Konuşmak için durdun.You stopped to talk.
O konuşmak için durdu.He stopped to talk.
Konuşmak için durduk.We stopped to talk.
Dürüstçe konuşmak gerekirse, o hatalıdır.Frankly speaking, he's wrong.
Konuşmak istemiyorum.I don't want to talk.
Amerika Birleşik Devletlerinde Fransızca konuşmak istiyorsan Louisiana'ya git.If you want to speak in French in the United States, go to Louisiana.
Girmeme izin ver. Seninle konuşmak zorundayım.Let me in. I have to talk to you.
Tom daha sonra benimle barda konuşmak istiyor.Tom wants to talk to me later at the bar.
O seninle konuşmak için isteklidir.He's eager to speak to you.
O seninle konuşmak için istekli.She's eager to speak to you.
Bunun hakkında gerçekten şimdi konuşmak istiyor musun?Do you really wanna talk about this now?
Tom, Mary ile konuşmak istiyor.Tom wants to have a talk with Mary.
Bunun hakkında Tom'la konuşmak için hala biraz çok erken olduğunu düşünmüyor musun?Don't you think it's still a little too early to talk to Tom about this?
Hakkında konuşmak istediğin bir şey var mı?Is there anything you want to talk about?
Onun hakkında konuşmak istemiyorum.I don't want to talk about that.
Sadece konuşmak istiyorum.I just want to talk.
Benimle konuşmak istemediğini biliyorum.I know you don't want to talk to me.
Tom ile konuşmak istiyorum.I want to talk to Tom.
Olanları hakkında seninle konuşmak istiyordum.I wanted to talk to you about what happened.
Notların hakkında seninle konuşmak istedim.I wanted to talk to you about your grades.
Test sonuçların hakkında seninle konuşmak istiyordum.I wanted to talk to you about your test results.
Tom'la konuşmak istiyoruz.We want to talk to Tom.
Seninle konuşmak güzeldi.It was nice talking to you.
Şimdi gerçekten onun hakkında konuşmak istiyor musun?Do you really want to talk about that now?
İnsanlarla kendi ana dillerinde konuşmaktan hoşlanırım.I like to talk to people in their native languages.
Ben onunla konuşmaktan zevk aldım.I enjoyed talking to him.
Onunla konuşmaktan zevk aldım.I enjoyed talking to her.
Sizinle konuşmak istiyor.He wants to talk to you.
O seninle konuşmak istiyor.She wants to talk to you.
Sadece gitmeden önce Tom'la konuşmak istiyorum.I'd just like to talk with Tom before we leave.
Sadece Tom'u bulmak ve onunla konuşmak istiyorum.I'd just like to find Tom and talk to him.
Ben seninle konuşmak istiyorum.I'd like to talk with you.
Seninle Tom hakkında konuşmak istiyorum.I'd like to talk with you about Tom.
Kurtulanların her biriyle konuşmak istiyorum.I'd like to talk with each of the survivors.
Ben mümkünse bu sabah seninle konuşmak istiyorum.I'd like to talk to you this morning if possible.
Ben ofisimde seninle konuşmak istiyorum.I'd like to talk to you in my office.
Seninle bir dakika konuşmak istiyorum.I'd like to talk to you for a minute.
Dün okulda ne olduğu hakkında seninle konuşmak istiyorum.I'd like to talk to you about what happened at school yesterday.
Tom'la konuşmak istiyorum.I'd like to talk to Tom.
Tom'la kendim konuşmak istiyorum.I'd like to talk to Tom myself.
Tom'la yalnız konuşmak isterim.I'd like to talk to Tom alone.
Güvenlik başkanı ile konuşmak istiyorum.I'd like to talk to the head of security.
Senin durumun hakkında konuşmak istiyorum.I'd like to talk about your situation.
Tom hakkında konuşmak isterim.I'd like to talk about Tom.
Onun hakkında konuşmak istiyorum.I'd like to talk about that.
Tom'la özel olarak konuşmak istiyorum.I'd like to speak with Tom in private.
Tom'la yalnız konuşmak istiyorum.I'd like to speak with Tom alone.
İzin verirseniz Tom'la konuşmak istiyorum.I'd like to speak to Tom if I may.
Bir an için Tom'la yalnız konuşmak istiyorum.I'd like to speak to Tom alone for a moment.
Tom'la tekrar konuşmak istiyorum.I'd like to speak to Tom again.
Artık hiç kimse Tom'la konuşmak istemiyor.No one wants to talk to Tom anymore.
Artık hiç kimse kitaplar hakkında konuşmak istemiyor.No one wants to talk about books anymore.
Seninle konuşmak zorundayım.I've got to speak to you.
Onunla konuşmak zorundayım.I've got to speak to her.
Tom'la konuşmak zorundayım.I've got to speak to Tom.
Onun benimle konuşmak istediğinden emin değilim.I'm not sure she wants to talk to me.
Sadece Tom'la konuşmak istedim.I only wanted to talk to Tom.
Senin beyzbol hakkında konuşmaktan keyif aldığını düşündüm.I thought you enjoyed talking about baseball.
Onun hakkında konuşmak isteyebileceğini düşündüm.I thought you might want to talk about it.
Senin onun hakkında konuşmak istemediğini söylediğini düşündüm.I thought you said you didn't want to talk about it.