Ana içeriğe geç
Sözlük

konuşmak ile cümle

konuşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Politika hakkında konuşmaktan nefret ediyorum.I hate talking about politics.
Kızınızla konuşmak istiyorum.I want to speak to your daughter.
Burada bu konuda konuşmak zorunda mıyız?Do we have to talk about this here?
Düğün provasında, konuşmak için neredeyse çok sinirliydi.During the wedding rehearsal, he was almost too nervous to speak.
Bütün bunları konuşmak zorundayız.We have to talk through all that.
Tom, Mary ile konuşmakta ısrar etti.Tom insisted on speaking with Mary.
Sadece konuşmak gerçekten yardımcı olur.Just talking really does help.
Bayanlarla konuşmak hoşuma gidiyor.I enjoy talking to the ladies.
Tom sevgi hakkında konuşmaktan hoşlanır.Tom likes to talk about love.
Benimle şimdi mi konuşmak istiyorsun?You want to talk to me now?
Tom'la konuşmaktan kaçındım.I've avoided speaking to Tom.
Tom onlarla konuşmak istedi.Tom wanted to talk to them.
İklim değişikliği hakkında konuşmak için buradayım.I am here to talk about climate change.
Bu konuda konuşmak istiyoruz.We want to talk about it.
Başka ne hakkında konuşmak istiyorsun?What else do you want to talk about?
Konuşmak istedin mi?You wanted to talk?
Konuşmak için geldim.I came to talk.
Tom'la konuşmak hoştu.It was nice to speak with Tom.
Tom çocuklarıyla konuşmak istedi.Tom wanted to talk to his children.
Tom'la konuşmak istediğimi söyledim.I said I wanted to talk to Tom.
Tom'la konuşmak istiyorum, lütfen.I want to speak to Tom, please.
Tom geldiğin için sana teşekkür ederim! Seninle konuşmak beni iyileştirdi.Tom I thank you for coming! It has done me good to speak with you.
Hakkında konuşmak istediğin şey bu mu?Is that what you wanted to talk about?
Yönetici ile konuşmak zorundayım.I have to go talk to the manager.
Sadece biriyle konuşmak istiyorum.I just want someone to talk with.
Bekle. Seninle konuşmak istiyorum.Wait. I wanna talk to you.
O benimle konuşmak istemiyor bile.He doesn't even want to speak to me.
Sadece bunun hakkında konuşmak istemiyorum, Jamal.I just don't want to talk about it, Jamal.
Sadece artık o konuda konuşmak istemiyorum.I just don't want to talk about it anymore.
Sadece artık bunun hakkında konuşmak istemiyorum.I just don't want to talk about it anymore.
Onunla konuşmak için Tom'un evine gittik, fakat evde değildi.We went to Tom's house to talk to him, but he wasn't at home.
Konuşmak için bir dakikan var mı?Do you have a minute to talk?
Jamal ile konuşmak istedim.I wanted to have a word with Jamal.
Tom'la konuşmak istedim.I wanted to have a word with Tom.
Belki de özel olarak konuşmak istiyorsun.Maybe you want to talk in private.
Artık o konuda konuşmak istemiyorum. Bu işi bitirdim.I don't want to talk about it anymore. I'm done with this.
Tom, Boston hakkında konuşmaktan hoşlanır.Tom likes talking about Boston.
Tom spor hakkında konuşmaktan hoşlanır.Tom likes talking about sports.
Tom Boston hakkında konuşmaktan hoşlanıyor.Tom likes to talk about Boston.
Tom spor hakkında konuşmaktan hoşlanıyor.Tom likes to talk about sports.
Tom'la hâlâ o konuda konuşmak zorundayım.I still have to talk to Tom about that.
Tom'un Mary ile konuşmak istemediği açıktı.It was clear that Tom didn't want to talk to Mary.
Tom'la konuşmak için bir şans daha bulacağımı düşünmüştüm.I thought I'd have another chance to talk to Tom.
Tom, Mary hakkında konuşmaktan hoşlanır.Tom likes to talk about Mary.
Tom'la konuşmak için asla bir şansımız olmadı.We never got a chance to talk to Tom.
Tom diğer insanlar hakkında konuşmaktan hoşlanır.Tom likes talking about other people.
Tom'la konuşmak zordur.It's difficult to talk to Tom.
Kimse gerçekten o konuda konuşmak istemiyor.Nobody really wants to talk about it.
Başka kimseyle konuşmak istemiyorum.I don't want to speak to anybody else.
Tom'la konuşmak çok harikaydı.It was so great to talk to Tom.
Tom konuşmak zorunda olduğumuz bir şey olduğunu söyledi.Tom said there was something we had to talk about.
Bir daha asla bu konuda konuşmak istemiyorum.I never want to talk about this again.
Kadınlarla konuşmakta zorlanıyorum.I have trouble talking to women.
Konuşmak zorundayız, Tom.We have to talk, Tom.
Sizinle önemli bir şey hakkında konuşmak istedim.I wanted to talk to you about something important.
Fadıl sadece o konuda konuşmak istemedi.Fadil just didn't want to talk about it.
Kim Keltçe konuşmak istemiyor?Who wouldn't like to speak Gaelic?
Kim Fransızca konuşmak istemiyor?Who wouldn't like to speak French?
Bir ceset bulunmadan cinayet hakkında konuşmak oldukça garip.Talking about murder before a body is found is quite weird.
Buraya gel! Seninle konuşmak istiyorum.Come here! I want to talk to you.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
konuşmak ile cümle - Sayfa 24 - konuşmak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App