yetkiliyle aranızda geçen konuşmaları çevirmektir.L'interprète ne s'occupe pas d'autre chose que des missions d'interprétation.
Tercümanın görevi; yetkiliyle aranızda geçen konuşmaları çevirmektir.Tolken har som uppgift att tolka det som du och myndigheten säger.
Tercümanın görevi; yetkiliyle aranızda geçen konuşmaları çevirmektir.Tulkin tehtävä on tulkata sinun ja viranomaisen käyttämät puheenvuorot.
Tercümanın görevi; yetkiliyle aranızda geçen konuşmaları çevirmektir.Задачей переводчика является перевод ваших слов и слов представителей официальных органов.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.A abychom tomu nasadili korunu, jsou tu všichni ti filozofové, kteří mluví o osvícenství.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.Dodatkowo, miałeś wszystkich tych filozofw mówiących o Oświeceniu,
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.E além de tudo, você tem todos esses filósofos se encontrando e falando sobre o Iluminismo.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.En om de zaak compleet te maken krijg je al die filosofen die het hebben over de Verlichting.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.E poi a coronare il tutto, c'erano tutti quei filosofi in giro, che parlavano dell'Illuminismo.
Tüm bunların üzerine bazı filozofların demokratik düşünce hakkında konuşmaları da son nokta olmuştu.Hubo la Revolución Americana. Ambas agotaron el Tesoro del Gobierno francés.

İlgili Sayfalar